“Yunanistan için iç savaş çanları…”
Kathimerini gazetesinin Atina temsilcisi Nikos Stelgia Yunanistan’daki son durumu değerlendirdi
11/06/2012
HaberKıbrıs
Kathimerini gazetesinin Atina temsilcisi sevgili dostum Nikos Stelgia ile Yunanistan’da ki son durumu değerlendirme fırsatı yakaladım. Ben sordum dostum Niko yanıtladı… Yunanistan’da ne olduğunu merak ediyor musunuz?
Cem Kar: Yunanistan'da ekonomik çöküntünün yanında siyasi kriz devam ediyor. 17 Haziran'da yapılacak seçimle çıkış mümkün mü?
Nikoleas Stelgias: En son kamuoyu araştırmaları Marksist - Sol SYRİZA'nın takribi %20 - %22 oy oranıyla birinci parti konumunda olduğunu göstermekte. Bu oy oranıyla önümüzdeki seçimlerde SYRİZA 100 ile 110 sandalyeye sahip olabilir. 300 sandalyeli parlamentoda bu partinin bu sandalye sayısıyla hükümet kurması çok zor bir iş. Koalisyonu zorlayabilir. Ancak bu seçenekte oldukça zor gözüküyor. Bu noktada öne çıkacak olan husus şu olacaktır: Marksist bir arka plana sahip olan bu sol konfederal yapı bir merkez partisine çevrilmeyi yeğleyecek mi? Örneğin, seçimler sonrası PASOK gibi bir sistem partisiyle işbirliğine girecek mi? Şimdilik bu zor gözüküyor. Ve bu yüzden de siyasi kriz büyüyor.
C.K: Ekonomi daha da kötüye gidiyor, Euro’dan çıkışla ilgili söylemler ve AB karşıtı söylemleriyle dikkat çeken SYRİZA Partisinin önde olması, Merkel ve Hollande'nın pozisyonlarını belli etmesi yatırımcıları bankalardan mevduatlarını çekmeye itti, kriz daha da büyüyecek gibi gözüküyor, bu durum daha büyük sosyal patlamalara neden olur mu?
N.S: Yunanistan'da toplumsal bunalım artık her gün sokaklarda rastlanılan bir olay - gelişme. Tek bir gecelik patlama değil. Bir toplumun çöküşü, demoralize olması ve gelecekten umudunu kesmesi... Esas soru sokak aktivizmin ne noktaya varabileceği. Bir yanda aşırı sağ var, diğer yandaysa sol - sosyalist ve anarşist güçler. Parlamenter sistem daha da tıkanırsa, sokakta aktivizm yükselir ve Yunanistan için iç savaş çanları çalmaya başlar... Şu an her şey bıçak sırtında...
C.K: Sivil devrim olasılığı var mı?
N.S: Siyasal - Parlamenter sistem temelli tıkanırsa Yunanistan'da çok enteresan gelişmeler olabilir.
C.K: AB sorunun çözümü konusunda reel politikalar ortaya koyabiliyor mu? Yoksa AB Yunanistan'ı gözden çıkardı mı? Çıkarır mı?
N.S: A.B. kendi açmazlarıyla baş başa… Nereye doğru çevrilecek? Demokrasi makyajlı bir bürokratik otoriter sisteme doğru mu? Küçülecek mi? Almanya ve onunla yakın işbirliği geliştiren birkaç Orta Avrupa devleti mi? Bu mu olacak Avrupa'nın geleceği? Gidişat bu yönde… Akdeniz havzasındaki tüm ülkeler (Fransa, İspanya dahil) raydan çıkmışa benziyor. İngiltere kendi aleminde. Bu durumda her yol Berlin'e çıkıyor.
C.K: Berlin’in pozisyonu ortada… Peki, Yunanistan'da ki bu durum müzakere sürecine sirayet eder mi?
N.S: 2000'li yılların başından beri Kıbrıs konusunda Yunanistan hep arka planda. Diplomatik destek ve ortak askeri doktrin dışında, Kıbrıs'ta Atina ön planda gözükmemek için gayret sarf ediyor. Bu durum bugün için de geçerli. Yunanistan'daki krizin Kıbrıs'a yansıması olsa olsa ekonomi yönünden olur... Yunanistan'ın iflası güneyi zor durumda bırakır.
C.K: Hal böyleyken Yunanistan Kıbrıs müzakerlerinde bir hareketlenmeye veya çözüm yoluna izin verir mi?
N.S: Yunanistan'ın şu an çok önemli bir konuda adım atması imkan dahilinde değil. İstese de bunu yapamaz. Kaldı ki birinciliğe oynayan SYRİZA'nın dış politika alanında sürprizleri var Kıbrıs'ın tümü ve Türkiye için... Örneğin, Kıbrıs - Yunanistan - İsrail ekseniyle ilgili çok farklı bir pozisyon söz konusu Marksistler açısından... Onlar için öne çıkan nokta bölgesel diyalog ve halkların işbirliği arayışı...










































































































































































































