Aktunç: Bayrak taşıyıcı havayolu ve rekabeti güçlendirecek yeni model şart
28/06/2026
Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Ercan Havalimanı seferlerinin “iç hat” kapsamına alınması ve havacılıkta yeni model arayışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aktunç, konunun hukuki ve teknik boyutları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı için detaylı yorum yapmayı doğru bulmadığını belirtirken, açıklamasının özellikle son bölümünde yer alan görüşlerin önemli tespitler içerdiğini ifade etti.
Aktunç'un açıklaması şöyle:
Sevgili Birdal Cihangir bugün sosyal medya hesabından Ercan seferlerinin iç hat kapsamına alınması konusunda ayrıntılı bir değerlendirme paylaştı…
Bu konunun hukuki ve teknik boyutlarına ilişkin yeterli bilgiye sahip olmadığım için o kısmı yorumlamayı doğru bulmam…
Ancak açıklamasının özellikle son bölümünde dile getirdiği görüşlerin son derece önemli ve üzerinde düşünülmesi gereken tespitler içerdiğine inanıyorum…
Yaklaşık bir yıldır kendisiyle birlikte bu konu üzerinde çalışıyoruz…
Özellikle kamu yararını gözeten, ülke ekonomisine yüksek çarpan etkisi sağlayan ve en stratejik sektörlerimizden biri olan turizmin sürdürülebilir şekilde büyümesi için farklı modelleri değerlendiriyoruz…
Bu çalışmaların bizi ulaştırdığı önemli sonuçlardan biri ise, sadece turizm sektörüne değil, toplumun geneline pozitif ayrımcılık sağlayacak, fonlarla desteklenen, kamu-özel ortaklığı esasına dayalı bir bayrak taşıyıcı havayolu şirketi kurulmasının gerekliliğidir…
Düşünlen yapı;
• Kamu-özel ortaklığı modeliyle yönetilen,
• Ülkemizin bayrak taşıyıcısı olacak,
• Rekabeti güçlendirirken bilet fiyatlarını dengeleyebilecek,
• Devlet tarafından oluşturulacak özel fonlarla desteklenecek,
• Dönemsel kampanyalarla halkımıza, öğrencilerimize, ailelerimize ve turistlere daha uygun fiyatlı uçuş imkânı sunabilecek,
• Turizme, yükseköğretime ve ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayacak bir havayolu şirketidir...
Birçoğumuzun geçmişte KTHY ile yaşadığı güven ve aidiyet duygusunu, günümüzün şartlarına uygun, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir modelle yeniden oluşturmak mümkündür…
Elbette bu yapı geçmişte olduğu gibi yalnızca kamunun omuzlarında yükselen bir şirket olmamalıdır. Güçlü bir özel sektör ortaklığı, profesyonel yönetim anlayışı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilir mali yapı ile yönetilen bir bayrak taşıyıcı havayolu, ülkemizin geleceğine yapılacak en önemli stratejik yatırımlardan biri olabilir…
Artık sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de düşünerek, ulaşımda ve turizmde kalıcı çözümleri cesaretle konuşmanın zamanı gelmiştir…
Sevgili Birdal’ın bu konu ile alakalı yazdığı bölüm dr aşağıdaki gibidir…
“Fiyatı belirleyen en önemli unsur arz-talep dengesi ve rekabettir.
Bugün Türkiye–KKTC hava hattı yılın önemli bölümünde %80’in üzerinde doluluk oranlarıyla işletilmektedir. Bu oran, hattın mevcut fiyat seviyelerinde dahi güçlü bir talebe sahip olduğunu göstermektedir.
Ekonominin temel kuralı şudur:
Mevcut fiyat seviyelerinde koltukların büyük bölümü zaten satılıyorsa, maliyetlerde oluşacak düşüşün tamamının bilet fiyatlarına yansıyacağını beklemek gerçekçi değildir.
Böyle bir pazarda işletmeler, maliyet avantajının bir kısmını fiyat indirimi yerine kârlılık artışı olarak değerlendirebilir.
Dolayısıyla;
Vergi indirimi tek başına ucuz bilet anlamına gelmeyebilir.
Ucuz biletin en güçlü ilacı rekabettir.
Sonuç
Bence bugün tartışmamız gereken konu yalnızca “Ercan iç hat olur mu?” sorusu değildir.
Asıl soru şudur:
KKTC vatandaşının erişilebilir fiyatlarla hava ulaşımına kavuşmasını nasıl sağlayacağız?
Vergileri düşürmek elbette önemli bir adımdır.
Ancak tek başına yeterli değildir.
Çünkü rekabetin sınırlı olduğu, talebin ise yüksek seyrettiği bir pazarda maliyet avantajı her zaman yolcuya yansımayabilir.
Gerçek çözüm, maliyetleri azaltmanın yanında rekabeti artıracak yapısal adımlar atmaktır.
Belki de artık 21. yüzyılın ihtiyaçlarına uygun, kamu yararını gözeten, gerektiğinde social pricing uygulayabilen yeni nesil bir Kıbrıs Türk Hava Yolları modelini yeniden konuşmanın zamanı gelmiştir.
Buradaki amaç özel sektörle rekabet etmek değil;
* vatandaşın ulaşım hakkını korumak,
* turizmi desteklemek,
* yüksek sezonlarda oluşan fiyat baskısını dengelemek,
* gerektiğinde piyasaya düzenleyici bir aktör olarak girebilmektir.
Çünkü rekabetin olmadığı bir pazarda maliyet avantajı garanti olarak yolcuya değil, bazen işletmenin bilançosuna yansıyabilir.
Havacılıkta ucuz bilet; yalnızca maliyetleri düşürerek değil, rekabeti artıran doğru kamu politikalarıyla sağlanır.”
Zaman ve konjektür çok uygun.



























































































































































































