Advertisement

Advertisement

Bengihan: “Sistemsizlik sistem oldu”

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
10/09/2026

Bengihan: “Sistemsizlik sistem oldu”

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, Ali Baturay’ın sunduğu Markaj programına konuk olarak Filo Jet faciasından kamu yönetimindeki liyakat tartışmalarına, şartlı tahliye düzenlemelerinden müdür atamalarına ve seçim öncesi istihdam iddialarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Bengihan, “Sistemsizlik sistem oldu bu ülkede” diyerek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi.

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, Ali Baturay’ın sorularını yanıtladığı programda ülkede son dönemde yaşanan olayların “ihmal, denetimsizlik, sorumsuzluk ve liyakatsizlikten” bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu.

“SİSTEMSİZLİK SİSTEM OLDU”

Girne açıklarında yaşanan Filo Jet faciasını daha önce “gemi katliamı” olarak nitelendirdiğini hatırlatan Bengihan, yaşananların kamu yönetimindeki sorunların sonucu olduğunu ileri sürdü.

Bengihan, “Sistemsizlik sistem oldu bu ülkede” ifadelerini kullanarak, liyakat sahibi olmayan kişilerin bürokrat olarak atanmasının denetim mekanizmasını zayıflattığını savundu. Konuya hâkim olmayan, bilgi, beceri ve tecrübesi bulunmayan kişilerin denetim yapamayacağını söyleyen Bengihan, bunun kamudaki verimsizliği derinleştirdiğini belirtti.

Kamu yönetiminin keyfi kararlarla yönetilemeyeceğini vurgulayan Bengihan, İyi İdare Yasası’na işaret ederek alınacak kararların kamu yararına, gerekçeli, anlaşılabilir, hukuka uygun ve orantılı olması gerektiğini söyledi.

ŞARTLI TAHLİYE DÜZENLEMELERİNE ELEŞTİRİ

Programda cezaevleri ve şartlı tahliye uygulamalarına da değinen Bengihan, son dört yıllık dönemde yaklaşık bin 500 yakın kişinin şartlı tahliyeden yararlandığına ilişkin rakamı aktardı. Bengihan, Şartlı Tahliye Kurulu’nun yapısını da eleştirerek kurul üyelerinin önemli bölümünün siyasi otoritenin atadığı isimlerden oluştuğunu savundu.

Şartlı tahliye uygulamasının bir tüzük üzerinden yürütülmesini eleştiren Bengihan, düzenlemenin sınırlarının yasa ile belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Bengihan, “Mahkeme kararının üzerinde bir tüzük olabilir mi?” diye sorarak, mevcut şartlı tahliye tüzüğünün kendi değerlendirmesine göre Anayasa’ya ve mevzuata aykırı olduğunu savundu. Bemgihan, siyasi iradenin başvuru koşulları ve sürelerinde keyfi değişiklik yapmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.

MÜDÜR ATAMALARINA “5 MİLYON 256 BİN TL” HESABI

Bengihan’ın en dikkat çekici açıklamalarından biri de seçimlere kısa süre kala yapılan müdür atamalarına ilişkin oldu.

Bir kamu görevlisinin müdür olarak atanmasının emeklilik haklarında oluşturabileceği fark üzerinden hesaplama yapan Bengihan, 36 yıllık bir kamu görevlisinin normal koşullarda brüt 250 bin 542 TL düzeyindeki baremden emekliye ayrılacağını, müdürlük ataması sonrasında ise brüt ücretin yaklaşık 397 bin 660 TL düzeyine çıktığını söyledi.

Aradaki farkı yaklaşık 146 bin TL olarak hesaplayan Bengihan, bunun 36 yıllık ikramiyeye yansımasının yaklaşık 5 milyon 256 bin TL olduğunu ileri sürdü.

Başbakan Ünal Üstel’i eleştiren Bengihan, “Sayın Ünal Üstel kendi partililerini piyango dahi alsa alamayacağı bir emekli ikramiyesi tutarında atama yaptı. İki aylığına. Bu ayıptır” dedi.

Bengihan, Maliye’nin borçlanma ihtiyacının tartışıldığı bir dönemde bu tür kararların kamu maliyesine ek yük getirdiğini savunarak, “Sorumsuzca, kitapsızca, umursuzca, liyakatsizce aldıkları bu kararların sonucunu biz çekeriz” ifadelerini kullandı.

SEÇİM ÖNCESİ İSTİHDAM İDDİASI

Programda seçim öncesi “yandaş istihdamı” yapılıp yapılmayacağı yönündeki bir izleyici sorusuna da yanıt veren Bengihan, “Gerçektir. Alacaklar” dedi. Kamu kurumlarında geçici ve sözleşmeli personel alımlarının gündemde olduğunu ileri süren Bengihan, hükümet ortakları arasında istihdam paylaşımı yapıldığı iddiasını dile getirdi.

Bengihan ayrıca sözleşmeli çalışanların sözleşmelerinin her yıl yerine beş yılda bir yenilenmesine yönelik düzenlemenin seçim dönemine yaklaşılırken gündeme getirilmesini eleştirdi. Düzenlemenin belirli kişileri korumaya yönelik olduğunu savunan Bengihan, “Seçim rüşveti demeye dilim varmıyor ama seçim rüşveti demeden de geçemeyeceğim” ifadelerini kullandı.

“ARIKLI UBP’Lİ OLSAYDI GÖREVDEN ALINACAK MIYDI?”

Filo Jet faciasının ardından Erhan Arıklı’nın görevden alınmasına da değinen Bengihan, kararın siyasi hesaplaşmanın sonucu olduğunu ileri sürdü.

Bengihan, Başbakan Ünal Üstel’e, “Erhan Arıklı Ulusal Birlik Partisi’nin bir bakanı olsaydı onu görevden alacak mıydı?” sorusunu yöneltti. Başka alanlarda yaşanan ve sorumluluk tartışmalarına neden olan olaylarda UBP’li bakanların görevde kaldığını savunan Bengihan, Arıklı’nın YDP Genel Başkanı olması nedeniyle görevden alındığını iddia etti.

Bengihan, tartışmalarının kişiler üzerinden değil, olaylar ve sorumluluklar üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“RİSKTEN DE GÖREVDEN DE KAÇMAYIZ”

Programın sonunda sendikal mücadeleye devam edeceklerini vurgulayan Bengihan, ülkenin geleceği konusunda sorumluluk almaktan kaçmayacaklarını ifade etti.

“Biz bu ülkede yeni bir düzen, güzel bir gelecek ve çocuklarımıza bırakacağımız iyi bir ülke olsun gayesiyle tartışırız, eleştiri yaparız” diyen Bengihan, “Görev verilirse görev de alırız. Riskten de görevden de kaçmayız” dedi. Bengihan, hukuksuzluk ve adaletsizlik karşısında sessiz kalmaları halinde sendikal varlıklarının sorgulanması gerektiğini de söyledi.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.