Advertisement

Advertisement

Uluslararası hukuk denen şey

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
27/09/2011


İsmail Bozkurt İsmail Bozkurt


İlkokuldan başlayarak tarih hep ilgimi çekti. Derslerini de çok severdim.
Siyasal bilgiler okuduğum üniversitede de değişik tarih dersleri vardı. Siyasi Tarih, Türk İdare Tarihi, Siya Düşüceler Tarihi gibi!
Siyasî tarihte 1789 Fransız İhtilali sonrası ele alınıyor; Devletler Hukuku ile birlikte okununca, insanın gözleri önünde oldukça somut tablolar çıkıyordu.
Ve gün geldi kendimi bir çok tarihi olayın içinde ya da tanıklığında buldum.
Okuduklarımın yaşama yansımasını da görmüş oldum.
Zaman bana, sık sık bu sütunda dile getirdiğim gibi, uluslararası hukukun, “güçlünün yaratıp güçsüze kabul ettirdiği” bir aldatmaca olduğunu; uluslararası ilişkilerin hak, hukuk, hakkaniyet, erdem falan gibi ilkelerle niteliklerle/olgulara değil, çıkar ve güce dayandığını öğretti.
Uluslararası Hukuk Ve İlişkilerin Gerçek Yüzü
Kökleri, Ada’nın Osmanlı Yönetimine geçişine kadar uzanan Kıbrıs Sorunu kadar, uluslararası hukuk ve ilişkilerin gerçek yüzünü gösteren başka kaç konu var, bilemem.
Hani “göstere göstere” diye bir deyim var ya Kıbrıs Türkçesi’nde! Petrol ve doğal gaz konusu da uluslararası hukukla ilişkilerin gerçek yüzünü öyle gösteriyor.
Her kendisini güçlü gören, bir yolunu bulup bu işe burnunu sokmaya çalışıyor ve bir biçimde sokuyor.
Yine hani “rehberi karga olanın burnu pislikten kurtulmaz” diye başka bir deyim var ya Türkçe’de!
Bizim konumuzda da aynen öyle oluyor.
Kıbrıs Sorununda Ütopyalaşma
Petrol ve doğal gaz konusu nasıl çözülür bilemem.
Hele bunca “burun” söz konusu iken!
Bildiğim, daha doğrusu öngördüğüm bir şey var:
Kıbrıs sorunu artık bildiğimiz Kıbrıs sorunu değil! Olmayacak ve olmaması gerekir.
Karşımızda, bambaşka, dengelerin değiştiği, daha da değişeceği bir sorun var, ya da öyle olması gerekir.
Petrol ve doğal gaz, ütopyalaşan federal Kıbrıs’a da ulaştırabilir bizi; uzaklaştırabilir de!
Benim öngörüm ütopyalaşmanın kesinleşeceği yönündedir.
Kıbrıs Rum tarafının her zaman maksimalist politikalar peşinde olduğunu ve şimdi bu maksimalist politikalarının belirli çıkar çevrelerinde daha kolay yankı bulacağını düşününce, bu öngörüm isabetli olacak diye düşünüyorum.
Son Olarak
Çok kez yazdım.
Bu Ada’da silahların konuşmağa başladığı 1 Nisan 2011’de 15 yaşındaydım.
Okudum, büyüdüm, daha çalışmaya fırsat kendimi savaşın içinde buldum.
Savaş içinde evlenip çoluk çocuğa kavuştum.
Artık ilk gençlik çağında torunlarım var.
Ve “Kıbrıs sorunu,” hâlâ daha sürüp gidiyor.
Bu iş daha fazla gitmemeli, oluşmakta olan yeni dengeler bizi, Kıbrıs Türkleri’ni artık bir yerlere götürmeli!
Petrol ve doğal gaz konusu bu olanağı veriyor, verecek!
Karar verme mekanizmalarında olsam ben öyle yapardım.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK İsmail Bozkurt

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.