Advertisement

Advertisement

Hüseyin Ekmekçi: Astım hastaları, yaşlılar çocuklar senede en az 4 kez ölüm soluyor

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
08/09/2026

Hüseyin Ekmekçi: Astım hastaları, yaşlılar çocuklar senede en az 4 kez ölüm soluyor

ÇÖPÜ YÖNETEMEDİK, ŞİMDİ ÇÖP BİZİ ZEHİRLİYOR… ASTIM HASTALARI; YAŞLILAR, ÇOCUKLAR SENEDE EN AZ 4 KEZ ÖLÜM SOLUYOR… RESMİ ÖLÇÜMLER NE? BİLMİYORUZ

BÜYÜK BİR BECERİKSİZLİK… RANTÇILARA PEŞKEŞ ÇEKİLEN ÇÖP KAYNAKLARI… LİYAKATSİZ ELLERDE HEBA OLAN DEĞERLİ BİR YATIRIM…

Güngör yine yandı… Gökyüzünü kara duman kapladı. İnsanlar pencerelerini kapattı. Çocuklar, yaşlılar, kalp ve akciğer hastaları aynı zehirli havayı soludu. Her yangından sonra aynı açıklamaları dinliyoruz. Kısacası, yeniden zehirlendik…

Hava çok sıcaktı… Çöp kendi kendine tutuştu…Ekipler müdahale ediyor… Peki Güngör neden sürekli yanıyor? Bu yangınlar sebepsiz değil. Sıcak hava da tek başına açıklama değil. Güngör’ü yıllar içerisinde biz bu hâle getirdik.

AB, 2006’da KKTC’nin katı atık sistemini yenilemek için yaklaşık 19,5 milyon Euro ayırdı. Bu para yalnızca Güngör’e harcanmadı. Dikmen çöplüğünün kapatılması, Gazimağusa aktarma istasyonu, çöp araçları, tıbbi atık ünitesi, moloz kırma ve yeşil atık ekipmanları da programa alındı

Güngör’deki ilk hücre yaklaşık 3,5 milyon Euro’ya yapıldı. İkinci aşama ve ek teknik yatırımlarla birlikte Güngör’e yapılan harcama yaklaşık 7,5 milyon Euro’ya ulaştı. Ama Güngör, vahşi depolama yapmak için kurulmadı. Tam tersine…Vahşi depolamayı bitirmek için yapıldı.

Tabanı geçirimsiz olacaktı. Sızıntı suyu kontrol edilecekti. Metan gazı toplanacaktı. Çöp sıkıştırılacak, üzeri düzenli kapatılacaktı. İlk hücre 10 yıllık tasarlandı. Altı yılda doldu. Alanın bütünü dört aşamalı planlandı. İkinci hücreyle birlikte 2030’a kadar hizmet vermesi hedeflendi.

Ancak bunun çok önemli bir koşulu vardı. Çöp ayrıştırılacak. Plastik, cam, metal ve kâğıt geri dönüşüme gidecek. Yeşil atık kompost yapılacak. Molozlar kırılıp yeniden kullanılacaktı. Tıbbi ve tehlikeli atıklar ayrı işlenecekti. Güngör’e yalnızca geri dönüştürülemeyen son atık taşınacaktı.

Biz ne yaptık? Ayrıştırılmamış evsel atığı, yeşil atığı, ticari atığı ve molozu aynı alana taşıdık. Geri dönüşüm sistemini kurmadık. Aktarma istasyonlarını gerektiği gibi çalıştırmadık. Gazı yönetemedik. Sızıntı suyunu kontrol edemedik. Düzenli depolama disiplinini kaybettik.

2024’te yapılan teknik incelemede alanın yaklaşık yüzde 10’unu etkileyen yer altı yangını, kontrolsüz sızıntı suyu ve tehlikeli gaz birikimi tespit edildi. Yani Güngör bir gecede yanmadı. Yangın yerin altında büyüdü. İhmaller üst üste yığıldı.

Uyarılar yapılmasına rağmen gereken adımlar zamanında atılmadı. Sonunda milyonlarca Euro harcanarak kurulan düzenli depolama tesisi, vahşi depolama alanına dönüştü. Şimdi çıkan dumanı yalnızca kötü koku sanıyoruz. Oysa bölgeyi etkisi altına alan bir hastalık kaynağı…

Astım, akciğer hastaları risk altında. Çocuklar daha büyük risk altında. Yaşlılar daha da büyük risk altında. Kronik hastalar daha daha büyük risk altında. O bölgede çalışanlar ve yaşayanlar her yangında bedeli doğrudan ödüyor. Üstelik yalnızca soluduğumuz hava kirlenmiyor.

Büyük bir beceriksizlik… Rantçılara peşkeş çekilen çöp kaynakları… Liyakatsiz ellerde heba OLAN değerli bir yatırım… Şimdi binlerce hasta yaratmakta, geri dönüşmez bir felaket olarak önümüzde durmakta. Üstelik şu an çözülmesi gereken en acil sorunumuz… Bir numarada…

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.