KTSO Genel Sekreteri Erçin Tekakpınar’dan siyasilere çağrı
06/10/2026
Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Genel Sekreteri Erçin Tekakpınar, önümüzdeki dönemde sanayinin daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşabilmesi için ülke yöneticilerinin “üretim ve ihracat odaklı politikaları” önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kanal T’de yayınlanan ve Bağımsız Gazete Genel Yayın Yönetmeni Artun Çağa’nın hazırlayıp sunduğu “Eksen” programında sanayi sektörünün mevcut durumu, üretimin geleceği, ihracat, mesleki eğitim, enerji maliyetleri, sertifikasyon ve Yeşil Hat ticaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Sanayinin ekonomideki payı yeniden güçlendirilmeli”
Kuzey Kıbrıs’ta uzun yıllardır bir üretim kültürü bulunduğuna dikkat çeken Tekakpınar, geçmiş dönemlerde farklı sanayi alanlarında üretim ve ihracat yapıldığını hatırlattı. Sanayi Holding döneminden konfeksiyon sektörüne kadar çeşitli alanlarda önemli bir üretim geçmişi bulunduğunu belirten Tekakpınar, buna rağmen ilerleyen yıllarda turizm, yükseköğretim ve hizmet sektörlerinin ekonomik model içerisinde daha fazla ön plana çıktığını söyledi.
Sanayi sektörünün geçmişte gayri safi yurt içi hasıla içerisindeki payının yüzde 10-12 seviyelerinde bulunduğunu belirten Tekakpınar, bu oranın 2023 itibarıyla yaklaşık yüzde 5 seviyelerine gerilediğini kaydetti. Bu tablonun sanayi açısından önemli bir uyarı olduğunu ifade eden Tekakpınar, kapsamlı ve uzun vadeli bir sanayi stratejisinin oluşturulmasına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
“Sanayi Odası ekonomik dönüşüm programını siyasi partilere sunacak”
Erçin Tekakpınar, Kıbrıs Türk Sanayi Odası tarafından hazırlanan “Sanayi ve Üretim Temelli Ekonomik Dönüşüm Programı” hakkında da bilgi verdi.
Hazırlanan çalışmanın siyasi partilere sunulacağını belirten Tekakpınar, amaçlarının sanayinin ihtiyaçlarının siyasi parti programları ile yeni dönemde oluşturulacak hükümet programlarında daha güçlü şekilde yer almasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Program kapsamında sanayinin neden daha fazla gelişemediği, sektörün ülke ekonomisine sağladığı katkı ve geleceğe yönelik hedeflerin ele alındığını aktaran Tekakpınar, yeni dönemde ihracat odaklı büyümenin temel hedeflerden biri olması gerektiğine dikkat çekti.
Tekakpınar, sanayinin yalnızca iç pazara dönük bir yapı içerisinde gelişmesinin yeterli olmayacağını, üreticilerin dış pazarlara açılmasının ve ihracat kapasitesinin artırılmasının sürdürülebilir büyüme açısından önem taşıdığını söyledi.
“Ekonomik kararlar güncel verilerle desteklenmeli”
Programda sanayi politikalarının sağlıklı şekilde oluşturulabilmesi için güncel ekonomik verilere duyulan ihtiyaç da gündeme geldi.
Tekakpınar, KKTC’de enflasyon değerlendirmelerinin ağırlıklı olarak Tüketici Fiyat Endeksi üzerinden yapıldığını belirterek, sanayicinin gerçek üretim maliyetlerinin daha doğru ölçülebilmesi için Üretici Fiyat Endeksi’nin de hesaplanması gerektiğini ifade etti.
Ekonomiye ilişkin birçok alanda güncel veri eksikliği bulunduğuna dikkat çeken Tekakpınar, bazı değerlendirmelerde halen 2023 yılı verilerinin kullanılmasının sağlıklı analiz yapılmasını zorlaştırdığını söyledi. Tekakpınar, Güncel ekonomik verilerin yalnızca sanayi açısından değil, turizm ve diğer sektörlerin planlaması açısından da önem taşıdığını kaydetti.
“Yerli üretimde kalite ve sertifikasyon çalışmaları”
Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın yerli üretimde kalite standartlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Tekakpınar, sektörlerin ihtiyaç duyduğu sağlık ve teknik sertifikaların belirlenmeye başlandığını açıkladı.
Üreticilerin gerekli sertifikalara ulaşabilmesi için hem teknik hem de maddi destek mekanizmalarının geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade eden Tekakpınar, aynı kalite ve standart kriterlerinin ithal ürünler açısından da uygulanması gerektiğini söyledi.
Yerli üreticinin belirli sertifika ve standartları yerine getirmekle yükümlü olduğu bir yapıda, ülkeye giren ithal ürünlerin de benzer kriterleri karşılamasının önemine işaret eden Tekakpınar, böyle bir sistemin üretici kadar tüketicinin korunmasına da katkı sağlayacağını belirtti.
Tekakpınar ayrıca gündemde bulunan “Yerli Ürün Yasasının” önemine değinerek, üretimde ithal ham madde kullanılmasının bir ürünün yerli niteliğini ortadan kaldırmadığını ifade etti. Dünyada üretimin büyük ölçüde farklı ülkelerden sağlanan ham maddelerin işlenerek katma değerli ürüne dönüştürülmesi üzerinden ilerlediğini kaydeden Tekakpınar, yerli ürün tanımının da bu gerçeklik çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Sanayi Odası ve DAÜ’den Gazimağusa’ya meslek lisesi projesi
Sanayinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin nitelikli ara eleman ihtiyacı olduğunu belirten Tekakpınar, mesleki eğitimin geliştirilmesine yönelik yürütülen çalışmalara da değindi.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası ile Doğu Akdeniz Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında Gazimağusa bölgesinde yeni bir meslek lisesi kurulması için çalışma yürütüldüğünü açıklayan Tekakpınar, devlet tarafından arazi tahsis edilmesi halinde okulun yapımının Sanayi Odası tarafından üstlenilmesine hazır olduklarını söyledi.
Planlanan yapıda eğitimin DAÜ akademisyenlerinin katkısıyla, üniversite ile Sanayi Odası’nın birlikte yer alacağı bir sistem üzerinden yürütülmesinin öngörüldüğünü belirten Tekakpınar, projenin sanayicinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini ifade etti.
Tekakpınar, yetişmiş insan kaynağının yalnızca sanayi değil turizm ve diğer sektörler açısından da önemli bir ekonomik değer olduğunu vurguladı.
“İhracatın çeşitlendirilmesi öncelikli hedef”
KKTC’nin ihracat yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tekakpınar, hellimin önemli bir ihracat kalemi olduğunu ancak ihracatın daha fazla ürün ve sektörle çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Hellimin yanı sıra narenciye, inşaat malzemeleri, hurda ve sınırlı ölçüde konfeksiyon ürünlerinin de ihracatta yer aldığını belirten Tekakpınar, farklı sektörlerde önemli bir ihracat potansiyeli bulunduğuna dikkat çekti.
Tekakpınar’ın verdiği bilgilere göre, toplam ihracat bir önceki yıl yaklaşık 130 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, 2026 yılı için 220 milyon dolarlık hedef belirlendi. Mevcut ihracat seviyesinin ise yaklaşık 150-160 milyon dolar civarında olduğu ifade edildi.
“Sanayicilerin uluslararası fuarlara ilgisi artıyor”
Sanayicilerin dış pazarlara açılma konusunda daha aktif hale geldiğini belirten Tekakpınar, son bir yıl içerisinde 100’ün üzerinde Sanayi Odası üyesinin çeşitli fuarlarda yer aldığını söyledi.
Kasım ayında İstanbul’da gerçekleştirilecek gıda ve helal ürünler alanındaki fuarlara yaklaşık 50 üyeyle katılım planlandığını aktaran Tekakpınar, Sanayi Odası’nın 2027 yılı politikalarında ihracatın geliştirilmesinin ana başlıklardan biri olacağını ifade etti.
“Yeşil Hat ticaretinde potansiyel daha etkin kullanılmalı”
Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden yapılan ticareti de değerlendiren Tekakpınar, tüzüğün Kıbrıslı Türk üreticilerin sertifikasyon ve kalite standartları konusunda daha bilinçli hale gelmesine katkı sağladığını belirtti.
Bununla birlikte ticaret hacminin uzun yıllardır yaklaşık 15-16 milyon euro seviyesinde kaldığını ifade eden Tekakpınar, mevcut potansiyelin daha etkin kullanılabilmesi gerektiğini söyledi.
Kuzey Kıbrıs’ta üretilen ürünlerin Güney Kıbrıs üzerinden Avrupa Birliği pazarlarına ulaştırılmasının mümkün olduğunu kaydeden Tekakpınar, bazı firmaların bu yöntemle AB ülkelerine ihracat yaptığını ancak henüz istenilen seviyeye ulaşılamadığını belirtti.
“Rekabetçi üretimin önündeki temel sorunlardan biri enerji maliyeti”
Sanayicinin dış pazarlarda rekabet edebilmesi için üretim maliyetlerinin düşürülmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Tekakpınar, enerji ve iş gücü maliyetlerinin sektör açısından iki temel unsur olduğunu söyledi.
KKTC’de sanayicinin elektrik maliyetinin kilovatsaat başına yaklaşık 12 TL seviyesinde olduğunu, Türkiye’de ise sanayici için bu rakamın yaklaşık 3,5-4 TL bandında bulunduğunu ifade eden Tekakpınar, yüksek enerji maliyetlerinin üreticinin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini kaydetti.
İhracatta katma değerin yükseltilmesi açısından coğrafi işaretli ürünlerin sayısının artırılmasının da önemli olduğunu belirten Tekakpınar, Kuzey Kıbrıs’ta coğrafi işaretli ürün sayısının artırılmasının üreticiye dış pazarlarda avantaj sağlayabileceğini ifade etti.
Tekakpınar, sanayinin geleceği açısından temel hedefin kaliteli, uygun maliyetli ve iyi ambalajlanmış ürünlerle rekabetçi bir üretim yapısı oluşturmak olduğunu vurguladı.





























































































































































































