“Tarih nefret aracına dönüşmemeli”
14/08/2026
Kıbrıslı Rum subay Tasos Marku’nun ailesi, 1974’ten bu yana onun akıbetine ilişkin kesin ve belgeli bir yanıt arıyor.
CNA’in haberine göre, Marku’nun oğlu Paris Marku, aradan geçen 52 yıla rağmen babasının nerede ve hangi koşullarda kaybolduğunun hala açıklığa kavuşturulmadığını söyledi.
Paris Marku, babasını son kez 6 yaşındayken gördüğünü belirterek, çocukluk anılarında onu sakin, ciddi ve ailesine güven veren biri olarak hatırladığını ifade etti.
“Bizim için eve dönmeyen babamızdı”
Tasos Marku’nun Kıbrıs Rum toplumunda EOKA dönemindeki faaliyetleri ve 1974’te Haspolat bölgesindeki çatışmalarda üstlendiği askeri rolle tanındığı belirtildi.
Paris Marku ise kamuoyunun “kahraman” olarak andığı kişinin, ailesi açısından her şeyden önce eve dönmeyen bir baba olduğunu söyledi.
Babasının kaybolmasının ardından ailenin, esirler ve olası tanıklıklarla ilgili her bilgiyi umutla takip ettiğini anlatan Marku, bu umutların her defasında karşılıksız kaldığını ifade etti.
Ailenin ne ziyaret edebileceği bir mezara ne de yas sürecini tamamlamasını sağlayacak kesin bir bilgiye sahip olduğunu vurgulayan Marku, babasının akıbetini öğrenmek için yıllarca mücadele eden annesinin 2004 yılında herhangi bir yanıt alamadan yaşamını yitirdiğini söyledi.
“Belgeli yanıt verilene kadar kayıptır”
Babasının adına düzenlenen törenlerin ve verilen onurların gerçeğin yerini tutamayacağını belirten Marku, devletin yalnızca Tasos Marku için değil, akıbeti hala belirlenemeyen bütün kayıplar ve beklemeyi sürdüren aileler için araştırmalarını sürdürmesi gerektiğini kaydetti.
Paris Marku, “Belgeli bir yanıt alana kadar babam kayıptır” diyerek, ailesinin asıl beklentisinin babasının başına ne geldiğinin kesin biçimde ortaya çıkarılması olduğunu söyledi.
“Tarih nefret aracına dönüşmemeli”
Genç kuşaklara da seslenen Paris Marku, tarihin yalnızca kahramanlık anlatıları üzerinden değil, savaşın insanlar ve aileler üzerinde bıraktığı sonuçlarla birlikte öğrenilmesi gerektiğini belirtti.
Marku, tarihin nefret üretmek amacıyla kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, geçmişin hataları anlamaya ve aynı acıların tekrarlanmasını önlemeye hizmet etmesi çağrısında bulundu.






























































































































































































