Advertisement

Advertisement

Özman: Haksız rekabet yaratan kayıt dışılık son bulmalı

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Yönetim Kurulu Üyesi ve iş insanı Efe Özman, İthal edilen ürünlerde yeterli standart ve sertifika denetiminin bulunmadığını belirterek, yerli üreticinin belirli standartlarda üretim yaparken daha düşük standarttaki ithal ürünlerle fiyat rekabetinde zorlandığını söyledi. Özman, ithal ürünlere sertifikasyonun zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
21/08/2026

Özman: Haksız rekabet  yaratan kayıt dışılık son bulmalı

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Yönetim Kurulu Üyesi ve iş insanı Efe Özman, İthal edilen ürünlerde yeterli standart ve sertifika denetiminin bulunmadığını belirterek, yerli üreticinin belirli standartlarda üretim yaparken daha düşük standarttaki ithal ürünlerle fiyat rekabetinde zorlandığını söyledi. Özman, ithal ürünlere sertifikasyonun zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

   Efe Özman, KIBRIS TV’de Elif Şen Çatal’ın sunduğu “Gün Ortası” programına konuk oldu.    

   Üretim maliyetleri, hayat pahalılığı, asgari ücret, ithalat, kayıt dışı ekonomi, Yeşil Hat ticareti ve sanayi bölgelerinin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özman, “Üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur. Biz üreteceğiz, üreterek var olacağız” dedi.

   Özman, yerli üreticilerin karşı karşıya olduğu en önemli sorunların başında yüksek enerji ve personel maliyetleri ile ham maddeye erişimde yaşanan güçlüklerin geldiğini söyledi.

 

“Üretim fiyatları dengeler”

 

   Üretimin artırılmasının piyasa fiyatlarının dengelenmesinde önemli olduğunu ifade eden Özman, yalnızca ithalata bağlı sektörlerde fiyatların daha kolay yükseldiğini savundu.

   Özman, “Üretim yapılan her sektöre baktığınızda biz piyasayı ucuzlatıyoruz. Üretim çoksa fiyatı dengeliyoruz. Üretim olmayan sektörlerde sadece ithalatın eline kaldığınızda fiyatlar daha da yükseliyor” dedi.

   İthalatta ürün standartlarının sıkı şekilde denetlenmesi gerektiğini kaydeden Özman, özellikle yapı sektöründe ülkeye giren ürünlerin büyük bölümünde yeterli sertifika kontrolü yapılmadığını ileri sürdü.

 

“Ülkeye girişte sertifika

zorunlu hale gelmeli”

 

   Tüketicilerin düşük fiyat nedeniyle tercih ettiği bazı ürünlerde daha sonra kalite sorunlarıyla karşılaşabileceğini belirten Özman, yapı malzemeleri başta olmak üzere sertifikasyonun zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

   Özman ayrıca inşaatların final onay aşamasında kullanılan kapı, pencere, mobilya ve diğer ürünlere ilişkin fatura, yeterlilik belgesi ve üretici kayıtlarının talep edilmesi gerektiğini savundu. Böyle bir sistemin hem kayıt dışı üretimin hem de haksız rekabetin önüne geçebileceğini ifade etti.

 

“Herkes eşit standartlarda yarışmalı”

 

   Serbest piyasanın ancak üretici ile ithalatçının aynı standartlara tabi olması halinde adil şekilde işleyeceğini dile getiren Özman, “Herkesin eşit standartlarda yarışması gerekiyor. Bu üretici için de ithalatçı için de geçerli” dedi.

   Özman, sertifikalı ve belirli standartlarda üretim yapan yerli sanayicinin, aynı standartlara tabi olmayan ithal ürünlerle rekabet etmesinin mümkün olmadığını söyledi.

 

“Asgari ücret artışı tek

başına çözüm değil”

 

   Hayat pahalılığı ve asgari ücret konusuna da değinen Özman, temel sorunun enflasyon olduğunu söyledi.

   Asgari ücrette yapılan artışların kısa süre içerisinde fiyatlara yansıdığını savunan Efe Özman, “Asgari ücretin yükselmesi tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. Üretici bu durumdan ciddi şekilde sıkıntı görüyor” diye konuştu.

   Personel ve enerji giderlerinin sanayicinin en büyük maliyet kalemleri arasında olduğunu belirten Özman, mevcut ücret seviyeleriyle Türkiye’deki üreticilerle fiyat rekabetinin giderek zorlaştığını ileri sürdü.

   Özman, yabancı iş gücüne ilişkin ücret politikasının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birçok sektörde zaten asgari ücretin üzerinde ücretlerle çalıştığını söyleyen Özman, yeni gelecek yabancı çalışanlar için farklı bir ücret düzenlemesinin üretimin önünü açabileceği görüşünü dile getirdi.

 

“Bu şekilde devam ederse

ülkede üretim bitecek”

 

   Üreticilerin eşit rekabet şartlarına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Özman, “Eşit şartlarda rekabet edelim, biz ederiz ama bu şekilde asgari ücretin sürekli yükselmesiyle ülkede üretim bitecek” dedi.

   Devletin sanayiciyi koruyacak daha güçlü bir yapı oluşturması gerektiğini savunan Özman, Türkiye ile KKTC’nin ekonomik ölçek açısından aynı olmadığını kabul ettiklerini ancak buna rağmen KKTC’deki üreticilerin Türkiye’den gelen ürünlerle doğrudan rekabet etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

 

Yeşil Hat eleştirisi: “Keyfi

uygulamalarla karşılaşıyoruz”

 

   Yeşil Hat üzerinden yapılan ticarete de değinen Özman, kendi şirketlerinin Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösterdiğini ve Kuzey’de ürettikleri çelik kapıları Güney’e gönderdiklerini anlattı.

   İngiltere pazarına ürün göndermek için gerekli sertifikaları tamamladıklarını ancak Güney Kıbrıs’a geçişlerde farklı uygulamalarla karşılaştıklarını söyleyen Özman, “Bir gümrük görevlisi ‘geçemezsin’ diyor, bir gümrük görevlisi ‘geçebilirsin’ diyor. Keyfi uygulamalar var” iddiasında bulundu.

   Yeşil Hat üzerinden ihracat yapmak isteyen üreticilerin ciddi sorunlarla karşılaşabildiğini belirten Özman, “Kimse Yeşil Hat’a güvenerek hareket etmesin. Orası çok büyük problem” dedi.

 

“Ekonominin kalkınmasının

temeli üretimden geçer”

 

   Sanayinin ada ekonomisi açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Özman, “Üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur” ifadelerini kullandı.

    Pandemi döneminin yerli üretimin önemini açık şekilde gösterdiğini söyleyen Özman, “Biz üreteceğiz, üreterek var olacağız. Ekonomimizin kalkınmasının temeli üretimden geçer. Üretimle büyüyeceğiz. Eğitim ve turizm de önemli ama sadece al-sat ve ticaretle bu iş olmaz. Tamamen dışa bağımlı oluruz” dedi.

 

Yeni organize sanayi bölgeleri için çalışma

 

   Mevcut sanayi bölgelerinin yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özman, sanayi bölgelerindeki alanların önemli bölümünün doğrudan üretim yapan işletmeler tarafından kullanılmadığını söyledi.

   KTSO olarak yeni sanayi bölgeleri oluşturmak amacıyla çalışma yürüttüklerini açıklayan Özman, Türkiye’deki organize sanayi bölgelerine benzer bir model hedeflediklerini söyledi.

   Özman, kurulacak bölgelerde arazilerin yalnızca gerçek anlamda üretim yapan sanayiciler tarafından kullanılmasını ve denetimin Sanayi Odası tarafından gerçekleştirilmesini istediklerini ifade etti.

 

Kayıt dışı ekonomi ve denetim çağrısı

 

   Kayıt dışı ekonominin, yasal yükümlülüklerini yerine getiren işletmeler açısından ciddi haksız rekabet yarattığını belirten Özman, gümrük, sosyal sigortalar ve belediyelerin denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

   Özman, özellikle inşaatların tamamlanma aşamasında kullanılan ürünlerin kim    tarafından üretildiğinin, faturalarının ve yeterlilik belgelerinin kontrol edilmesinin kayıt dışılıkla mücadelede önemli olacağını kaydetti.

   “Bunların hepsinin önüne geçmenin yolu var, formülü var. Bunlar yasayla düzenlenir. Ama biraz irade lazım” diyen Özman, etkin denetimin hem tüketiciyi hem de kayıtlı üreticiyi koruyacağını vurguladı.

 

“Leasing yasası için düzenleme şart”

 

   Sanayicinin yatırım yapabilmesi için finansmana erişimin de kolaylaştırılması gerektiğini kaydeden Özman, mevcut mevzuatın makine yatırımlarını yeterince desteklemediğini söyledi.

    Sanayicinin satın aldığı makineyi teminat göstererek finansman sağlayabilmesinin önünün açılması gerektiğini ifade eden Özman, Türkiye’den alınan eski makinelerin de geri gönderilebilmesine yönelik düzenleme yapılmasını istedi.

    Özman, yüz binlerce Euro değerindeki makinelerin yenilenmesinin hem üretim kapasitesi hem de enerji verimliliği açısından önem taşıdığını vurguladı.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.