Farklı Hikayelerden Ortak Geleceğe
04/08/2010
Sibel Siber
Elinde tuttuğu gazeteyi hızla masanın üzerine bıraktı. Bana dönerek,
“ Bıktım usandım gazetelerde sık sık bu haberleri görmekten…İnan ki moralim bozuluyor, huzurum kaçıyor… Utanç duyuyorum!…” dedi
“Haklısın, çok rahatsız oluyoruz ama yapacak birşey yokmuş gibi de, sadece seyrediyoruz, bir çözüm bulamıyoruz…” dedim.
Gazetede yine bir cinayet haberi vardı. Zaten neredeyse tüm sayfa şiddet, hırsızlık haberleriyle doluydu.
“Yapacak birşey var!... Ben çareyi biliyorum… Bir gemiye, bu suçları işleyenleri bindireceğim, en son da kendim bineceğim ve gideceğiz buralardan!..” dedi.
Onu uzun yıllar önce tanımıştım. Hasta olarak gelmişti ilk kez. Güzelyurt’a bağlı bir köyde oturuyordu. Çok sıcakkanlı, espriliydi. Özellikle tatlı Baf şivesiyle yaptığı espiriler çok hoştu.
Bir keresinde ona, Baf’tan bu tarafa geçeli çok olduğu halde, şivesinin hiç değişmediğini söylemiş ve zaman içinde unutulan birçok şey gibi, bu şivenin de bir gün ne yazık ki unutulup kaybolacağına dair yorum yapmıştım. Onu Baflı zannediyordum.
Bir gün, yaşlı bir hanımla geldi muayenehaneye. Yaşlı teyzenin giyim tarzından ve şivesinden Karadenizli olduğunu tahmin etmiştim
“Annemi muayeneye getirdim… “ diyerek tanıştırdı beni.
“Kayınvalideniz herhalde; eşiniz Karadenizli mi? “ diye sordum.
“Hayır, kayınvalidem değil… Annem! “ dedi.
Ben hala anlayamamıştım, büyük bir saflıkla,
“Ama nasıl olur? Siz Baflı, anneniz Türkiyeli…” diye sordum.
Ağzımdan farkında olmadan bu sözler dökülürken, O, kahkahalarla gülmeye başladı. “Evet…” dedi “Gördüğünüz gibi annem Türkiyeli, ben Baflı..”
Sonra anlattı hikayesini.
Türkiye’den ailesiyle 74’ den hemen sonra gelmişler ve adaya yerleşmişlerdi. Henüz ondört yaşındaymış geldiklerinde. Çocukları burada doğup büyümüş, iyi eğitim alıp, meslek sahibi olmuşlardı. Hatta iki ay önce bir de torunu olmuştu.
Karadenize, doğduğu yöreye, hayatında bir kez gitmiş. Doğası çok hoşuna gitmiş ama kendisini bir turist gibi hissetmiş oralarda.
Gerçekten de o tam bir Kıbrıslıydı. Yerleştikleri köyde Baf göçmenleriyle birlikte yaşıyorlardı. Hayatında hiç gitmediği, görmediği sadece adını duyduğu Baf insanının birçok karakteristik özelliğini taşıyordu. ‘Samerrala’ seviyordu, ‘Zivaniya’ en sevdiği içkiydi. Baflıların yaptığı hellimin en kaliteli hellim olduğu iddiasına girmişti bir keresinde; bense gülerek,
“Bu Baflılar hep böyle!.. Herşeyin en iyisi, en güzeli hep Baflılarda…” diyerek espri yapmıştım. Daha sonraları da bir gün beni telefonda aramış,
” Annesi Karadenizli olan Bafidiyim ben… Hatırladınız mı?“ diye sormuştu.
Özellikle suç potansiyeli yüksek olan insanların sorgusuz, süalsiz ülkeye girişlerine izin verilmesine çok kızardı.
“Niçin geliyorsun? Nerede kalacaksın? Nerede çalışacaksın? , gibi ‘N’ harfi ile başlayan üç basit soru bile sorulmuyor…”,diyordu.
“Az önceki çözüm önerim, işin şaka tarafıydı ama inan doktor hanım kahroluyorum…”dedi. ”Kıbrıslılar öfkelerini boşaltıp rahatlıyorlar ama ben bunu bile yapamıyorum. Çünkü nihayetinde ben de bu adaya sonradan gelenlerdenim…”
“Kendine haksızlık ediyorsun! “ dedim “Seninle ne alakası var? Suçlanan kesimle senin aranda hiçbir ortak yön yok!”
“Biliyorum ama bazen öylesine genelleştiriliyor ki bu suçlamalar, yanlış yönlere kayıyor, Türkiyeli, Kıbrıslı meselesine dönüyor; o zaman çok içerliyorum,” dedi.
Bu ülkeye hiç yakışmayan ve ne yazık ki git gide olağanlaşan şiddet, şu anda ister Türkiye kökenli olsun, ister Kıbrıs kökenli olsun, tüm ülke yurttaşlarının ortak sorunu.
Bizler, bu ülkeyi sevenler, hepimiz, tüm olumsuzluklara karşı ortak tepki koymalıyız.
Geçmiş hikayelerimiz farklı olsa da; sorunlarımızın, öfkelerimizin, umutlarımızın, beklentilerimizin ortak zemini olması gerekiyor. Böylelikle hem ötekileşmenin önüne geçebileceğiz ve hem de bütünleşip, güçlenerek, toplumsal sorunlarımızın üstesinden daha kolay geleceğiz.
Bu sağduyu gerekli şimdi bizlere…
- Tarihi bir Kulüp İle Geçmişe Uzanmak 3
- Doğru Adımlar Bizi Ürkütmesin!…
- Bir Dava ve Yapılması Gerekenler
- Bakan Olmanın Dayanılmaz Cazibesi!...
- Değişen Dünya, Bakü ve Enerji
- Şu Pasaport Meselesi!...
- Biri Sizi Dinliyor (mu?)
- Kullanıcı mı? Mal Sahibi mi?
- Bir Süre Ara Veriyorum… Sevgiyle Kalın!...
- O’nu Yazmak Zor!
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































