Advertisement

Advertisement

Bizi Kimse İstemiyor (mu?) ve Strazburg’daki Toplantı

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
29/09/2010


Sibel Siber Sibel Siber


” AP Kıbrıslı Türklerle Yüksek Temas Grubu”nun, Avrupa Parlamentosu’ndaki toplantısına katıldık geçtiğimiz günlerde. Grubun esas amacı, Kıbrıslı Türklerle iletişim kurarak, görüşlerini AB Parlametosuna taşımak.
Yüksek Temas Grubu’nun, İngiltere, İspanya, Avusturya, Fransa, Yunanistan, Almanya ve Çek Cumhuriyeti’nden toplam sekiz üyesi var; tezlerimizi haklı gören, haklarımızı savunan, özellikle “Doğrudan Ticaret Tüzüğü”nün geçmesi için uğraşan üyelerin yanında, tamamen zıt görüşte olan üyeler de var. O yüzden lehimize kararlar çıkması çok da kolay değil.
Koordinatörlüğünü, AB Parlemento başkan yardımcısı da olan Çek milletvekili Dr.Libor Rouchek yapıyor. Dr. Libor Roucek ve İngiliz üye Graham Watson, bize uygulanan izolasyonların kalkması için aktif olarak çalışan iki faal üye.
Fakat gördüğümüz gibi “Doğrudan Ticaret Tüzüğü”nün AP Hukuk komisyonunda görüşülmesi yine ertelendi. Bunun nedenini İngiliz parlementere, sorduğum zaman, aldığım yanıt netti.
“Rum lobisi!”
Peki, bu durumda biz ne yapmalıyız?
“Nasılsa Avrupa Birliği, bir Hristiyan klübü…, Rum yanlısı…, bizi sevmiyorlar…, bizi aldattılar, verdikleri sözleri tutmadılar…”, diyerek, temaslarımızı kesmeli ve kabuğumuza mı çekilmeliyiz; yoksa lobiciliğin önemini kavrayarak, (maalesef kavrayarak diyorum çünkü halen bunun ne kadar önemli olduğunun pek farkında değiliz gibi geliyor bana), tüm imkanlarımızı kullanarak seferber mi olmalıyız?
Ne kadar küçük bir adada yaşadığımızın ve ne kadar küçük bir nüfusa sahip olduğumuzun farkında olmadan, tüm dünyanın gözü üzerimizde zannediyoruz nedense. Genelde bizde var olan bir düşünce yapısı bu. Kıbrıs sorununu herkesin bildiğini zannediyoruz; halbuki bizim için devasa olan bu sorun, dünyanın temel sorunları yanında neredeyse hiç önem arzetmiyor.
Bu nedenle anlatmamız gerekiyor. Bugün Avrupa Parlementosunda, Almanya , isviçre, Bulgaristan gibi birçok Avrupa ülkesinden Türk asıllı milletvekilleri var.
Bu milletvekillerinden biriyle görüştüğümde, bana, Kıbrıs’la ilgili fazla derin bilgiye sahip olmadığını açıkça söylemişti. Hatta bir seferinde , “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” nün uygulanmasının gereksiz olduğunu, Rum tarafındaki limanlardan, Kıbrıslı Türk’lerin de ticaret yapabileceğini söyleyen bir Rum milletvekili karşısında; detaylı bilgisi olmaması sebebiyle suskun kaldığını itiraf etmiştir.
Kısacası , bırakın yabancı milletvekillerini, Avrupa parlementosundaki Türk asıllı milletvekillerinin bir çoğunun da Kıbrıs konusunda, lehimize etkin lobicilik yapabilecek bilgiye sahip olmadıklarını düşünüyorum.
Bu nedenle “Bizi kimse istemiyor,”görüşünü bir tarafa bırakıp, daha organize bir şekilde çalışma başlatmalıyız. Tek merkezden , büyük bir şemsiye altında yürütülmesi gereken bir lobi çalışmasına ihtiyacımız var bugün.
“Kıbrıslı Türklerle Yüksek Temas Grubu”nun Strazburg’taki toplantısına milletvekilleri olarak katılmamızın ve yaptığımız konuşmaların oldukça yararlı olduğu inancındayım.
Konuşmamızda, toplumumuza uygulanan izolasyonların haklı gerekçesi olmadığını vurguladık bir kez daha. Çözümü, barışı destekleyen taraf olarak cezalandırılmayı haketmediğimizi bir kez daha dile getirdik. Gerek sporcularımızın, gerekse sanatçılarımızın uluslararası müsabakalara katılamamasının insani yönü olmadığını anlattık.
Özellikle izolasyonların, halkımız üzerinde yarattığı olumsuz etkileri ve buna bağlı olarak toplumda, AB kurumlarına karşı oluşan güvensizliğin gittikçe arttığını vurguladık.
AB nin, “Doğrudan Ticaret Tüzüğü” nün uygulanması yönünde atacağı olumlu adımın, hem ekonomimize olumlu katkı yapacağını, hem AB ile Kıbrıslı Türkler arasında güven ortamı oluşturacağını, hem de çözüme katkı yapacağını anlattık bir kez daha.
Toplantıda bizi ilgiyle dinlediler, sorular sordular, notlar aldılar. Bazı parlementerler; haklı olduğumuzu, bizi desteklediklerini, Kasım ayında Kıbrıs’a geleceklerini ve anlattıklarımız ışığında birtakım girişimlerde bulunacaklarını ifade ettiler.
Kısacası meydanı boş bırakmayalım, her platformda fırsatlar yaratalım ve anlatalım… Ancak anlayanlarımız çoğaldıkça, hakettiklerimizi alabileceğimizi unutmadan, anlatalım…

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Sibel Siber

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.