Advertisement

Advertisement

Sağduyu ve sağgörü zamanı

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
01/02/2011


İsmail Bozkurt İsmail Bozkurt


“Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” demiş atalarımız!

Bu atasözü ile benzer anlamda, “göstere göstere gelmek” diye güzel bir de deyim vardır.

Bizim (güneydeki) oralarda, “düt dedi Nihat geldi” denir aynı anlamda! (Düt sesi arabadan önce gelir anlamında.)

Yanlış uygulamalar ve söylemlerle neredeyse zorla yaratılan tepkiler de, 28 Ocak (2011) mitingine kalabalıkların katılacağının işaretini veriyordu.

Sonuçta, katılan kalabalığın miting alanındaki tatsızlıklarla ilgisi olmadığını göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmak gerekir diye düşünüyorum.

Bunun için de ekleme çıkarma yapmadan, sadece Beşparmak Grubu’nun konu ile ilgili, 30 Ocak 2011 tarihli değerlendirmesini sizinle paylaşacağım.

“BEŞPARMAK GRUBU DEĞERLENDİRMESİ” şöyledir:
“Kıbrıs Türk Halkı’nın Varoluş Savaşımı henüz sona ermedi.

“Gelinen aşamada, halkımızın değişik kesimleri, varoluş kaygılarını farklı nedenlere dayandırmaktadır.

“Bir yanda bağnaz ve maksimalist Güney komşumuzun bize egemen olabileceği kaygısı, diğer yanda siyasal ve sosyo-ekonomik uygulamaların bizi yok oluşa götürmekte olduğu kaygısı taşıyanların birbirlerini anlayamaz hale gelmesini, düşünülmesi bile dehşet verici tehlike ve potansiyel çatışmalara gebe vahim bir durum olarak değerlendiriyoruz.

“Bu vahim durumun ne siyasal erk, ne siyasal partiler, ne sosyo-ekonomik muhalefet, ne sivil toplum, ne medya ve ne de anavatanımız Türkiye’nin bazı yönetici ve bürokratları ile medyası tarafından, gerçek ve potansiyel tehlike boyutu ile algılanamadığı saptamasını yapmak, üzücü olsa da, kaçınılmaz bir görev ve sorumluluktur.

“Gelinen aşamada en sağlıklı çıkış yolumuzun birlik ve bütünlüğümüzü sağlamak ve kollamaktan geçtiğini hiç akıldan çıkarmadan suçlamaların, kısır kavga ve çatışmaların, ötekileştirmenin ve ötekileşmenin değil; hoşgörü, empati, diyalog ve uzlaşma arayışlarının, sağduyu ile hoşgörünün egemen olması gerekmektedir.

“Bu konuda, siyasal erke, siyasal partilere, sosyo-ekonomik muhalefete, sivil topluma, Türkiye’nin siyasal erkine, Türkiye ve KKTC medyasına görev düştüğüne inanarak, tüm paydaşları sorumluluk almaya çağırıyoruz.”

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK İsmail Bozkurt

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.