Kim kimi kandırdı?
08/05/2011
İsmail Bozkurt
Rum Başpiskobosu Hrisostomos’un, medyaya “AB’ye yalan söyledik,” ya da “Kıbrıs Cumhuriyeti AB’ye üye olmak için AB’ye yalan söyledi” biçiminde yansıtılan son sözleri (ya da son incileri), ortalığı fena karıştırmış.
Daha da karıştıracağa benziyor.
Rum siyasilerden konu hakkında konuşmayan kalmadı her halde! Tabii bizim cepheden de Hrisostomos’a ver yansın ateşi başladı.
Hadi Canım Siz De!
Aslında Hrsostomos’un sözleri, bilinenin yinelenmesinden başka şey değil, çünkü başta Verhaugen olmak üzere değişik AB yetkilileri bunu çoktan dile getirdiler. Bu bakımdan çok da yeni bir şey değil bu!
Üstelik bu “aldatma,” “aldatılma,” “aldanma” geyikleri bana çok da yavan ve gerekçi gelmiyor.
Ne yani onca AB ülkesinin, onca diplomatı mı kandı Rumlara?
Haydi hepsini kandı diyelim, ama “diplomasisi ile dünyayı parmağında oynatan” o çok maharetli İngiliz diplomasisi de mi kandı?
O diplomasi ustası İngiltere ki Kıbrıs’ın garantörlerinden biridir ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın girdisini çıktığını çok iyi bilmektedir.
Ve buna karşın Rum’a “aldandı.”
İnönü’nün o ünlü sözüyle “hadi canım sen de!”
Kanma Değil, Bile Bile Lades
Uluslararası ilişkilerde hak, hukuk, adalet, iyi niyet, falan filan beklemek kadar hayali ve ütopik düşünce olamaz.
Bu ilişkilerin özünde çıkar vardır.
Rum tarafının tek başına ve üstelik “uluslararası hukukun” ta kendisi olan Zürih ve Londra Andlaşmaları’na ve uluslararası hukuk ürünü olan 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na bile ters biçimde AB üyeliğine alınmasını “aldatma” “aldanma” ile açıklamak kadar safça bir şey olamaz.
AB’nin ve üyelerinin çıkarları öyle idi, çıkarları öyle gerektiriyordu, öyle yaptılar.
Bir anlamda “bile bile lades” oldular.
Hani karşınızdaki sırf kazanmış olsun diye “bile bile lades” olursunuz ya! Onun gibi!
Son Olarak
Her şeyi bir yana bırakıp şu somut dil konusuna bakalım:
AB ülkeleri, yeni üye olarak kabul edecekleri bir ülkenin hukuk sistemini ve bu bağlamda anayasasını didik didik etme ilke ve kuralına karşın, Rumların beyanlarına ya da yalanlarına kanıp Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki resmi dili olduğunu anlamadılar diyelim.
Olmaz da “oldu” diyelim.
Peki ama Türkçe’nin de resmi dil olduğunu hükme bağlayan Zürih ve Londra Andlaşmaları’nın altında İngiltere’nin de imzası var.
Eeee!
Her neyse! Her şeye karşın Hrisostomos’un incileri bizim için çok iyi!
Eğer yararlanmayı bilebilirsek!
- Edebiyat kimi kurtarır?
- Kıbrıs’taki yuvamız
- Petrol ile doğal gazın dayanılır/dayanılmaz ağırlığı
- Uluslararası hukuk denen şey
- Üzüm diyarının kitabı ve düşündürdükleri
- “Osmanlı Reform Sürecinde Kıbrıs”
- İşin özü egemenlik
- Siyaset ve ekonomi
- “Keşke”li bir bayram yazısı
- “Sağduyuya çağrı” nitelikli bir değerlendirme
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































