Bir Başka Dram… “Suçlu ben miyim?”
01/06/2011
Sibel Siber
Bir hastasıyla yaşadığı düşündürücü ve bir o kadar da üzücü bir olayı, şöyle anlatmıştı meslektaşım:
“Oldukça zayıf ve çelimsizdi genç kadın; şikayetini sorduğumda, uzun süredir öksürdüğünü, son zamanlarda zayıfladığını ve gece terlemeleri olduğunu söyledi. Yaptırdığım tetkikler sonucu, hastanın Tüberküloz (verem) olduğunu teşhis ettim. Bunun üzerine hastaneye yatarak tedavi olması gerektiğini söyledim. Hemen itiraz etti… Israrla tedavisini benim üstlenmemi ve onu ayaktan takip etmemi istiyordu. Bulaşıcı bir hastalığı olduğunu, evde kalırsa ev halkına da hastalığı bulaştırabileceğini söyledim; ama, onu bir türlü ikna edemedim…
Sonunda nedenini öğrenebilmiştim. Meğerse, burada kaçak yaşıyorlarmış. Kocası, bir yıldır bir inşaatta kaçak işçi olarak çalışıyormuş. Altı ay önce de kendisi, beş çocuğuyla gelmiş. Lefkoşa’da Surlariçi’nde bir akrabalarıyla aynı evi paylaşıyorlarmış. Eğer bulaşıcı bir hastalığı olduğu ortaya çıkarsa kendilerini sınır dışı edeceklerinden korkuyordu.
Çok zor şartlarda yaşadıkları her halinden belliydi. İki çocuğuyla birlikte gelmişti muayeneye ve çocuklar da oldukça bakımsız ve zayıftılar. O kadar kalabalık bir aile ortamında, diğer ev halkına da hastalığı bulaştırma riskinin çok yüksek olduğunu söyledim. Tüm ev halkının Tüberküloz taramasından geçmesi gerektiğini söylediğimde ağlamaya başladı. ‘Bizim bu tetkikleri dışarıda, özelde yapacak gücümüz yok doktor bey. Hastane’ye gitmekten de söylediğim gibi korkuyorum, bizi sınır dışı edecekler sonra…’ dedi.”
Meslektaşımın sözünü keserek,
“Peki sen ne yaptın? Biliyorsun, bu aynı zamanda toplum sağlığını da ilgilendiren bir hastalık…” dedim.
“Eline hastalığıyla ilgili bir tıbbi rapor verdim ve memleketine dönüp tedavi olmasını önerdim. Toplum sağlığını ilgilendirdiği için sağlık birimlerine ihbar etmem gerektiğini biliyordum şüphesiz; ama çok düşündüm ve yapamadım… Kadının yalvaran bakışları ve çaresizliği yüreğimi sızlattı…” dedi ve devam etti sözlerine, “Daha açık söyleyeyim ben doktorum, hastalığıyla ilgili onu bilgilendirdim ve tedavisinin nasıl olacağını anlattım. Ona yol parasını verebileceğimi, hemen memleketine dönmesini ve kendi ülkesinde bu tedaviyi yaptırmasını söyledim; bu tedavinin ücretsiz olduğunu da belirttim…” dedi meslektaşım.
Bu arada bizi dinleyen bir başka arkadaşımız söze karışarak, “Doğru yapmadın!... Ya bu hasta memleketine dönmediyse, korktuğu için tedavi de olmazsa ve hastalığı ilerlerse…”dedi.
“Peki, ne yapmalıydım…? Belki farkındasınız belki değilsiniz ama kaçak dramlar yaşanıyor bu ülkede… Kaçak işçi sorunu belli yönleriyle irdeleniyor… Getirdiği ekonomik yük, sosyal yaşamda yarattığı olumsuz etkiler vs. konuşuluyor… Ya bu kaçak yaşamın, sağlığa etkisi? Bulaşıcı hastalıklar kontrolü yapılmadan çeşitli iş alanlarında kaçak çalıştırılanların toplum sağlığı için ne büyük bir tehlike yarattığının farkında mısınız…? Bunun yanında sosyal güvencesiz olduğu için, sağlığını ihmal eden, maddi gücü de olmadığı için çocuklarının aşısını bile yaptıramayan kaçak yaşamlar… Hem kendi sağlıkları risk altında, hem de toplum sağlığı…” diyerek öfkeyle devam etti sözlerine,
“Bu ayıp kimin…?
Çaresiz insanların, akın akın buraya gelmesine göz yuman ve kendi vatandaşlarının kaçak yaşamlar sürmelerine seyirci kalan kendi otoritelerinin mi?
Yoksa, bu insanların sorgusuz sualsiz ülkeye girişlerine ve burada ilkel koşullarda, sosyal güvencesiz yaşamasına çanak tutan kendi devletimizin mi…?
Yoksa, bu insanları kaçak çalıştırıp sömürerek ve o insanlarla birlikte aslında toplumumuzun değerlerini de sömürdüğünün farkında bile olmayan bazı işverenlerin mi…?” dedi ve sesini daha da yükselterek ve gözlerimizin içine bakarak, “Yoksa!… Suçlu ben miyim sizce?” dedi öfkeyle.
Ona “Haksızsın!... ” diyebilmeyi ne çok isterdim ama bu ürkütücü gerçeğimiz karşısında bir şey diyemedim; sadece sustum ve düşündüm, “Bu insanlık suçuna, bu sömürüye, kim dur diyecek?” diye…
- Tarihi bir Kulüp İle Geçmişe Uzanmak 3
- Doğru Adımlar Bizi Ürkütmesin!…
- Bir Dava ve Yapılması Gerekenler
- Bakan Olmanın Dayanılmaz Cazibesi!...
- Değişen Dünya, Bakü ve Enerji
- Şu Pasaport Meselesi!...
- Biri Sizi Dinliyor (mu?)
- Kullanıcı mı? Mal Sahibi mi?
- Bir Süre Ara Veriyorum… Sevgiyle Kalın!...
- O’nu Yazmak Zor!
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































