Köyümüzün İsmi Ne Olsun?
27/10/2010
Sibel Siber
“Arçoz ismini de, parantez içinde de olsa, ilave etseydiniz keşke!” dedim. Yüzüme baktı, bir şey söylemek istedi, sonra vazgeçti.
Köyündeki bir etkinliğe davet ediyordu beni… Köyün şimdiki ismiyle anılan bir etkinlikti.
“Aslında…” dedim, “Ben köyümün yeni ismini hiç benimseyemedim… Örneğin Meluşalıyım diyorum hep. Kırıkkaleliyim diyemedim hiç… Dilim alışmadı belki… Acaba köylerimizin yeni isimlerinin yanında, özellikle Latince olan eski isimlerinin yazılmasını da istiyoruz desek…Talep etsek nasıl olur?”
Bir an durdu, şöyle bir etrafına baktı. Hızla dönüp açık olan kapıyı kapadı. Sesini iyice kısarak,” Aman ne olur bu tür konulara girme… Seni yanlış anlarlar... Sakın böyle bir istekte de bulunma…”, dedi şefkatli bir bakışla.
“Niye ama?...” diyerek devam ettim sözlerime, ”Örneğin Paris’teki Louvre Müzesi’nde köyünüzden, Arçoz’dan arkeolojik eserler var. Köyünün eski adını bilmeyen bir genç, nereden bilecek o eserlerin kendi köyündeki kazılarda bulunduğunu? Kıbrıs’ta bilmediği bir yerden bu eserler diye düşünecek sadece… “
“Olsun, olsun, haklısın belki ama sen bu konulara girme!..” diye tenbihde bulundu bir kez daha, ayni yumuşak ses tonuyla.
Arçoz’lu bu sanatçı hanım ile aramızda geçen bu konuşma, uzun yıllar önce gerçekleşmişti. Tam anlam verememiştim doğrusu, niye bu konulardan bahsetmemem gerektiğine. Gerçi hala bu konuyu seslendirdiğimde, nedenini anlayamadığım bir tedirginlik hissediyorum etrafımdakilerde.
Bir mantık yürütecek olursanız, Kıbrıs, Lefkoşa veya Girne isimleri de Türkçe olmayan isimler. Niye o isimlere dokunmamışlar (iyi ki) da köy isimlerini değiştirmişler?
Meluşa, Tremeşe, Arçoz; üzerimde iz bırakan, anılarımın olduğu üç komşu köy. Üçünün de ismi Türkçe değil, Rumca da değil. Tarihin derinliklerinden gelen ve Kıbrıs’ın ilk haritalarından beri var olan isimler bunlar.
Ben bu köyleri, tüm köylülerim gibi eski isimleriyle anmayı seviyorum. Yeni isimleri zorlama, iğreti geliyor, oraların karakterini yansıtmıyor, ya da bizden önce yaşamış atalarımızla aramızdaki bağda bir kopukluk oluşturuyor.
Çocukluğum Tremeşe’de geçti. ” Tremeşe Türk İlkokul”undan mezun oldum. Tremeşe denince, Tremeşeliler canlanır gözümde. Küçük öğretmen evi, köy meydanı, alışmayanlar için, içimi zor olan koyu Tremeşe kahvesi…Oysa köyün yeni adı, Erdemli, bana hiçbirşey ifade etmiyor.
Meluşa denince de, hemen o köyün karakteristik özellikleri canlanır gözümde. Meluşa tipik bir Türk köyü. İnsanlarının sakinliği, kendilerine özgü şiveleri ve özellikle birisine ismiyle hitap ettikleri zaman ilk heceye yaptıkları vurgu, köy insanının karakteristik özelliklerinden.
Yüz yıllardır bu köyde yaşamışlar ve hep Meluşalı olarak bilmişler kendilerini. Sonra, karar verilmiş yakın tarihte, ismi değiştirilmiş. Kırıkkale koymuşlar adını. Artık Kırıkkalelisiniz denmiş köylülere.
Şimdi Kırıkkale’de doğup büyüyen bir nesil var. Onlara nereli oldukları sorulduğunda muhtemelen Kırıkkale’li diyor bir kısmı, ama Meluşalıdırlar aynı zamanda veya ataları Meluşa’lı. Eski nesillerle yeni nesilin ortak değeridir köyleri. O yüzden köylerin yeni isimlerinin yanında, eski isimleri de yazılmalı bence, köye ve köylüye saygının bir ifadesi olarak.
Köylerde mini referandumlar yapılıp, sorulabilir köy sakinlerine. Kişi karar versin, doğup büyüdüğü yerin nasıl anılmasını istediğine… Aya, Afanya, Abohor, Sinde, Konetra vb gibi, Türklerin eskiden beri hep yaşadığı köylerde, sorulmalı insanlarımıza,” Köyünüzün ismi ne olsun?” diye… Öyle kolay olmamalı, köylerle özdeşleşmiş isimleri bir çırpıda değiştirmek.
Son zamanlarda açılan bol yıldızlı otellerimizin isimlerini (Artemis, Cratos, vb) görünce, köylerimizin tarihsel, insanıyla özdeşleşmiş, sakinleriyle duygusal bağlar oluşturmuş isimlerinin, niye değiştirildiğine anlam vermek daha bir zorlaşıyor doğrusu.
- Tarihi bir Kulüp İle Geçmişe Uzanmak 3
- Doğru Adımlar Bizi Ürkütmesin!…
- Bir Dava ve Yapılması Gerekenler
- Bakan Olmanın Dayanılmaz Cazibesi!...
- Değişen Dünya, Bakü ve Enerji
- Şu Pasaport Meselesi!...
- Biri Sizi Dinliyor (mu?)
- Kullanıcı mı? Mal Sahibi mi?
- Bir Süre Ara Veriyorum… Sevgiyle Kalın!...
- O’nu Yazmak Zor!
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































