“Gölgeler ve suretler”
18/03/2011
İsmail Bozkurt
Derviş Zaim’in 1964 Kıbrıs’ını anlatan son filmi “Gölgeler Ve Suretler”in galasına, yurtdışında olduğum için katılamamıştım. Geçen gün, fırsat bulur bulmaz filmi boş bir salonda, yaklaşık 15 kişi ile izledim.
Sinemaya arada bir giderim. Sinema salonları genelde hep boş olur.
Bir keresinde eşimle ben bilet almak istediğimizde, önce “gösterim olmayacak” denmiş; biz itiraz edince de “iki kişi daha gelirse filmi gösteririz” demişlerdi. Sonuçta iki kişi daha gelmiş, dört kişi filmi seyretmiştik.
İlle ve lâkin, Derviş Zaim’in, hele de bizi gösteren bir filmi de böyle olmamalı, salon dolmalıydı.
Sinema eleştirmeni ya da yazarı olmadığımın bilincinde olarak, yalnızca içten düşüncelerimi aktaracağımı peşinen belirtmiş olayım.
FİLMDE TARİHİ ŞABLOM YOK, GERÇEK VE GERÇEKLİK VAR
Filmi beğendiğimi ve etkileyici bulduğumu söylemeliyim. Derviş Zaim, Kıbrıs gerçeklerini, gerçekliklerini; kendi sinema dili, sanat ve sinema anlayışı ile güzel anlattı.
Ortada bir belgesel ya da tarih anlatan bir film yok, bir sanat eseri vardır. Hem de gerçekçi bir sanat filmi!
Eğer, 21 Aralık 1963 sonrası Kıbrıs Tarihi’ni bir şablom olarak düşünürseniz filmde o yoktur, ama sorunun kökenini, saldırganın kim olduğunu, Kıbrıs Türkleri’nin kendilerini savunan mazlum taraf olduklarını tüm gerçekliği ile açıkça bulursunuz.
Olaylar, bazısı 1964’ten daha çok 1958’leri çağrıştırırsa da gerçekçi! O günün bir tanığı olarak filmi yadırgamadığımı, o günleri yeniden yaşadığımı rahatça söyleyebilirim.
Derviş Zaim bu filmle toplumuna ciddi bir hizmet yaparken, işin içine karagöz sanatı ile fefsefi bir boyut da katmış.
Kendimi filmin felsefi boyutu üzerinde derinlemesine konuşma konusunda yeterli görmediğim için daha fazla üzerinde durmadan yalnız değinmekle yetiniyorum.
FİLMDE BİZ VARIZ
Filmin şu özelliklerini saymamak olmaz:
• Yanılmış da olabilirim ama sanıyorum iç de dış mekânlarıyla Kuzey Kıbrıs’ta çekilen ilk ve tek filmdir “Gölgeler Ve Suretler!”
• “Gölgeler Ve Suretler,” her halde Kıbrıs Türk Ağzı ile yapılan ilk filmdir. Zaman zaman aşağılanmasından ve tiyatroda güldürü unsuru olarak kullanılması anlayışından sonra, Kıbrıs Türk Ağzı’nın filmde iyi kullanıldığını söylemeliyim.
• Oyuncuların tümü mü, emin değilim ama en azından önemli bir bölümünün (ya da başı çeken oyuncularının diyelim), bu topraktan olması da film için önemli bir özelliktir diye düşünüyorum. Bana göre karakterler gerçekçi idi. Tüm oyuncular, başarılı oyun sergilediler.
SON OLARAK
Derviş Zaim’i kutlarım. Bana göre güzel bir iş yaptı.
Film, yıllardır anlatamadıklarımızı, sinema dili ile anlatma potansiyeline sahiptir.
Eğitim Bakanı olsam bu filmi tüm öğrencilere gösterirdim.
Hükümet gücüm olsa, filmin geniş kitlelere ulaşması, televizyon kanallarında ve dış dünyada gösterilmesi için elimden geleni ardıma koymazdım.
- Edebiyat kimi kurtarır?
- Kıbrıs’taki yuvamız
- Petrol ile doğal gazın dayanılır/dayanılmaz ağırlığı
- Uluslararası hukuk denen şey
- Üzüm diyarının kitabı ve düşündürdükleri
- “Osmanlı Reform Sürecinde Kıbrıs”
- İşin özü egemenlik
- Siyaset ve ekonomi
- “Keşke”li bir bayram yazısı
- “Sağduyuya çağrı” nitelikli bir değerlendirme
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































