Güzel Rüya, Çirkin Gerçek
16/02/2011
Sibel Siber
“Padişahım, normal insan ömrünün üzerinde çok güzel bir hayat bahşedilmiş size… Tüm yakınlarınızdan ve sevdiklerinizden sonra öleceksiniz, yani çok çok uzun bir ömür yaşayacaksınız…” demiş falcı padişaha. Çok sevinmiş padişah, istediği kadar altın verilmesini emretmiş hemen falcıya. Vezirlerinden biri dayanamamış “Affedersiniz padişahım ama öldürülmesini emrettiğiniz diğer falcı da size aynı şeyleri söylememiş miydi?” diye sormuş.
Padişah sinirli bir ifadeyle vezirine dönmüş, ”Vezir, kulakların duymadı galiba diğer falcının söylediklerini? O bana ‘tüm sevdiklerinin ve akrabalarının cenazesini göreceksin ne yazık ki!’ dedi. Böyle kem sözlü bir falcı ile ağzından bal akan bu falcının aynı şeyleri söylediğini mi iddia ediyorsun?” diye sormuş.
Neticede iki falcının da söylemek istedikleri aynı şeyler olduğu halde, söyleyiş tarzları ve üslup farklı olunca algılama da farklı oluyor.
*****
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Erdoğan’ın, bir gazetecinin sorularına verdiği yanıtları izliyorum televizyonda.
Gazeteci, Sayın Erdoğan’a soruyor ”Efendim, Kıbrıs’ta 28 Ocakta gerçekleştirilen miting hakkında ne düşünüyorsunuz?”
“Kuzey Kıbrıs’ta halk demokratik hakkını kullanarak bir miting gerçekleştirmiş ve hükümetine bir mesaj vermek istemiş… Muhtemelen halkın birtakım sıkıntıları vardır; bu nedenle sokağa dökülmüştür. Oradaki hükümet de halkın bu tepkisini değerlendirip, çözüm üretme yoluna gidecektir diye düşünüyorum. Sonuçta fazla yorum yapmak istemiyorum, kendi iç meseleleri olarak görmekteyim…” diye yanıtlıyor gazetecinin bu sorusunu Sayın Erdoğan.
Gazeteci hemen başka bir soruya geçiyor, mikrofonu uzatarak, “Ama efendim, orada açılan pankartları görmediniz mi? Türkiye’ye karşı küfür içeren pankartlar var… Bunlara ne diyeceksiniz? “
Başbakan gayet sakin bir üslupla yanıtlıyor bu soruyu da, “Bu konuda henüz net bir bilgi sahibi değilim… Bu pankartları kim açmış, ne amaçla açmış, bu konuyu Lefkoşa’daki Büyükelçiliğimiz aracılığıyle araştırıp değerlendirme yapacağız, sonra bu konuda açıklama yapabiliriz… Ama lütfen şimdi bu pankart konusununu büyütmeyin… Çünkü Kıbrıslı Türklerin bu pankartlarda yazılanları tasvip etmediklerini gayet iyi biliyoruz… Halkın vermek istediği mesajın bu olmadığı ortada… Muhtemelen marjinal küçük bir gruba ait bir provakasyon diye düşünüyorum. O yüzden bu oyunlara gelmeyelim. Hele hele Kıbrıs’ta müzakerelerin devam ettiği bu süreçte, daha bir dikkatli olmalıyız. Bu tür kimseye faydası olmayan meseleleri ön plana çıkarmamalıyız; çünkü hem biz zarar görürüz, hem Kıbrıslı Türkler, hem de iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler…Bu , ancak aleyhimize çalışan lobi faaliyetlerine fayda sağlar. “
“Yani bu pankartları açanların cezalandırılmasını istemeyecek misiniz?” diye tekrar soruyor gazeteci. Başbakan gülümsüyor, “Oranın ayrı bir devlet olduğunu unuttunuz galiba! Eğer gerçekten ceza gerektiren bir durum varsa, buna oradaki otorite karar verecektir. Biz onların içişlerine karışamayız.” Gazeteci teşekkür ediyor Başbakana ve farklı bir gündemin sorularına geçiyor.
Şaşırıyorum….Peki ne amaç için söylendiği henüz netlik kazanmamış, Kıbrıs Türk Toplumunu derinden yaralayan, incitici açıklamaları kim yapmış?
****
Telefonumun uyandırma sesi çalıyor… Gözlerimi açıyorum ve hemen gerçeği farkediyorum. Başbakanın gazeteciyle yaptığı o güzel ve anlamlı sohbetin aslında hiç yaşanmadığı gerçeğini… Sadece bir rüya olduğunu… Çirkin olanın gerçek, güzel olanın rüya olduğunu farkettiğim uyanışlarımdaki gibi bir sis bulutu kaplıyor her yanımı. Ve o sırada gelen bir mesaj… Türkiyeli bir sanatçı dostumdan “Yaşananlar için üzgünüm…Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum… “ Bu sımsıcak sözler, kara sis bulutlarının arasından yansıyan bir ışık huzmesi oluyor, içime bir ferahlık doluyor.
- Tarihi bir Kulüp İle Geçmişe Uzanmak 3
- Doğru Adımlar Bizi Ürkütmesin!…
- Bir Dava ve Yapılması Gerekenler
- Bakan Olmanın Dayanılmaz Cazibesi!...
- Değişen Dünya, Bakü ve Enerji
- Şu Pasaport Meselesi!...
- Biri Sizi Dinliyor (mu?)
- Kullanıcı mı? Mal Sahibi mi?
- Bir Süre Ara Veriyorum… Sevgiyle Kalın!...
- O’nu Yazmak Zor!
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































