Bu Testi Yaptırmam!
08/12/2010
Sibel Siber
Doktorun kendisine uzattığı tetkik kağıdına şöyle bir baktı. “AIDS testi de istemişsiniz, ama ben yaptırmak istemiyorum…” dedi düşünceli bir ses tonuyla.
Doktor hemen söze girdi, ”Ama Ahmet bey, ameliyat öncesi istenen gerekli testlerden biridir AIDS testi. Bunu sadece sizden değil, tüm hastalarımızdan istiyoruz.”
“Ben yaptırmak istemiyorum!...” dedi hasta, bu kez daha kararlı bir ifadeyle. “İnsan haklarına aykırı görüyorum… AIDS hastaları, maalesef toplumdan izole ediliyor… AIDS olduğumu zannetmiyorum ama, eğer yaptırdığım tetkik sonucu, bu virüs pozitif çıkarsa herkes benden bucak bucak kaçacak; işimden, ailemden, sevdiklerimden uzaklaşacağım… Kısacası yaşamım yaşanılır olmaktan çıkacak.. Hatta, belki de çocuklarımın yanına da kimse yaklaşmayacak, bir nevi damgalanacaklar. Onlarla aynı sınıfı paylaşmak istemeyecek öğrenciler, arkadaşları onları evlerine çağırmayacak, evimize kimse gelmeyecek...”
Doktor başını önüne iğmiş dinliyordu. Sonra bir anda hastasının sözünü keserek ”Ama bu sadece bir tetkik. Niye bu olayı bu kadar büyütüp, farklı yönlere çekiyorsunuız. Kan yolu ile bulaşan bir hastalık olduğu için, eğer hasta bu virusü taşıyorsa, ameliyethane ekibi olarak, koruyucu önlem almak durumundayız, hepsi bu! ”, dedi.
Fakat, bu sözler hastasını ikna etmeye yeterli olmamıştı.
“Ameliyat ettiğiniz tüm hastalarda bu virüs varmış gibi tedbirinizi alabilirsiniz doktor bey. Bunun için ille de hastanızdan bu tetkiki istemeniz gerekmiyor. Çünkü sonuç pozitif çıkarsa, size az önce anlatmaya çalıştığım gibi sadece hasta değil, ailesi ve tüm sosyal çevresi de etkilenecek. Diğer hastalıklar sınıfında bir hastalık değil bu çünkü. O yüzden kişinin bu tetkiki yaptırıp yaptırmama hakkı vardır bence ve ben de bu hakkımı kullanarak, yaptırmayı reddediyorum!...”
Doktor bu sözler karşısında hiçbir şey diyemedi. Çünkü o da biliyordu ki, kişi eğer erişkinse ve ruhsal durumu normalse, kendi rızası olmadıkça ona hiçbir tetkik veya tedavi uygulanamaz.
“Dünya AIDS Günü” dolayısıyle Birleşmiş Milletler’in organizasyonunda, Sağlık Teknik Komitesi’nin etkinliği olarak iki toplumlu bir AIDS konferansı düzenlendi geçtiğimiz 1 Aralık günü. Her iki toplumdan ve yurt dışından uzman konuşmacılar davet edildi.
Bizim konuşmacımız, ülkemizde sadece onbeş AIDS vakası görüldüğünü söylediği zaman, Kıbrslı Rum meslekdaşlarımıza pek inandırıcı gelmedi ve sayının bu kadar düşük olmasını, hangi başarılı AIDS mücadelesine borçlu olduğumuz soruldu. Türk tarafının gece kulüpleriyle meşhur olduğunu da ilave etti, sorusunu sorarken.
Yanıt veren meslekdaşımız, bize uygulanan izolasyonlara bağladı bu düşük oranı. İzolasyonlar sayesinde ülkeye yabancı turist akışının olmadığını ve bunun toplumdaki AIDS yüzdesini düşürdüğünü belirtti. Yani bulaşıcı hastalıklar yönünden ambargoların faydası oluyor gibi bir durum çıktı ortaya. Bu da gülüşmelere neden oldu şüphesiz.
Çalışmak için gelenlere ise kontrollerin yapıldığını ve HIV pozitif çıkanların, yurt dışına geri gönderildiğini belirtti.
Ülkelerin, AIDS’le mücadele yollarından biri, HIV virüsü pozitif olan yabancıları ülkeye sokmamak ve böylelikle virüsün toplumdaki yüzdesini düşük tutmak. Bu nedenle çalışmaya veya oturmaya gelen yabancılardan HIV tetkiki isteniyor.
Fakat son zamanlarda, bu konu tatışmalara neden olmaya başladı. Özellikle insan hakları organizasyonları, bu konuya sıcak bakmıyor ve insan haklarına aykırı bir durum olduğu iddia ediliyor. Nitekim Amerika Birleşik Devletleri’nde de kişi onaylamazsa, kişiden HIV tetkikinin istenemeyeceği kabul edildi. Bu nedenle son zamanlarda ABD’ de yerleşmek isteyen göçmenlerden HIV virüsü taraması istenmiyor.
Kısacası, AIDS’le mücadelede insan hakları nerede başlıyor, nerede bitiyor? Bu konu, ileriki yıllarda daha çok tartışılacak gibi gözüküyor.
- Tarihi bir Kulüp İle Geçmişe Uzanmak 3
- Doğru Adımlar Bizi Ürkütmesin!…
- Bir Dava ve Yapılması Gerekenler
- Bakan Olmanın Dayanılmaz Cazibesi!...
- Değişen Dünya, Bakü ve Enerji
- Şu Pasaport Meselesi!...
- Biri Sizi Dinliyor (mu?)
- Kullanıcı mı? Mal Sahibi mi?
- Bir Süre Ara Veriyorum… Sevgiyle Kalın!...
- O’nu Yazmak Zor!
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































