Advertisement

Advertisement

BM Genel Sekreteri’nin “Kıbrıs Halkı” vurgusu

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
23/11/2010


İsmail Bozkurt İsmail Bozkurt


Newyork Zirvesi yapılıyor yapılacak derken “oldu da bitmedi.”

Bitmedi, çünkü açıkça söylenmese de yeni bir süreç söz konusu!

Üçlü görüşmeden sonra, BM Genel Sekreteri Moon, bir açıklama yaptı. Sayın Eroğlu ile Hristofyas da açıklama(lar) yaptılar.

O gün bu gündür yorumlar, değerlendirmeler süregidiyor.

Şunu söylemekte yarar var: BM Genel Sekreteri’nin açıklaması, bana göre “suya sabuna dokunduğunu” hafiften, ama aslında “derinden” hissettiren bir “suya sabuna dokunmama” belgesidir.

Yani metni okuduğunuzda ilk anda “suya sabuna dokunmadığı” hissine kapılabilirsiniz. Oysa işin derinliğine indiğinizde, “suya sabuna” bayağı dokunulduğunu görürsünüz.

Başka bir anlatımla ustaca kaleme alınmış bir diplomasi metni söz konusu!

ARTIK ADI KONMAMIŞ BİR TAKVİM SÖZ KONUSU

Malum! Hristofyas her türlü takvimi, hakemliği ya da BM’nin süreçte etkili olmasını reddediyor.

Hakemlik ya da BM’nin süreçte etkili olması konusunda Hristofyas istediğini almış görünüyor ama hiç de öyle olmadığı da apaçık ortada!

Evet, BM Genel Sekreteri “çözümü siz Kıbrıslılar bulacaksınız” dedi demesine ama “Ocak sonuna kadar ne yapacağınızı bilmek isterim” diyerek sürece daha çok ve etkin biçimde katılacağını da ortaya koydu.

Hele Sayın Eroğlu’nun açıkladığı gibi Genel Sekreter, Ocak sonunda “BM misyonunun devam edip etmeyeceği konusunda karar vereceği” yönünde bir eğilim sergilediyse, kendiliğinden ve adı konmadan sürece daha çok müdahil olacağını düşünüyorum.

Tabii daha da önemlisi, Hristofyas’ın “yoktur” demesine karşın, artık adı konmayan bir takvim ortaya çıkmış olmasıdır.

NEW YORK’TAN KAZANÇLI MI ÇIKTIK?

Görüşme süreci ile ilgili olarak Türk tarafının “bu iş ilanihaye böyle devam edemez” görüşünde olduğunu, artık “Mısır’daki sağır sultan bile biliyor.”

Newyork Görüşmesi’nin bana göre en belirgin sonucu, Türk görüşünün BM Genel Sekreteri tarafından da kabul edilmiş olduğu görüntüsüdür.

Bu sonuç bakımından, Türk tarafının Newyork’tan güçlü ve daha kazançlı olduğu varsayılabilir.

“İllâ ve lâkin,” bu konuda çok rahat olmamak gerekir. Aynı dönemde yapılan Lizbon NATO zirvesi ve bu zirvede NATO/Avrupa güvenlik sistemi işbirliğinde Kıbrıs bağlantısı/engeli ile AB Dönem Başkanı Belçika’nın TC’nin bir limanını + hava trafiğini GKRY araçlarına açmasına karşılık AB müzakerelerinde iki başlığın açılması önerisi, dış etkenlerin Kıbrıs sorunu ve bizim geleceğimiz üzerinde etkili olabileceğini açıkça gösteriyor. Bunları bir birinden ilişkisizmiş gibi görmek bizi hatalara götürebilir.

Bütün bunlarla Newyork’ta Genel Sekreter’in sergilediği tutum, bir yerlerde hazırlanmış bir senaryonun aynı anda uygulanmaya başlatıldığı izlenimini veriyor. Bu açıdan baktığımızda Ocak sonuna gelinceye kadar baskı/tehdit/şantajlarla üzerimize gelme olasılığı az değil!

GENEL SEKRETERİN “KIBRI HALKI” VE “KIBRISLI” VURGUSU

Diğer yandan BM Genel Sekreteri’nin ironik bir şekilde “Kıbrıslı” çözümden söz etmesi; “iki taraftaki halkın (among people on both sides),” ve “Kıbrıs halkı ile uluslararası toplum (the people of Cyprus and the international community)” ibareleri ile (açık ya da dolaylı) “tek halk vurgusu” yapması, benim midemi çok, ama çok fena bulandırdı.

“Sinek bile mide bulandırır” cinsinden bir bulantı değildir benimki!

Realitede olmayan “tek halk” kavramı, “tek egemenlik” gibi asla ve kat’a kabul edilecek bir kavram değildir.

Bunun Sayın Cumhurbaşkanı ile Heyeti’nin onayı ile metne konulmuş olduğu düşünülemez bile!

SON OLARAK

Zor bir döneme giriyoruz ve dış çıkarların etkisi + baskısı altında yeniden yapay ve sözde “çözüm” formülasyonları ile karşı karşıya kalma olasılığı yüksek görünüyor.

Bu karmaşada çıkarlarımızı nasıl koruyabileceğimiz/dengeleyebileceğimiz konusunu ciddi şekilde değerlendirme ihtiyacı var.

Ve elbette ki böyle bir değerlendirme yapılırken daha doğru ve kesin yargıya varmak için görüşmede dile getirilenleri de bilmek gerekir.

Münhasıran New York zirvesi sonrasında yapılan açıklamalara bakarak sağlıklı bir değerlendirme yapmak mümkün değil.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK İsmail Bozkurt

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.