Diplomatik hareketlilik
16/10/2010
İsmail Bozkurt
Son günlerde diplomatik hareketlilik var ya memlekette! Birbiri ardına gelip gidenler oluyor ya!
Senaryoların, yorumların, yakıştırmaların bini bir para!
Eğer komplo teorilerine eğiliminiz varsa, senaryolara, yorumlara, yakıştırmalara, daha bir anlam katarsınız.
(Kötü anlamda söylemediğimi peşinen vurgulayarak) Tam da “her kafadan bir sesin çıkma” durumu!
DİPLOMASİ DENEN OLGU
Toplum olarak yaşadığımız onca badireye karşın, hem Kıbrıs Sorunu’na bakış açısının idealizmiyle romantik denebilecek bir yaklaşım sergileyenlerin; hem de uluslararası toplumu oluşturan Devletlerin “dolduruş”larına gelenler olduğunu görmek ilginçliklerin en ilginci!
Bunun, karşısındakileri, uluslararası toplumuz diyenleri ve diplomasi mesleğini icra edenleri melek sanan, melek sandığı için de “iyi çocuk” rolünü benimseyen bir anlayış olduğunu da düşünüyorum.
Oysa uluslararası ilişkiler ya da (konuya daha dar bir açıdan bakarsak) diplomasinin, meleklikle, iyi çocuk olmakla hiçbir ilgisi yoktur.
Diplomasi denen olgu; idealizmle, romantizmle, tek taraflı iyi niyetle bağdaşmaz. Kadife kılıf içinde görünür ama katıdır, acımasızdır. “Gözünüzün yaşınıza bakmaz.”
Yani ayaklarınızın yere değmesi gerekir.
Yani, “acımasızlık,” “güç,” “çıkar” üçgeni gerçeğindeki diplomasi (uluslararası camia da diyebilirsiniz), “iyi çocuk” rolünü oynayanları hoş görmez, tersine onların sırtına biner ya da onları ezer.
Dahası, diplomasi bir meslektir. Her meslek gibi, bu mesleği icra edenler, başarılı olmak, ayrıca başarılarını kanıtlamakla yükümlüdürler.
VE DEĞİRMEN Mİ DÖNÜYOR?
Bu sütunlarda bir vesile ile daha önce de yazmıştım. Yineleme olsa da bir daha yazacağım:
Üniversite yıllarında beni etkileyen bir oyun görmüştüm. Şu anda anımsayamadığım bir Türk yazarının eseriydi.
Oyunun adı, “Ve Değirmen Dönerdi” idi. Oyunun içinde de birçok kez, “ve değirmen dönerdi, bir vantilatör gibi” tekerlemesi geçiyordu.
Diplomatik hareketlilik, geliş gidişler bana o oyunu anımsatır.
Ve kompo teorilerine pek prim vermemekle birlikte, böylesi hareketliliklerde tehditler, gözdağı vermeler, yönlendirmeler, telkinler olabilme olasılığını göz ardı etmem.
Başka bir anlatımla bu hareketlilik, “bir vantilatör gibi değirmenlerin dönmesi” anlamında yorumlanabilir.
Marifet, ne değirmenlere, ne vantilatörlere kafa kol kaptırmamak; öz dinamiklerinize güvenerek olguları değerlendirebilmektir.
- Edebiyat kimi kurtarır?
- Kıbrıs’taki yuvamız
- Petrol ile doğal gazın dayanılır/dayanılmaz ağırlığı
- Uluslararası hukuk denen şey
- Üzüm diyarının kitabı ve düşündürdükleri
- “Osmanlı Reform Sürecinde Kıbrıs”
- İşin özü egemenlik
- Siyaset ve ekonomi
- “Keşke”li bir bayram yazısı
- “Sağduyuya çağrı” nitelikli bir değerlendirme
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































