Advertisement

Advertisement

O Yeri Aşkla Sevmek!

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
26/01/2011


Sibel Siber Sibel Siber


Mübadele yıllarıydı… Gayrimüslimlerle, Müslümanlar karşılıklı göçe zorlanmıştı  yurtlarından…Eleni; atalarını, anılarını, dağlarını, çiçeklerini, evini, bahçesini düşünüyordu… Her biri, kendisini bu toprağa bağlayan kökleriydi.

Buraları terketmek, bağlı bulunduğu topraktan koparılmak, vücudunun parçalarını, ruhunu bırakıp gitmek anlamına geliyordu… Kökleri burada iken, başka bir yerde yaşaması imkansızdı.

Kararını verdi; dinini değiştirecek, ama ait olduğu toprakları terketmeyecekti…Öyle de yaptı…Tüm ailesi göç ederken, O yurdunda kalmayı tercih etti. Artık Eleni değil Ayşe idi… Hep neşeliydi, hep güleryüzlüydü ama yüzünde daima bir hüzün vardı, kimsenin gerçek nedenini öğrenemediği bir hüzün.

Uzun yıllar sonra, kardeşi Niko’dan haber almıştı Ayşe. Büyük buluşma gerçekleşecekti onca yıl sonra… İçi içine sığmıyordu… Niko’nun yaşadığı şehirde, bir apartman dairesinde kucaklaştı iki kardeş… Önce bolca gözyaşı, sonra derin bir sessizlik…

Sessizliği ilk bozan Ayşe oldu, “Düşünüyorum da, ben hata yaptım Niko… Keşke ben de sizlerle göç etseydim buralara… Bak, ben adımı, dinimi değiştirdim…Kimliğimi kaybettim… Eleni değilim artık, Ayşe’yim… Halbuki sen kimliğini korudun, kendi kimliğinle yaşıyorsun buralarda…”

Niko sözünü kesti kardeşinin, “Bence doğrusunu sen yaptın Eleni… Ben buralara ait olamadım hiç… Ait olduğum yer olarak hissedemedim burayı… Yaşadığım bu şehir, hiç heyecan vermedi bana… Ruhsuz yaşadım, ruhsuz dolaştım sokaklarında… Kendi toprağımın kokusunu aradım her yağan yağmurun ardından… Ne dinimi değiştirdim ne adımı;  kimliğimi kaybetmedim belki ama, aidiyetimi kaybettim… Sen kimliğini kaybetmiş olsan bile, ait olduğun topraklardan kopmadın, şimdi o bağını koparmadığın topraklar, nereye gidersen git, hep seni bekleyecek… Hangisi daha çok acı verir insana bilemiyorum…Kimliğini kaybetmek mi, yoksa aidiyetini kaybetmek mi?”

Aidiyet denildiğinde, nedense Türk yapımı bir filmde seyrettiğim bu iki karakter gelir hemen aklıma. Nerede yaşarsa yaşasın, dünyanın hangi köşesinde olursa olsun, güçlü aidiyet duygularıyla bağlı olduğu bir yurdunun var olduğunu bilmek, sonsuz bir huzur, bir güven verir insana. Bunun eksikliği, evsizlik, yurtsuzluk, yalnızlık, güvensizlik demektir.

Kişinin kimliği ve aidiyeti kolay oluşmuyor… Bir yerin vatandaşı olmakla eşdeğer değildir aidiyet duygusu… Vatandaş  olmak, yasal çerçeveler içinde o yerin kimliğine sahip olmaktır. Doğuştan getirilen vatandaşlık yanında, iş ve aş kaygısıyla veya başka başka nedenlerle bir ülkenin  kimliğini almak, bir yerin vatandaşı olmak, o yerle ilgili aidiyet duygusunu veremez insana.

Büyük şair Nazım Hikmet sürgünde iken, en güzel şiirlerini, çok sevdiği, sıla özlemiyle yanıp tutuştuğu yurdu için yazmıştır. Vatandaşlığını almışlardı elinden ama aidiyetine dokunamamışlardı.

Kişinin eline tutuşturulan bir kimlik kartından çok ötedir aidiyet… Aidiyet, ister vatandaş ol, ister olma, kendini o yere ait hissetmektir, onun için heyecan duymaktır, sevmektir… Uzaklara gittiğinde, sıla hasreti çekmektir…

Bilmektir; acılarıyla, sevinçleriyle, dökülen  gözyaşlarıyla nelerin yaşandığını geçmişte; kimlerin soluk alıp verdiğini  bu topraklarda, yıllarca önce… Sevmektir yöresel tadlarını, zevk almaktır izlerken halk danslarını; türkülerini dinlerken tüylerinin diken diken olmasıdır.

Manilerine, atasözlerine  yabancı olmamaktır, esprilerini anlamaktır. Yüreğinin sızlamasıdır yanan ormanına, azalan yeşiline, kirlenen çevresine; öfke duymaktır dağını, denizini, havasını kirletenlere, doğasını tahrip edenlere…

Toprağından kök salmış fidanlarının koparılıp, başka başka diyarlara götürülmesinden acı duymaktır… Güzel gelecekler düşlemektir;  bunun için uğraş vermektir, mücadele etmektir…

Kısacası o yerin kimliğine sahip olmak başka, kendini o yere ait hissetmek, o yeri aşkla sevmek, kendini o yerin parçası hissetmek başka…!

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Sibel Siber

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.