Kemal Yücel ve Yeni Başlangıçlar
05/01/2011
Sibel Siber
Ağır adımlarla yavaşça içeriye girdi. Elinde tuttuğu bastonunu usulca duvara dayadı. “Hoşgeldiniz!...Nasılsınız?” dedim. Yaşlı bedenine inat, pırıltısını yitirmemiş masmavi gözlerini önce bana, sonra da bastonuna çevirerek, “ Daha rahat yürüyebilmek için bastonuma tutunuyorum ama kendimi çok iyi hissediyorum… Seksen yedi yaşındayım ve sağlığımdan şikayetçi değilim; sadece bir kontrol için buradayım…”, dedi.
Çok sevdiği ve hep övgüyle bahsettiği eşini, geçtiğimiz yıllarda kaybetmişti. Şimdi evinde bir hanım yardımcısı vardı. “Nasıl, yardımcınızdan memnun musunuz?” diye sordum. Başıyla onayladı ve ardından çocuksu bir heyecanla ayağa kalkarak, gür sesiyle Rusça birşeyler söyledi. Rusça bilmediğim için ne söylediğini anlayamamıştım ama sesindeki coşkudan güzel şeyler söylediğini tahmin edebilmiştim.
“Çok iyi Rusça öğrendim… Yardımcımdan çok memnunum, iyi bir insan, bana kendi lisanını sabırla öğretiyor…” dedi gülümseyerek, “Bugün Rusya’ya gitsem, dil konusunda hiç zorluk çekmem … “ diye de ilave etti.
Büyük bir heyecan ve coşkuyla dökülmüştü bu sözler dudaklarından. Acaba, seksenli yaşlarında öğrendiği bu lisanı, kullanma şansının az olacağını düşünerek hüzünleniyor mu diye düşündüm ve dikkatlice baktım ona. “Keşke daha genç olsaydım ve öğrendiğim Rusça ile oralara gidip, o dili konuşarak gezebilseydim!” şeklinde bir ifade aradım yüzünde. Hiç öyle bir hüzün veya hayıflanma ifadesi görmedim.
O, öğrenmek için yaşını hiçbir zaman engel olarak görmemiş; bitip tükenmeyen öğrenme enerjisini hiç kaybetmemişti. Yardımcısı Türkmen hanımla, ilk günden vardıkları antlaşmaya göre, kendisi ona Türkçe öğretecek, o da ondan Rusça öğrenecekti. Böylelikle, öğrendiği yabancı dil sayısı da altıya çıkmış olacaktı
“Rus yardımcınız da sizin gibi öğreniyor mu? Türkçe’yi rahat konuşmaya başladı mı?” diye sordum bu kez.
“Günlük ders saatlerimizi hiç aksatmıyoruz ama onu, benim kadar istekli ve istikaralı görmüyorum lisan öğrenme konusunda… O çok genç bir hanım, daha çabuk öğrenebilir oysa..” dedi. Sonra lisan öğrenmek için istek, disiplin, pratik yapma ve çalışma gerekliliğinin altını çizdi.
Büyük bir istekle yeni bir lisan öğrenmeye çalışan, geleceğe dair hayaller kurabilen, yaşlı bir bedende gizlenmiş ama yaşlanmamış, bu genç, dinamik, enerjik ruhu, hayranlıkla ve şaşkınlıkla dinliyordum. Yaşamın ağır yükünün onu yormayışını, yaşam enerjisini, öğrenme ve öğretme konusundaki bitmeyen arzusunu neye borçluydu acaba?
Doksanına merdiven dayamış bir insana, yardımcısından memnun olup olmadığını sorduğumda, doğrusu yanıt olarak beklediğim çok daha farklı şeylerdi. Yardımcısının iyi yemek pişirip pişirmemesinden, yaptığı temizlikten veya ona iyi davranıp davranmamasından söz edecek diye düşünmüştüm. Oysa, bu sıradışı insanın memnuniyetinin ölçüsü bunlar olamazdı.
İlkokul öğretmenliğinden başlayarak,eğitimin her kademesinde büyük hizmetler vermiş, meslek aşkını ve heyecanını hiç yitirmemiş bu değerli insan, master yapma olanağı bulduğunda yetmiş bir yaşındaydı, fakat bu yaşında olması, onun büyük bir istek ve azimle master’ini tamamlamasına engel olamamıştır.
Ülkemizde, özellikle eğitim alanınında yaşanan olumsuzlukları, herzaman yakından takip etmiş, neler yapılması ve ne gibi çareler üretilmesi konusunda görüşlerini, güzel Türkçe’siyle ifade etmiştir. Hayatın her alanındaki olumlu bakış açısını, eleştirilerine de yansıtmış ve eleştirirken de hep yapıcı olmuştur.
Başarı, onda her zaman heyecan uyandırmıştır. Birisinin başarısı karşısında hissettiği takdir ve beğeniyi, övgü dolu sözlerle o kişiye aktarmak ve başarının verdiği sevinç ve gururu paylaşmak, ona ayrı bir mutluluk vermiştir.
Yorgunluğa, karamsarlığa, umutsuzluğa ve koyvermişliğe yer vermeyen, gelecekle ilgili heyecanını koruyan, yeni başlangıçlar için hiçbir zaman geç kaldığını düşünmeyen, güzel insan, büyük eğitimci, Kemal Yücel’inki gibi bir ruh haline, böyle bir toplumsal ruha ihtiyacımız var sanırım, bu günlerde.
- Tarihi bir Kulüp İle Geçmişe Uzanmak 3
- Doğru Adımlar Bizi Ürkütmesin!…
- Bir Dava ve Yapılması Gerekenler
- Bakan Olmanın Dayanılmaz Cazibesi!...
- Değişen Dünya, Bakü ve Enerji
- Şu Pasaport Meselesi!...
- Biri Sizi Dinliyor (mu?)
- Kullanıcı mı? Mal Sahibi mi?
- Bir Süre Ara Veriyorum… Sevgiyle Kalın!...
- O’nu Yazmak Zor!
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































