Klerides’ten itiraflar ve Kıbrıs sorununun kökeni
05/10/2010
İsmail Bozkurt
Dünya çapında bir bilim adamı olup NOBEL’e de aday gösterilen hemşehrimiz Prof. Dr.Vamık Volkan, Akritas Planı’ndan “cinai bir tasarı” olarak söz eder. Volkan’a göre Akritas Planı’nın amacı, “mümkün olan en kısa zamanda, ‘dışarıdan müdahalenin mümkün, muhtemel ya da yerinde görülmesine fırsat bırakmadan, bir iki gün içinde’ Kıbrıslı Türklerden gelecek her türlü direnişi bastırarak ortaklık hükümetini yıkmak” ve sonrasında ENOSİS’i gerçekleştirmekti.
Rum Yönetimi eski başkanlarından Glafkos Klerides’in, Filelefteros gazetesinde (3 Ekim 2010) yer alan demecinde, geçmişten bugüne Kıbrıs sorununda meydana gelen gelişmeler, özellikle de 1963 saldırısı (Akritas Planı) ile ilgili çelişkilerle dolu itiraflarını okuyunca, Vamık Volkan’ın aynen katıldığım saptamasını anımsadım.
Bizde de hâlâ daha, bazı münferit olayları kanıt göstererek, neredeyse tüm sorumluluğu kendimize yüklemek isteyenler var ya! Onları da anımsadım.
KLERİDES’İN AKRİTAS PLANI’NI ANLATIM BİÇİMİ
Klerides, 1963 olaylarının daha önce uygulamaya konacağını, “saldırı için tarihlerin belirlendiğini, fakat cephane getirecek olan geminin adaya varmakta gecikmesi yüzünden bunun ertelendiğini” söylediğinde, “Akritas Planı’na mı atıfta bulunuyorsunuz?” sorusu ile karşılaşmış.
Yanıtı, tam da “şecaat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler (Çingene yiğidi yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler)” örneğinin yansımasıdır:
Efendim, Türk tarafının saldırı tehlikesi olduğu için savunma birlikleri oluşturulmuş, Yunanistan’dan silahlar getirilmiş, plan tatbikatları yapılmış (hatta kışın - 1962 kışı olmalı - Trodos’ta bir Türk saldırısıyla nasıl baş edeceklerine dair genel bir tatbikat yapılmış); amma ve lâkin Türklere saldırı için tarih de belirlenmiş.
Yani “Türklere saldırdık ama zaten onlar bize saldıracaktı” demeye getiriyor.
Klerides, durumun Makarios’un bilgisinde olduğunu vurgulamaktan da geri durmamış.
“İNCİLER DÖKTÜRDÜM” TÜRKÜSÜ GİBİ…
Sayın Klerides’in şu ifadesine ne buyurulur:
“Kıbrıs Cumhuriyeti için en tehlikeli olan an, Kıbrıslı Türklerin boyun eğmesiydi, çünkü o zaman Türkiye müdahalede bulunacaktı.”
Yani, “biz Kıbrıslı Türklerin bize karşı direnmelerini istiyorduk. Direnmeselerdi Türkiye müdahalede bulunurdu. Nasıl olsa onları zaman içinde hallederdik” demeye getiriyor Sayın Klerides!
Bunu söylerken, “Kıbrıslı Türkleri kantonlarda tecrit ederek boyun eğeceklerine inanmak çok büyük hataydı” biçiminde tam tersi bir değerlendirme de yapıyor.
Ya “kamuoyunun (her halde Rum kamuoyunu kastediyor) bağımsızlık döneminin bir geçiş dönemi olduğunu düşündüğünü ve kendisinde böyle bir izlenim yaratıldığını, belli bir zamanı İngilizlerin adadan çıkıp gitmeleri için kullandıklarını” belirtmesine ne demeli?
Makarios’un ünlü “bağımsızlık ENOSİS için sıçrama tahtasıdır” söyleminin başka türlü ifadesi değil midir bu?
Ne ilginç itiraflardır bunlar? Hem de insana “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtecek cinsten!
SON OLARAK
Hem gençliğimden beri hasbelkader hemen her yönünü yaşamış, hem sorunu çok yönlü olarak çalışmış/araştırmış biri olarak Kıbrıs’ta yaşanan dramın Rum – Yunan ikilisinin ENOSİS emelinden kaynaklandığı konusunda zerre kadar kuşkum yok!
Bazılarının iddia ettiği gibi, “Kıbrıs sorunu, doğrudan emperyalizmin işidir” biçimindeki, Rum – Yunan ikilisinin sorumluluğunu hafifleten sava itibar etmem de mümkün değildir. Rum – Yunan ikilisini yüreklendiren etkenlerin içinde emperyalizmin ve İngiliz siyasetinin gelmesi, dramın esas sorumlusunun Rum – Yunan ikilisi olduğu gerçeğini asla değiştirmez.
Klerides’in itirafları da, bazı gerçeklere kılıf uydurma çabaları ile doludur. Onun, “zaten Türkler bize saldıracaktı, o bakımdan biz onlara saldırdık” mealindeki/anlamındaki sözleri, bu günlere medyaya yansıyan ABD’nin Irak’ı uyduruk işgal nedenlerine ne kadar da benziyor?
ABD bu konuda Rum – Yunan ikilisinden ders mi aldı yoksa?
- Edebiyat kimi kurtarır?
- Kıbrıs’taki yuvamız
- Petrol ile doğal gazın dayanılır/dayanılmaz ağırlığı
- Uluslararası hukuk denen şey
- Üzüm diyarının kitabı ve düşündürdükleri
- “Osmanlı Reform Sürecinde Kıbrıs”
- İşin özü egemenlik
- Siyaset ve ekonomi
- “Keşke”li bir bayram yazısı
- “Sağduyuya çağrı” nitelikli bir değerlendirme
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































