Sağduyu ve sağgörü zamanı
19/11/2010
İsmail Bozkurt
Toplumu geren uygulama, önlem, davranış ve söylemlerin giderek tırmanmasının hiç de hayra alamet olmadığını kestirememek mümkün değildir.
Ne yazık ki bu tırmanışta, Kıbrıs’tan sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek’in de ciddi katkısı vardır.
Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu, 15 Kasım 2010 Cumhuriyet Bayramı’mızın 27nci yıldönümünde “Türk tarafının masadaki gücünü olumsuz yönde etkileme potansiyeli taşıyan mali ve ekonomik önlemlerin yarattığı tedirginliklerden” söz ederken, bu tırmanışı kastettiğini kestirmek zor olmasa gerek!
KÜRESEL LİDERLİK
Teknolojik, özellikle de iletişim teknolojisindeki gelişmeler ve küreselleşme, siyasal liderlik kavramını hızla değişime uğratmakta; siyasal liderlikte aranan (tartışma, uzlaşma, diplomasi gibi) klasik nitelikler ülkelerin yönetiminde yetersiz kalmakta; siyasal liderliğin sahip olması gereken başka nitelikler ön plana çıkmakta; siyasal liderliğe yeni sorumluluklar yüklenmektedir.
O kadar ki (siyaset bağlamında) teknolojinin yarattığı olanakların sorumluluk bilinci ile ya da sorumsuzca kullanılması, politikacı - devlet adamı ayırımı yapmakta belirleyici olabiliyor.
Teknolojinin olumlu/olumsuz etkilerini sorumluluk bilinci ile değerlendirebilme yeteneği/becerisi için de aynı şey söylenebilir.
Demek istediğim şudur ki siyaset bilimimde, “küresel liderlik” diye bir kavram söz konusudur.
Küresel lider olabilmek için, politik liderlerin:
• Atacakları her adımda küreselleşmenin yarattığı ortamı ve iletişimdeki teknolojik gelişmeleri hesaba katan bir liderlik anlayışı ile hareket etmeleri gerekmektedir.
• Ekonomi açısından, uluslararası etkilere açık piyasalardaki dengeleri sağlamak ve korumakla yükümlüdürler.
• Ekonomi-politik ve sosyo-psikolojik açısından, toplumu gerecek davranış ve beyanlardan kaçmalıdırlar.
Bunu daha da açalım:
İletişimin bugün ulaştığı aşama inanılmaz boyuttadır. Dünyanın en ücra köşesinde söylenen bir söz, yapılan her uygulama, alınan her önlem, sergilenen her davranış, tüm ülkede, hatta tüm dünyada etki yapabilir. Bu bağlamda siyasi liderlerin ağzından çıkan her sözü, her davranışı, kısaca her adımı yankı bulma potansiyeli taşımaktadır.
Durum bu olunca, siyasal liderlerin sorumsuzca, bilgisizce ve dengesiz konuşmaları, sağduyu ve sağgörüden yoksun önlem ve uygulamaları, dengesiz davranışları, ülkede ekonomik, sosyal, siyasal, sosyal, sosyo-psikolojik ve psikolojik bunalımlar yaratma potansiyeli ile yüklü olur.
Bunun en çarpıcı örneğini, TC Milli Güvenlik Kurulu’nda anayasa fırlatmalı kavgada gördük: Borsa iflas noktasına geldi, büyük bir ekonomik bunalım ve siyasal doğdu.
SAYIN EROĞLU’NUN DİLE GETİRDİKLERİ…
Sayın Eroğlu’nun da, 15 Kasım 2010 Cumhuriyet Bayramı’mızın 27nci yıldönümünde söylediklerini, küresel liderlik kavramı çerçevesinde ele almak gerekir.
Sayın Eroğlu’nun sözlerinde şunlar var:
• Ekonomiye, sosyal dokuya, iç barışın devamına olumsuz etki yapan önlemler söz konusudur.
• Bir takım mali, ekonomik tedbirler alınmalı, kamu ve özel sektöre çekidüzen verilmeli, ama mali tedbirler alınırken bunların ekonomiye, sosyal dokuya, iç barışın devamına olumsuz etki yapmaması muhakkak gözetilmelidir.
• Halk arasında bundan kaynaklanan bazı tedirginlik vardır.
• Kıbrıs Türk halkı çalışkandır, ulusal değerlerine, devletine, Anavatanı’na bağlıdır.
• Halkımız gerektiği zaman özveride bulunmasını bilen bir halktır.
• İnanıyorum ki Anavatan Türkiye Hükümeti ile hükümetimiz gerekli çalışmaları ihtimamla yapacaklar ve bu süreci kapanmayacak yaralar açmadan atlatmış olacağız.
SON OLARAK
Sayın Eroğlu’nun vurgulamalarının, küresel liderlik kavramına örnek olabilecek bir içerik taşıdığını düşünüyorum.
Buna karşın, toplumu bilerek ya da bilmeyerek gerenlerin önlem, uygulama, davranış ve söylemleri için ne yazık ki bunu söylemek mümkün değil!
Oysa tam da sağduyu ve sağgörü zamanıdır.
Cumhurbaşkanı Sayın Eroğlu’nun söylediklerini tam zamanında, sağduyuya, sağgörüye yapılan bir çağrı, ciddi bir uyarı ve gerilen ortamı yumuşatmaya yönelik bir katkı olarak değerlendirmek gerekir.
Dilerim bu sese kulak verilir.
- Edebiyat kimi kurtarır?
- Kıbrıs’taki yuvamız
- Petrol ile doğal gazın dayanılır/dayanılmaz ağırlığı
- Uluslararası hukuk denen şey
- Üzüm diyarının kitabı ve düşündürdükleri
- “Osmanlı Reform Sürecinde Kıbrıs”
- İşin özü egemenlik
- Siyaset ve ekonomi
- “Keşke”li bir bayram yazısı
- “Sağduyuya çağrı” nitelikli bir değerlendirme
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































