Advertisement

Advertisement

Bir anketin dili

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
01/06/2011


İsmail Bozkurt İsmail Bozkurt


KADEM’in yaptığı kamuoyu araştırmalarının güvenirliği konusunu daha önce de bu sütunda dile getirmiştim.
Bu güvenirlilik, son olarak DP’nin yaptırdığı kamuoyu araştırmasını daha da önemli ve anlamlı kılıyor.
Kızılsa da, art niyet aransa da sonuçlar güvenilirdir, anlamlıdır ve çok şey anlatmaktadır.
Halk Milletvekili Transferleri Hoş Karşılamıyor
Bana göre çalışmanın en anlamlı ve ümit verici sonucu, halkın milletvekili transferlerine bakış açısıdır.
Seçildiği partiden istifa ederek başka bir partiye geçen bir milletvekilinin, oylarını da birlikte götürdüğü sanılır ya da varsayılır.
Çok insan, kendi sayısal durumu ele alındığında kitlesel sayılabilecek milletvekili istifaları yaşayan DP’nin, bir daha toparlanamayacağı ve hatta siyasal arenadan silineceğini düşünmüştü.
Oysa görüyoruz ki aradan geçen ve çok uzun olmayan zaman süresinde DP’nin, Nisan 2009 seçimlerinde %10.6 olan oy oranı, bu gün bir seçim olsa %13.9’a çıkacak!
Yani DP %31.1 kazançlı çıkacak!
Bu demektir ki DP’den istifa edenler, oylarını birlikte götürmemişler.
Eğer götürmüşlerse, o durumda DP’nin oylarını %31.1’in çok üstünde artırdığını varsaymak gerekir. İki olasılık da DP’nin milletvekili kaybına karşın güç kazandığını gösteriyor ki önemli olan da budur.
Şu ya da bu!
“Halkın yargısının acımasızlığı” bir daha ortaya çıktı.
Siyaset kurumu bundan ders alır ve halkın dilini anlar mı?
Göreceğiz.
Muhalefet Partilerinin Durumu
Araştırmanın üzerinde durmak istediğim ikinci yönü, muhalefet partilerinin durumu ile ilgilidir.
Bugün seçim olsa, UBP’nin 2009 Nisan seçimlerinde %43.9 olan oy oranının %37.2’ye düşecek olmasını anlamak kolaydır.
Bir iktidar partisinin, hele son bir yıllık gelişmelere bakıldığında oy oranının düşmesi kadar olağan sonuç olamaz.
Buna karşın ana muhalefet partisi CTP – Birleşik Güçler’in, aynı dönemde oy oranının %29.3’ten %26.9’a düşmesini, manidar, “önemli ve anlamlı” olarak nitelemek gerekir.
İki başka muhalefet partisi DP ile TDP’nin oy oranlarını, sırasıyla %31.1 ve %38.9 artırması, olaya dramatik bir öge de eklemektedir.
Bunun anlamı, iktidar partisi UBP kan kaybediyor ama kazanan ana muhalefet değil de başka bir muhalefet oluyor.
Bunun, halktaki yeni dengelere eğilim potansiyeli ile ilgili anlamlı bir gösterge olması olasılığı yadsınabilir mi?
Halkın Sorun Gördükleri
En önemli iki sorunun, sıra ile %51.9 oranıyla ekonomik sıkıntılar ve %30.1 olması; buna karşılık Kıbrıs sorununun yanlıca %9.5 oranında önemli sayılması, kamuoyu araştırmasının ilginç sonuçlarından biridir.
Bu, soruna masada görüşme yoluyla federal bir çözüm bulunmasının giderek ütopyalaşması ile doğru orantılı bir sonuç değil de nedir?
Gerçekten de 43 yıldır sonuç alınmadan süregelen bir görüşme süreci, ütopyalılaşmış olmaz da ne olur?
Koşut olarak, ekonomik sıkıntılar yaşayan UBP’nin, ekonomik sıkıntıları en önemli sorun olarak gören halk tarafından Kıbrıs sorununda aklanması demek değil mi bu?
Bu sonuç, Kıbrıs sorununa ısrarla ideolojik bakış açısı bakanlar için düşündürücü olmalıdır.
Son Olarak
Son olarak halkın %43 oranında erken seçim istemesinin de önemli ve anlamlı olduğunu düşünüyorum.
Bana göre, Parlamento aritmetiğinden kaynaklanan siyasal dengeler, bir erken seçimi göstermiyor.
Kolayca da göstermeyecek!
Ana muhalefetin de güç yitirmekte olması, bu dengeleri değiştirebilme potansiyeli taşımadığının göstergesidir.
Yani ana muhalefet, halkın isteğini kitlelerin siyasal talebine dönüştürme gücünü taşımıyor.
Bundan dolayıdır ki halkın isteğine karşın, erken seçim olma olasılığını, en azından şimdilik görmüyorum.
Zaman ne gösterir onu bilemem.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK İsmail Bozkurt

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.