Aslı Murat: “Hız tespit kameralarında ekonomi ve trafik güvenliği zarara uğradı”
26/09/2026
Avukat Aslı Murat, 15 Eylül 2026 tarihli Sayıştay’ın “Hız Tespit Kamera Sisteminin Değişimine İlişkin Denetim Raporu” üzerinden yaptığı değerlendirmede, eski ve yeni hız tespit kamera sistemlerinde yaşanan sorunların hem kamu kaynakları hem de trafik güvenliği açısından ciddi biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti. Sayıştay raporuna ilişkin haberlerde de eski sistemin neden değiştirildiğine dair yeterli belge bulunamadığı, yeni sistemde yazılım entegrasyonu sorunları yaşandığı ve 20 mobil kameranın PGM’ye teslim edilmediği aktarılmıştı.
“Çalışan sistemi kaldırmışız, yenisini tam çalıştıramamışız”
Murat, yaklaşık 20 yıldır kullanılan eski kamera sisteminin neden değiştirildiğine ilişkin Sayıştay’ın herhangi bir rapor, inceleme veya gerekçeli karara ulaşamadığını belirterek, eski kameraların veri toplamaya devam etmesine rağmen yazılıma erişim sağlanamadığı için cezaların kesilemediğini ifade etti.
Yeni sistemde de yazılımların entegre edilemediğini, 20 mobil kameranın polise teslim edilmediğini ve ihlallerin cezaya dönüşmediğini belirten Murat, “Yani çalışan sistemi kaldırmışız, yenisini tam çalıştıramamışız” dedi. Sayıştay raporunu aktaran haberlerde, eski sistem nedeniyle 600 milyon 334 bin 571 TL’ye kadar cezanın düzenlenemediği, yeni sistemin kurulumundan devreye alınmasına kadarki dönemde ise yaklaşık 173,9 milyon TL’lik cezanın kesilemediği belirtiliyor.
“Devlet yönetiminde top çevirmenin adı koordinasyon değildir”
Sayıştay’ın bilgi ve belge talebi sürecinde yaşananlara da değinen Murat, sorumluluğun kurumlar arasında birbirine yönlendirildiğini savundu.
“Müsteşar Trafik Dairesine, Trafik Dairesi Bakanlığa, Bakanlık yeniden Daireye. Devlet yönetiminde top çevirmenin adı koordinasyon değildir” ifadelerini kullanan Murat, Sayıştay’ın bazı sorularına yanıt verilmemesini ve istenen bilgi ve belgelerin paylaşılmamasını da eleştirdi.
“Savcılık en kısa zamanda gerekeni yapmalıdır”
Murat, raporun kimseyi suçlu ilan etmediğini vurgulayarak, ortaya konulan fiil ve ihmallerin kamu zararı, görevin ihmal edilmesi ve koşulların oluşması halinde görevi kötüye kullanma açısından polis ve Başsavcılık tarafından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Sayıştay’ın raporu Hukuk Dairesi’ne gönderdiğini hatırlatan Murat, dosyanın bütün sorumluluk zinciri gözetilerek gecikmeden ele alınması gerektiğini söyledi.
Murat, konunun yalnızca mali boyutuyla ele alınamayacağını belirterek, “Sonuçta kaybedilen yalnız para değil. Hepimizin parası, hepimizin trafik güvenliği ve hepimizin devletten hesap sorma hakkı” ifadelerini kullandı.




























































































































































































