Bir Dava ve Yapılması Gerekenler
10/11/2012
Sibel Siber
Son birkaç gündür, sonuçlanan bir mülkiyet davası ile ilgili çeşitli yorumları ve eleştirileri izliyoruz gerek basında gerekse Cumhuriyet Meclisi’nde…Geçtiğimiz gün, Cumhurbaşkanlığı’ndan da bu konuyla ilgili doyurucu olmasa da bir basın açıklaması yapıldı.
Bu davayı önemli kılan esas neden, mülkiyette bir takas olayının ilk kez gerçekleşiyor olmasıydı. Diğer bir deyimle Türk ve Rum mülkiyet sahiplerinin, terk etmek zorunda kaldıkları mallarını karşılıklı takas etme konusunda anlaşmaya varmalarıydı.
‘Timvios davası’ olarak da bilinen bu davanın seyrinde neler olup bittiğine bir göz atarsak, bu tartışmaların nedenini daha iyi anlarız diye düşünüyorum.
Dava süreci şöyle gelişmiştir: Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK), dostane çözüm çerçevesinde tarafların aldığı takas kararını onaylar; fakat, Rum Vasilik makamı, karara şiddetle karşı çıkar ve devir işlemlerinin yapılmasına engel olur. Bu yüzden de o dönemde takas gerçekleşemez.
Davacı Dr.Timvios bu kez, Rum Vasilik aleyhine Kıbrıs Rum mahkemesinde dava açar ve davayı kazanır. Buna rağmen Vasilik yine karara uymayınca, Dr.Timvios, davayı AHİM’e taşıyacağını söyler. Bunun üzerine Vasilik, AHİM’ de kendi aleyhine bir karar çıkmasını önlemek için kararı onaylayacağını bildirir. Yani bir noktada geri adım atar ve TMK’nın çok önceden onayladığı takas kararını onaylamak zorunda kalır.
Son aşama olan malların karşılıklı devir işlemine gelince ise, bizde bir imza yetkisi karmaşası yaşanır.Tabii burada taşınmazın sahibinin özel kişi olmaması da rol oynar.Türk tarafı, imza vermeye defalarca çağrıldığı halde gitmeyince, AHİM’e şikayet edilir. Bunun üzerine AHİM, Vasilik makamına yetki vererek bu devir işlemini gerçekleştirmesini ister.Yani hukuksal yönden tartışmalı olan Vasilik makamına, AHİM’in bu kararıyla yeni bir yetki kazandırılmış olur.
Toplum çıkarlarını ilgilendiren konularda, zamanında ve doğru karar verememe veya verilen bir kararın doğuracağı sonuçları önceden hesaplayamama ne yazık ki ilk kez tanık olduğumuz bir durum değildir. Dileğimiz, bu yetkinin bu vaka ile sınırlı kalması ve ileride aleyhimize sonuçlar doğurmamasıdır.
Bu olumsuzluğu bir yana bırakırsak, gerçekleşen takas olayıyla mülkiyet çözümünde olumlu bir de adım atıldığı ortadadır. Bu anlaşma ile takas yolu açılmış ve bu takasa, başlangıçtaki tüm itirazlarına rağmen, Vasilik makamı onay vermek zorunda kalmıştır.
Mülkiyet sorununda çözüm yollarından biri de takas olduğuna göre, şimdi yapılması gereken,TMK’ya bağlı bir alt komisyon kurup, gerekli yasal düzenlemeleri de yaparak takası süratle devreye sokmaktır.
Konunun uzmanları tarafından da olumlu görüş verilerek desteklenen bu önerinin, beklenen olumlu yanları şunlar olacaktır:
1-Kıbrıslı Türklere açılan takas yolu ile, iki kesimlilik korunurken, TMK’daki mülkiyet davalarının sonuçlanması hızlanacak ve aynı zamanda Devletin, tazminat ödeme yükü de azaltılmış olacaktır.
2-Takas devreye girerese, Kuzey’deki tapuların büyük bir kısmı, uluslar arası hukuk tarafından kabul edilen tapulara dönüşecektir. Bugün, Rum orijinli malların hem piyasa değeri açısından hem de diğer hukuki yönden sorun yarattığı hepimiz tarafından bilinen bir gerçektir. Bu taşınmazların tapularının uluslar arası tanınmışlığa dönüşmesiyle mülkiyetin değeri artacak ve ekonomimize büyük katkı sağlayacaktır.
3-Takas işlemi, Türk ve Rum mal sahiplerinin onayıyla gerçekleşeceği için, insan haklarına uygun olacak, ileride olası bir şikayete yol açmayacaktır. Kıbrıs’ta çözümün önünde en büyük engelin mülkiyet olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu yöndeki ilerlemelerin çözüme de katkısı olacağı açıktır.
4-Bu yöntemle, kişilerin Güney’de terkettiği ve Kuzey’de aldıkları mallar arasındaki dengesizlik de büyük ölçüde giderileceği için, kamu vicdanını yaralayan yılların iskan adaletsizliği de bir ölçüde giderilmiş olacaktır.
5-Takas yolu açılırsa, Güney göçmeni Kıbrıslı Türklerin mallarını satmasının (üstelik değerinin çok altında) veya satma girişiminin önüne geçilmiş olacaktır. Bugün, bazı Kıbrıslı Türklerin sözleşmeler yoluyla Güney’de bıraktıkları malları satmaya çalıştıkları bilgisini almaktayız. Bu satışlar, tapu kayıtlarına işlenmediğinden satış oranının ne olduğu konusunda da tam bilgi sahibi değiliz
Timvios davasının sonucunu, ‘global takasın yolu açıldı’ diye yorumlayanlar oldu .Bu yorumların, daha çok kişisel bir arzuyu yansıttığı ortadadır, çünkü bu takasta mülkiyet sahiplerinin onayı alınmış ve devir işlemi öyle gerçekleşmiştir. Annan Planı’ndaki mülkiyet çözümünün de temeli buna dayanmaktaydı.
Bazılarının iddia ettiği gibi Güney göçmeni Kıbrıslı Türkler, o şartlarda feragatname imzaladılar diye Güney’deki mülkiyet haklarını kaybetmemiştir. Hiçbir makam bu insanların Güney’de bıraktıkları malları, mal sahibinin arzusu dışında global takasta kullanamaz. Takas, iki bölgelilik korunacak şekilde ancak mal sahiplerinin onayı ile gerçekleşebilir ve tam da yapılması gereken budur… Bu dava bu yolun kapısını açmıştır, tabii değerlendirebilirsek….
- Tarihi bir Kulüp İle Geçmişe Uzanmak 3
- Doğru Adımlar Bizi Ürkütmesin!…
- Bakan Olmanın Dayanılmaz Cazibesi!...
- Değişen Dünya, Bakü ve Enerji
- Şu Pasaport Meselesi!...
- Biri Sizi Dinliyor (mu?)
- Kullanıcı mı? Mal Sahibi mi?
- Bir Süre Ara Veriyorum… Sevgiyle Kalın!...
- O’nu Yazmak Zor!
- Tremeşe ve Köklerimiz
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































