Advertisement

Advertisement

Lider Olmak ve Medya

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
09/02/2011


Sibel Siber Sibel Siber


Tıp profesörü bir arkadaşımla sohbet ediyordum. Söz döndü dolaştı, eski zamanlara geldi, yani bir nevi nostaljik sohbete dönüştü sohbetimiz. Bir ara arkadaşım önündeki gazete başlığına göz atarak, “Biliyor musun, artık  toplum liderleri de değişti, eski liderler gibi değiller…” dedi.

Tam olarak ne demek istediğini anlayamamıştım, bunu yüz ifademden anlamış olacak ki, tarihte yer etmiş birçok lider ismini sıraladı ardı ardına. Genelde kendilerinden hayranlıkla sözedilen, saygın, hatta erişilmez gördüğümüz liderlerdi bunların çoğu.

Sonra da günümüz liderlerinden örnekler verdi. Birçok devletin, lider veya başkanlarının isimlerini sıraladı bir bir… Fransa, İtalya, Almanya gibi Avrupa ülkeleri liderlerinden ve Ortadoğu ülkeleri liderlerinden örnekler vererek sürdürdü konuşmasını.

Büyük kitlelerde hayranlık uyandıracak, karizmatik, bilgili, kibar, kültürlü, demokrat, dürüst, hoşgörülü, neyi bilip neyi bilmediğinin farkında olan, davranışlarında ölçülü ve tutarlı, hangi yaştan, hangi sosyal gruptan olursa olsun karşısındakine saygılı bir lider bulmaya çalıştık birlikte bu liderler arasından. İcraatlarından çok, kişilik açısından ele alıp değerlendirmeye çalıştık onları ve ne yazık ki hayal kırıklığı yarattı günümüz liderlerinin birçoğu bizde.

Bazıları en mahrem yaşantılarıyla, sevgilileri, aşklarıyla gündemde, bazıları karşısındakini küçümseyici davranışlar içinde, olduğu yeri ve makamı hazmedememenin verdiği sarhoşluk içinde … Bazısı ırkçılık kokan söylemleriyle gündemde… Mikrofon uzatıldıkça, soru soruldukça, bilgisi olsun olmasın her konuda görüş verme gafleti içinde bazıları… Bazı liderler ise demokrasiyi hiç öğrenemediler yaşamlarında; büyüdükleri, yetiştikleri ortam demokratik bir ortam olmadığı için belki de, demokrasi sadece sözcük olarak yerleşti hafızalarına… İktidardaki gücün, kendilerinin değil de halkın gücü olduğunu unutarak, toplum lideri olmaktan çıkıp diktatör havasına girdiler böylelikle.

Hiç unutmuyorum, öğrencileriyle iletişim kurmakta zorlanan, öğrencilerine hep tepeden bakan  bir hocamıza, anlattığı konuyla ilgili bir soru sormuştu arkadaşım. Hocamız, nedense soruyu yanıtlamak yerine, kendisine karşı saygısızlık yapılıyor gibi bir düşünceye kapılmış ve hiç beklemediğimiz bir anda büyük bir öfkeyle “Soruları ancak ben sorarım, sen bana soru soramazsın!” demişti. Ta küçük yaşlardan, “Sen sus, konuşma, haddini bil!..” ültimatomlarıyla büyüyen ve  böyle bir eğitimden geçen kimselerden, gücü eline geçirdiğinde ne yazık ki demokratik bir tavır ve hoşgörü beklenemez.

Geldikleri aile yapısının, çevrenin ve aldıkları eğitimin, iktidarın gücüyle sentezlenmesi sonucu liderlerin davranışları ortaya çıkmaktadır. Kişisel karakteristik özelliklerinin rolü de tabii ki yadsınamaz .

Geçmişte yaşamış birçok liderin, liderlik vasıflarının daha güçlü olduğunu varsaydığımızda; iletişim çağında yaşamayan bu liderlerin, özel yaşamları, insani zaafları ve kişilikleri hakkında ne kadar az bilgi sahibi olduğumuzu da hatırladık karşılaştırmamızı yaparken.

Tarihte yer etmiş toplum liderlerini gözümüzde büyütmemizin bir nedeni de, onların günümüz medyası ile tanışamamış olmaları mıydı acaba?  Yani tamamen bir algılamadan mı kaynaklanıyordu eski liderleri daha iyi liderler olarak tanımlamamız, yoksa gerçekten birer değer miydiler?

Şimdiki liderler her an, her adımda medya denen, çağımızın o aşırı bilgilendirme ağının içinde dönüp durdukları için mi, eski liderlerle kıyaslandığımızda daha az karizmatik algılıyoruz onları; yani bir nevi kurbanı mı oluyorlar iletişim çağının, her an gözönünde olmakla?

İşte bu soruların yanıtlarını düşündük birlikte, bitirirken sohbetimizi.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Sibel Siber

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.