Advertisement

Advertisement

Mektup

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
22/12/2010


Sibel Siber Sibel Siber


Referandum’dan sonra Kıbrıslı Türklere verdiği sözleri yerine getirmeyen Avrupa Birliği, Avrupa Parlamento’sunda temsil edilmeyişimizi göz önünde bulundurarak, çözüm üretme yoluna gitmiş ve Kıbrıslı Türklerle Yüksek Temas Grubu adında bir grubun kurulmasına karar vermiştir.

2005 yılından beri faaliyette olan bu Grubun esas amacı, Kıbrıslı Türklerin seçilmiş temsilcileriyle, sivil toplum örgütleriyle, üniversite yöneticileri ile, kısacası genel anlamda Kıbrıslı Türklerle görüşme yapmak, sorunları dinlemek ve elde ettikleri verileri Avrupa Parlamentosu’na ileterek, sorunlara çözüm üretmektir

Bir toplumun temsiliyetini ancak o toplumun temsilcileri yapabilir. Bu şüphe götürmez bir gerçektir. Bizim Avrupa Parlamentosu’ndaki temsiliyetimizi de, normal şartlarda kendi Meclis’imizin milletvekillerinin yapması gerekirdi. Bunun için de bize ayrılmış iki sandalye vardı; fakat bildiğimiz olaylar zincirinde bu temsiliyet engellendi.

Bugün Avrupa Konseyi’nde (AKPA) iki milletvekilimizle temsil edilme hakkını elde etmişken, maalesef Avrupa Parlamentosu’nda bu hakkımızı elde edemedik veya hakkımız gasbedildi.

Yüksek Temas Grubu’na dönecek olursak, kuruluşundaki amacı Kıbrıslı Türklerle temas olan bu gruba, normal şartlarda, Kıbrıslı Türkler’i anlayan, onlarla ilişki kurmak isteyen, kısacası tezlerine olumlu yaklaşan parlamenterler üye olmak isteyecektir diye düşünülür. Ya da tam tersi, Kıbrıslı Türkleri haksız gören ya da bakış açısı Rum lobiciliğin etkisi ile şekillenmiş parlamento üyelerinin, bu grubun üyesi olmayı tercih etmeyecekleri düşünülebilir.

Ama lobicilik tabii ki çok farklı bir olay. Özellikle güçlü Rum lobisini ele alacak olursak, onlar her platformda, her grupta etkin olabilmek için çalışıyor. Dolayısıyle Kıbrıslı Türkler için kurulan bir gruba girmemek yerine, o gruba girebilmek veya kendilerine yakın olanların girmesini sağlamak, onlar için bir lobicilik başarısıdır. Böylelikle, kendi görüşleri dışında veya kendi tezlerine uygun olmayan bir kararın geçmesine engel olabileceklerinin bilincindedirler.

Bu bağlamda, Kıbrıslı Türklerle Yüksek Temas Grubu’nun üyelerine göz atacak olursak, biri İngiliz milletvekili fakat Kıbrıslı Rum asıllı, biri Yunanlı, biri İspanyol ama danışmanı Kıbrıslı Rum, diğer ikisi ise Türklere karşı olumsuz politikalarıyla bilinen, Türkiye’nin Avrupa Birliğine girmesine kesinlikle karşı çıkan aşırı sağ uçtan Alman ve Avusturyalı iki parlamenter. Geriye kalan diğer üç parlamenter ise bizi anlıyor, lehimize kararlar geçirmeye çalışıyor, fakat beşe karşı üç oyla tabii ki bu imkansız.

Kıbrıs’a ziyaretlerinde konaklama yeri olarak bile, Türk tarafını tercih etmeyen bir temas grubunun, ne derece bizim sesimiz olabileceği ortadadır. Bizim otellerimizde konaklamak için gruba yapılan öneri, yine oylama yapılarak reddedilmiştir. Tüm bu olanların, gruptaki ve Parlamentodaki diğer tarafsız üyeleri de rahatsız ettiğinin farkındayız.

Kısacası bugüne kadarki gözlemlerimiz ve Grup içerisinde bize yakın olan üyelerden de elde ettiğimiz bigileri birleştirdiğimizde çıkan sonuç, bugünkü yapısıyla Yüksek Temas Grubu’nun verimli olamayacağıdır.

Tüm bu veriler ışığında, Avrupa Parlamentosu Başkanı’na, Yüksek Temas Grubu ile ilgili şikayetlerimizi ileten mektubu yazmayı bir sorumluluk olarak gördüm. Şimdi yapılması gereken konunun takipçisi olmak ve temas değil, tıpkı AKPA’daki gibi temsiliyet talep etmektir.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Sibel Siber

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.