Advertisement

Advertisement

Biri Sizi Dinliyor (mu?)

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
15/06/2011


Sibel Siber Sibel Siber


Telofonum çaldı. Arayan eski bir tanıdıktı. Her zamanki heyecanlı ve gür sesiyle:
“Farkında mısın tüm bu olan bitenin bilmem; ama, her şey bir bir satılıyor…” dedi.
“Doğu Akdeniz Koleji ile ilgili gelişmeleri mi kastediyorsun? Sanırım bu tepkilerden sonra geri adım atarlar…” dedim; inandırıcı olmadığımın farkındaydım ama biraz da öfkesini yatıştırmak istemiştim.
O ise, sesini daha da yükselterek, “Kim geri adım atacak ki!... Bizim Devlet büyüklerimiz, Kolej’in Vakıf Başkanı ile görüşmüş ve protokolun geçerli olduğunu söylemiş; söz konusu okulun dış ilişkiler sekreteri söyledi televizyonda, canlı yayında… Böyle sessiz kalırsak, tüm kurumlarımız yok pahasına elden çıkarılacak.. Doğu Akdeniz Koleji zarardaydı deniyor, öyleyse ve bir çıkış yolu aranıyorsa, yöntem bu mu olmalıydı? Belki, başkaları da talip olurdu… Belki de Kolejin şu andaki kadrosu talip olurdu… Niye kapalı kapılar ardında yapılıyor pazarlıklar? Göreceksin, bunların arkası gelecek… Bugün Doğu Akdeniz, yarın bir başkası…” dedi.
Son günlerde birçok kişinin içinde duyduğu kaygıyı seslendiriyordu duyarlı kişiliğiyle…
“Her şey çok hızlı gelişiyor… Sence planlı mı tüm bunlar yani bir amaca hizmet için mi, yoksa beceriksiz yönetimlerin yol açtığı zararlara çıkış yolu bulmak için yine beceriksizce verilen acele kararlar mı?” dedim.
“Kendi öz sermayeni başkalarına üstelik ihalesiz devrederek mi çözüm bulacaksın sorunlarına? O zaman her şeyi devredelim bir an önce; hiç başımız ağrımasın…” dedi, bir an sessizleşti sonra,
“Telefonum dinleniyor biliyorum; ama söylediklerimden hiç çekinmiyorum; kimseden korkum yok!...” dedi.
“Telefonunun dinlendiğini nereden çıkardın şimdi, senin telefonunu niye dinlemek istesinler ki…?”
“Dinliyorlar, biliyorum; hatta eminim…”dedi kararlı bir sesle.

Telefonu kapattıktan sonra, “telefonum dinleniyor” sözüne takıldım nedense. Telefonunun dinlendiği pek inandırıcı gelmemişti bana. Kendi halinde bir esnaf… Hiçbir partinin üyesi veya sempatizanı değil, devletin hiçbir kadrosunda görev almamış… Sadece, her dönem muhalif… Son günlerde beni sık sık arar ve ülkemizdeki bazı gelişmeleri, kendi yorumunu da katarak anlatır ve sözlerinin sonunda mutlaka telefonunun dinlendiğini de özellikle belirtme ihtiyacı duyardı.

Kendi ülkemizde, sıradan bireyler olarak telefonda konuşmaya da mı korkar olduk? Bir nevi “paronoya”ya mı sürüklüyor acaba tüm bu yaşananlar bizleri… İtiraf etmeliyim ki, telefonda konuşurken, bazen bir üçüncü şahsın bizi dinliyor olabileceği benim de aklıma takılıyor ve o ana dek gayet samimi sürdürdüğüm konuşmamı, farkında olmadan resmileştiriyorum. Karşımdaki, bu değişikliği farkedince de “Belli olmaz, belki biri bizi dinliyor” diyorum. Bu defa da karşı taraf, “Doğru söyle … Eee, peki dinlediler mi şimdi tüm konuştuklarımızı?” diye endişeye kapılıyor ve o andan itibaren sohbetimiz ruhsuzlaşıyor ve içtenliğini yitiriyor… Tanımadığımız, bilmediğimiz üçüncü bir şahsı da düşüncelerimizle sohbetimize konuk ettiğimiz için sohbet, sohbet olmaktan çıkıyor…

“Telefonlar dinleniyor” şüphesi, mahremiyete bir saldırı olduğu için, aslında korkudan da öte, panik ve endişeye sürüklüyor insanı… En özel sohbetlerin yabancılar tarafından öğrenilmesinin kabul edilecek bir yanı olamaz şüphesiz.

Bu dinleme işi eğer varsa, bunu yapanları gerçekten merak ediyorum; çünkü iyi bir iş çıkarmak için, saatlerce, günlerce hatta aylarca onca insanı dinlemek hiç de kolay değil herhalde… Hele hele konuşulanların çoğunun “geyik muhabbeti”nden öteye gitmediğini var saydığınızda, oldukça sıkıntılı bir iş de diyebiliriz... Şaka bir yana, sohbetlerimizin tadını kaçıran “biri bizi dinliyor” düşüncesi, belki de kendimizi fazla önemsemenin yarattığı şüphecilikten başka bir şey değil; ama, yine de…!

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Sibel Siber

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.