Advertisement

Advertisement

Delgen: “Gördüğüm manzara, krizin ve kaosun yönetilemediği yönünde”

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
31/08/2026

Delgen: “Gördüğüm manzara, krizin ve kaosun yönetilemediği yönünde”

Girne açıklarında alabora olan yolcu gemisi faciasını değerlendiren emekli Türk Deniz Harp Subayı ve savunma analisti Suat Delgen, geminin acil durum ve tahliye süreçlerinin doğru yönetilip yönetilmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Delgen, “Gördüğüm manzara krizin ve kaosun yönetilemediği ve bu konuda gerekli eğitimlerin alınamadığı şeklinde” dedi.

Nazar Eriskin  ile “Güne Dair” programına konuk olan emekli Türk Deniz Harp Subayı ve savunma analisti Suat Delgen, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Arama-kurtarma faaliyetlerinin önemli bir devlet fonksiyonu olduğunu vurgulayan Delgen, yaşanan facianın yalnızca KKTC açısından değil, uluslararası kamuoyu açısından da önemli bir sınav olduğunu söyledi.

KKTC’nin denetim fonksiyonlarını şeffaf şekilde yerine getirdiğini uluslararası kamuoyuna göstermek zorunda olduğunu belirten Delgen, geminin teknik yeterliliği kadar mürettebatın yeterliliklerinin ve acil durum eğitimlerinin de araştırılması gerektiğini ifade etti.

“Kaptanın uzun süre denizde görev yapması yeterli değil”

Geminin yüksek hızlı katamaran tipi bir tekne olduğuna dikkat çeken Delgen, kaptanın uzun yıllardır denizde görev yapmasının tek başına yeterlilik göstergesi olmadığını söyledi.

Delgen, “Kaptan uzun süredir denizde görev yapıyor ama bu tür gemilerde görev yapmak için acaba yeterli sertifikasına sahip mi?” sorusunun sorulması gerektiğini belirterek, kaptanın STCW kapsamında gerekli eğitimlere sahip olup olmadığı, tahliye protokollerini uygulayabilecek yeterlilikte bulunup bulunmadığı ve kriz yönetimi konusunda eğitimlerinin sorgulanması gerektiğini kaydetti.

“Kriz durumu yönetilmemiş”

Geminin limandan ayrıldıktan kısa süre sonra su almaya başlaması halinde kaptanın öncelikle suyun neden gemiye girdiğini ve tahliye pompalarının yeterli olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini belirten Delgen, seyir güvenliğinin tehlikeye girmesi durumunda acil durum sinyali verilmesinin önemine işaret etti.

Delgen, geminin su alması halinde stabilitenin korunmasının kritik olduğunu, yolcuların panik halinde gemi içerisinde hareket etmesinin ise stabiliteyi olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Gemide acil durum anonslarının yapılması, yolcuların sakinleştirilmesi ve gerektiğinde kontrollü tahliye gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Delgen, görüntüler ve yolcu anlatımları üzerinden yaptığı değerlendirmede, “Benim gördüğüm kadarıyla bunların hiçbirisi yapılmamış maalesef” ifadelerini kullandı.

“Kaptan gemiyi en son terk eder”

Delgen, kaptanın gemiyi ne zaman terk ettiğinin de araştırılması gerektiğini belirterek, sivil denizcilikte gemiyi en son kaptanın terk etmesi gerektiğini söyledi.

Geminin terk edilmesi kararının verilmesi halinde yolcuların tahliye noktalarına yönlendirilmesi, can sallarının hazırlanması ve kontrollü bir tahliye gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydeden Delgen, personelin tamamının kurtulduğu, buna karşın bazı yolcuların kurtulamadığı bir tablonun ciddi soru işaretleri yarattığını ifade etti.

“Türk Loydu’nun klas vermesi tek başına yeterli değil”

Geminin Türk Loydu tarafından sınıflandırılmış olmasının önemli olduğunu ancak bunun gemide görev yapan personelin yeterliliğiyle aynı konu olmadığını vurgulayan Delgen, “Sorun burada bu geminin bu sınıfa uygun yeterlilikteki personel tarafından işletilip işletilmediği ve bu personelin bu sınıfa uygun emniyet eğitimlerini belli periyotlarla yapıp yapmadığı” dedi.

Delgen, SOLAS kurallarının ve güvenlik prosedürlerinin gemide düzenli olarak uygulanıp uygulanmadığının da kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

“Geçmişteki kazalar araştırmada dikkate alınmalı”

Geminin geçmişte yaşadığı kazaların bugünkü facianın kesin nedeni olarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağını belirten Delgen, ancak bu kayıtların teknik soruşturmada mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Geminin geçmişte bakım ve onarımdan geçtiğine dikkat çeken Delgen, bu süreçlerin ardından sızdırmazlık ve stabilite testlerinin yapılıp yapılmadığının ve geminin HSC sınıfında yolcu taşımaya uygunluğunun hangi testlerle belirlendiğinin kamuoyuna açıklanmasının önemli olduğunu söyledi.

“Resmi makamlar kamuoyunu tatmin etmeli”

Yaşanan facianın ardından resmi makamların stratejik iletişim açısından daha hızlı ve kapsamlı bilgilendirme yapması gerektiğini belirten Delgen, farklı tanık anlatımlarının ve iddiaların kamuoyunda bilgi kirliliğine yol açabileceğine dikkat çekti.

Delgen, “Devletin en önemli fonksiyonlarından bir tanesi olan denetim ve sertifikasyon fonksiyonunu tam olarak yerine getirdiğine dair hem ulusal hem uluslararası kamuoyunu tatmin edecek kalitede ve sorumlulukta açıklamaların yapılması gerekiyor” dedi.

Kazanın nedeninin ayrıntılı teknik inceleme sonucunda ortaya çıkacağını vurgulayan Delgen, facianın ardından acil durum ve tahliye eğitimlerinin daha sıkı şekilde denetlenmesi gerektiğini belirtti.

Delgen, yaşananların ardından yaptığı genel değerlendirmede ise “Deniz hiçbir zaman şaka kabul etmez” diyerek, acil durum senaryolarının ve tahliye prosedürlerinin personel tarafından içselleştirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.