Advertisement

Advertisement

Kamu maliyesi ile ekonomi alanında ortak aklı bulmak

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
01/04/2011


İsmail Bozkurt İsmail Bozkurt


Kamu maliyesi, bir ülke ekonomisi ile elbette ki bağlantılıdır ama ekonominin kendisi demek değildir. İkisinin birlikte ele alınması gerekir.
Siyasal erkin belki de en büyük hatası, kamu maliyesini ekonominin yerine koyması, en azından koyar konumunda görünmesidir.
Bu bakımdan diyalog ve değişim kapılarını açmayı hedefleyen ve “Beşparmak Grubu, “Özker Özgür Barış ve Demokrasi Vakfı” (BADEV), “Kıbrıs Türk Yöneticiler Derneği” ve “Demokrasi ve Kalkınma Platformu Derneği” (DEKAP)’nden oluşan,”Toplumsal Diyalog ve Değişim İnisiyatifi’nin  işe bu konulardan başlamak istemesini anlamak zor değildir.
Toplumsal Diyalog ve Değişim Forumu
Toplumsal Diyalog ve Değişim İnisiyatifi, bu amaç için 22-23 Mart 2011 tarihlerinde,  Acapulco Hotel’de, beyin fırtınası niteliğinde ve:
•    Hükümet ve siyasi parti temsilcileri (Hükümet adına Maliye Bakanı Ersin Tatar; DP adına Genel Başkanı Serdar Denktaş; ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı katıldı),
•    Sendikalar, meslek odaları ve iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşları;
•    Basın camiasını temsil eden örgütler;
•    Toplumsal faydayı öngören çeşitli hareket, dernek ve vakıflar; ve
•    (İçlerinde benim de yer aldığım) konuya duyarlı birey, akademisyen ve uzmanların
katıldığı forumda:
1.    Kamunun verimliliğinin ve etkinliğinin artırılması için atılması gereken adımlar,
2.    Kamu maliyesinde gelir-gider dengesinin tesisi için alınması gerekli tedbirler,
3.    Ekonomik dinamizm/büyüme ve sürdürülebilir bir ekonomi için atılması gereken kısa ve uzun vadeli adımlar,
ele alındı ve bu konularda ciddi bir beyin fırtınası estirildi.
Bu yazıyı kaleme alırken Forum Sonuçları henüz yayınlanmamıştı. Ama bu yazının yayınlandığı tarihe kadar, büyük olasılıkla yayınlanmış olacak!
NASIL BİR BEYİN FIRTINASI?
Forum'da estirilen beyin fırtınası ile ilgili bazı saptamalarım sizlerle paylaşmak istiyorum:
•    Forum, bir Soru Konferansı formatındaydı ve bu formatta nutuklar atılmadı; uzun, hatta kısa konuşmalar yapılmadı. Sorular, görüşler, öneriler çok kısa olarak gerekçesiz olarak dile getirildi.
•    Foruma katılanların yaş ortalaması düşüktü. Gençler çoğunluktaydı. Bu gençlerin düşünce üretebilmesi, ürettikleri düşünceleri savunabilmelerini görmek; onca genç beyinle karşılaşmak sevindirici, ümit verici ve çok güzeldi.
•    Düşünceler için hiç bir kısıtlayıcılık yoktu. Çılgınca, hatta deli saçması olarak nitelenebilecek şeyleri de söylemek serbestti. Ortaya konanlar, kişilerin örgütlerini bağlamıyordu.
•    Forum’un tüm çalışmalarında, düşüncelerin ve bir konu hakkında kimin nasıl davrandığının ve ne dediğinin açıklanmayacağı (Chatham House kuralları) peşinen kabul edilmişti.
•    Forum “ortak akıl arama” aramaya yönelikti. Önce bir beyin fırtınası oturumunda, yukarıdaki üç temel konuyu en iyi temsil edebilecek 160 soru üretilmiş, sonra bu sorular birleştirilerek / süzülerek 14 soruya indirilmiştir. Son aşamada, tüm katılımcıların tüm çalışma gruplarına katıldığı bir yöntemle sorular/öneriler konsolide edilerek ortak sonuçlara varılmıştır.
•    Sonuçlara oylama ile değil, uzlaşma ile varılmış, tartışmalı konular bertaraf edilmiştir. 
•    En önemli hususlardan biri de çok değişik kesimlerden gelen 66 insanın konular üzerinde uzlaşma sağlayabilmeleridir.
YA BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Sonuçlar içinde can alıcı olanlardan biri, Kıbrıs sorununun bitmesini beklemeden sorunların çözümlenebileceği saptamasının yapılası; diğeri, temel sorun olarak “siyasal erk”ni gösterilmesi  ve bu konuda değişimin koşul olarak gösterilmesidir.
Değişimin, olabildiği ölçüde paydaşların da katılımı ile şekillendirilecek bir program çerçevesinde yapılmasının en demokratik ve sağlıklı yol olduğu açıktır.
Forum büyük oranda bunu gerçekleştirmiştir.
Verilen bilgiye göre, bir tek “Sendikal Platform,” önce katılacağını söylemiş olmasına karşın Forum’a katılıp katkı koymamıştır.
Bir konuda “ortak aklı” ortaya çıkarmak, hiç de küçümsenecek bir şey değildir.
Bu bağlamda ciddi ve yapıcı bir iş başarıldığını, demokrasinin temel ilkeleri olan hoşgörü, diyalog ve uzlaşma yolunda büyük adımlar atıldığını düşünüyorum.
Aslında bu sonucu, süregiden gerginliği azaltmak ve bunalımı aşmak için ele geçen bir fırsat olarak değerlendirmek gerekir.
Bu fırsatın kullanılmadan yitirilmesi büyük kayıp olacaktır.
Hiçbir hedefe, gerginliği sürekli olarak tırmandırmakla ulaşmak mümkün değildir.
Sonuçta eğer uzlaşma sağlanmazsa hepimizin, ama özellikle birilerinin zararlı çıkacağını tahmin etmek zor de değildir.
Sonrasını birlikte görüp değerlendireceğiz.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK İsmail Bozkurt

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.