Hüseyin Ekmekçi yazdı: Bu facia dibine kadar soruşturulmalı
31/08/2026
BÜYÜK BİR FELAKET YAŞADIK. HEPİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN. ACILI AİLELERİMİZE KARŞI EMPATİ YAPMAK BİLE İMKANSIZ… ÖNCELİĞİMİZ DENİZALTINDA KALAN VATANDAŞLARIMIZI AİLELERİNE TESLİM ETMEK… BU UZUN SÜRE ALABİLİR; İNSANÜSTÜ BİR GAYRET İSTER
SORUMLULUĞU BULUNAN HERKES, BUNUN GEREKTİRDİĞİ HUKUKİ, İDARİ VE VİCDANİ BEDELİ TAŞIMAK ZORUNDADIR. BU FACİA DİBİNE KADAR SORUŞTURULMALI
Sekiz insanımızı kaybettik. Ağır yaralılarımız var. İlk belirlemelere göre 19 insanımız kayıp. Kayıp çocuklarımız,, anneler var…. Büyük bir felaket yaşadık. Depremden bu yana annelerin, çocukların ve babaların yaşadığı en büyük acı bu… İzleri yıllarca silinmeyecek…
Şimdi kimsenin, “Kazadır kardeşim, her ülkede olur” deme hakkı yoktur. Bu kadar canın kaybolduğu bir olay, sıradanlaştırılamaz. Üzeri birkaç açıklamayla örtülemez. Birkaç gün sonra gündemden düşmesine izin verilemez. Sonuna kadar hesabının sorulması gerekiyor
Önceliğimiz elbette insanlarımız. Önümüzdeki 48 saat çok kritik. Aileler yakınlarını bekliyor. Öyle bir dram ki, ölülerine razı… Denizde bulunmayı bekleyen vatandaşlarımız ailelerine kavuşturulmalı. Yaralılarımız için tüm imkânlar seferber edilmeli. Acılı ailelere doğru, düzenli ve şeffaf bilgi verilmeli.
Facianın ilk anından itibaren yardıma koşan sivil vatandaşlarımız büyük bir insanlık örneği gösterdi. Polisimiz, İtfaiyemiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına bağlı deniz ekipleri bütün imkânlarını seferber etti. Sağlık Bakanlığı organizasyonu kusursuzdu…
Vatandaşlar gelmeden ambulanslar olay yerine gitti. Acil hekimleri ve müdahale ekiplerinin yanı sıra, Nalbantoğlu Başhekimi ile Başhekim Yardımcısı da yaralılara rıhtımda bizzat ilk müdahaleyi yaptı.
Hastanelerdeki isim listeleri Kriz Masasına iletildi, ölü, kayıp, sağ isimleri belirlendi.
Türkiye’den adaya ulaşan Deniz ve Kara Kuvvetleri ekipleri de arama-kurtarma çalışmalarına büyük katkı sağladı. Hükümet tarafından kurulan kriz masası hızlı ve doğru çalıştı. Kurumlar arasında koordinasyon sağlandı.
Sahadaki ekiplerin gayreti, daha büyük bir acının yaşanmasının önüne geçti. İnsanüstü bir çabayla çalışan herkese teşekkür etmek gerekiyor. Böyle bir günde doğru yapılanı da söylemek, gösterilen emeğin hakkını teslim etmek zorundayız. Ortak bir çabayla felaketin büyümesi önlendi
Ancak kurtarma çalışmaları ile soruşturma birbirinden ayrılmalı. Bugün ve devam eden günlerde bütün enerjimizi insanlarımızı bulmaya vermeliyiz. Fakat aynı anda deliller korunmalı, kayıtlar güvence altına alınmalı ve bağımsız bir soruşturmanın zemini hazırlanmalı.
Fiberglas yapılı yolcu gemisi hangi koşullarda denetimden geçti? Denize elverişlilik raporunu kim hazırladı? Sefer iznini kim verdi? Geminin bakım kayıtları eksiksiz miydi? Daha önce herhangi bir hasar aldı mı? Filo Denizcilik bu gemiyi elinden çıkarmaya çalıştı mı?
Bunlar suçlama değil, cevaplanması gereken sorular. Nasıl ki depremde sınırları aşarak büyük bir hukuk mücadelesi verdik; şimdi de aynı sorumluluk ve kararlılıkla ilerlemeliyiz. Kaybedilen her bir canın hesabını sormak ülkemizin tüm kurumlarının öncelikli görevi
Geminin teknik dosyaları, bakım belgeleri, liman çıkış kayıtları, mürettebat yeterlilik belgeleri, hava ve deniz uyarıları derhal güvence altına alınmalı. Geminin sahibi de kaptanı da ilgili bakanlık yetkilileri de izin verenler de denetim sorumluluğu taşıyanlar da aynı ciddiyetle sorgulanmalı.
Kamunun hızla liyakat kaybettiğini yıllardır söylüyoruz. Geçmişte denizcilik tecrübesine sahip isimlerin yönettiği Limanlar Dairesinin ve benzeri kritik kurumların siyasi kadrolaşmanın alanına dönüştürülmesinin bedeli ağır olabilir. Hayat bize acı tecrübelerle bunu yaşayarak öğretiyor
Denetim sürecinde ülke içinden isimlerle oluşturulan bir kurul yeterli değil. Uluslararası denizcilik kurallarını bilen, gemi mühendislerinden deniz hukuku uzmanlarına kadar bağımsız isimlerin yer alacağı bir araştırma kurulu şart. Türkiye’den teknik ve bilimsel destek alınmalı.
İzin alanlardan izin verenlere, gemiyi işletenlerden denetleyenlere kadar herkesin yeterliliği araştırılmalı. Ucu nereye giderse gitsin gerçek ortaya çıkarılmalı. Başta da dediğim gibi, “canım, kazadır, olur” demek acılı ailelere yapılacak en büyük zulümdür
Başbakan Ünal Üstel’e bu noktada çok ciddi bir görev düşüyor. İcranın başı olarak bağımsız ve kapsamlı raporun hazırlanmasında hassasiyet göstermeli, ardından da gereğini yapmalı. Bu iradeyi ortaya koyacağına inanıyorum. Devlet ciddiyetinin gereği de budur…
Şiödi birbirimizi suçlama zamanı değil. Bugün kayıplarımızı bulma, yaralılarımızı yaşatma ve ailelerin yanında durma zamanı. Ancak yarın da unutma zamanı olmayacak. Çünkü bu, basit bir deniz kazası değil, ölenler rakam değil, insandır.
Ve sorumluluğu bulunan herkes, bunun gerektirdiği hukuki, idari ve vicdani bedeli taşımak zorundadır. Bir kez daha ölenlere rahmet, ulusumuza başsağlığı dilerim. Güçlü bir organizasyonla felaketin boyutunu azaltan devlet kurumlarına da teşekkür ederim…























































































































































































