Trump, İran'a karşı ekonomik savaş ilan etti
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı "şimdiye kadar eşi görülmemiş ölçekte" ekonomik savaş ilan etti.
20/08/2026
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a bir anlaşma yapma fırsatını kendisinden başka kimsenin vermediğini savundu.
İran'ın bu fırsatı değerlendiremediğini kaydeden Trump, "Bu nedenle bugün, herhangi bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanmış en ezici ekonomik operasyonu ilan ediyorum. Bu, eşi benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon olacak." ifadelerini kullandı.
Trump, İran donanmasının yok edildiğini, hava kuvvetlerinin imha edildiğini, askeri fabrikalarının enkaz halinde olduğunu, para biriminin değersiz ve ülkenin pamuk ipliğine bağlı durumda olduğunu öne sürdü.
ABD Başkanı Trump, şöyle devam etti:
"Bugün ayrıca, finans kuruluşlarının, şirketlerin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran'a herhangi bir tür can simidi sağlamasına izin veren herhangi bir ülkenin de muazzam ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalacağını ilan ediyorum. Petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri, paravan şirketler, bunların hepsinin derhal sonlandırılması gerekiyor. Kim olduğunuzu biliyorsunuz."
İran tehdidini izole etmek ve yenilgiye uğratmak için tüm müttefiklerin ABD'nin yanında durmasına ihtiyaç olduğunun altını çizen Trump, İran'ın köşeye sıkıştığını ve bu tarihi önlemlerin ülkenin "dünya genelinde terör yayma kabiliyetlerini" felce uğratacağını ifade etti.
ABD'NİN STRATEJİSİ İŞE YARAR MI?
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda elindeki askeri seçenekler sınırlı bu nedenle ekonomik baskıyı artırma yöntemini seçti.
Amerikan New York Times gazetesinde yayımlanan analizde İran'ın ABD'nin ekonomik baskısına ne kadar dayanabileceği mercek altına alındı.
Çin gibi İran'dan petrol satın alan ülkelere yaptırım uygulanmaya başlanabileceğine veya finansal işlemlere ilişkin ilave cezalar uygulanabileceğine dikkat çekildi.
1979'DAN BERİ ABD YAPTIRIMLARI VAR
Gazete bu önlemlerin ne kadar işe yarayacağını şüpheli olduğu yorumuna yer verdi. İran'ın, 1979'dan beri ABD yaptırımları altında olduğu hatırlatıldı. İran'ın ekonomisinin ABD'den gelen baskıyla şekillendiğinin altı çizildi.
İran'ın ABD'nin yaptırımlarını Çin ve Rusya'ya ucuza petrol satarak aşmaya çalıştığına vurguda bulunuldu. Çin'in İran'dan satın aldığı petrolü, ABD yaptırımlarının kıskacına girmeyecek küçük rafinerilerde değerlendirdiği belirtildi.
İran'ın petrolünü satabilmek için kaçakçılık ağlarını genişleterek gölge bir filo oluşturduğu da hatırlatıldı.
Petrolü mal karşılığında takas ederek sanayi sektörünü geliştirdiği, ithalatını ve dolar kullanımını ise büyük ölçüde azalttığı belirtildi.
Savaş ve Amerikan ablukasından bu yana İran'ın, petrolünün bir kısmını kara ve demir yoluyla naklettiğine de dikkat çekildi.
"İRAN, ATEŞKES DÖNEMİNDEN FAYDALANDI"
İran'ın Haziran ayında Amerika Birleşik Devletleri ile mutabakat zaptı imzalandıktan sonraki sakin dönemi de titizlikle değerlendirdiği belirtildi.
İran'ın abluka öncesinde boğazın dışında satmaya hazır beklettiği petrolü bulunduğuna dikkat çekildi. Mutabakat zaptının hemen ardından İran'ın 80 milyon varil petrol ihraç ederek depolama üzerindeki baskıyı hafiflettiği vurgulandı.
İran'ın yükselen petrol fiyatları sayesinde, bu yılki petrol satışlarından öngörülenden daha çok gelir elde ettiğinin de altı çizildi.
Bu veriler dikkate alındığında ABD'nin öngördüğü gibi İran'ın ekonomisindeki çöküşten dolayı teslim olmasının zor olduğu vurgulandı.
İran uzmanı Veli Nasr'a göre İran için seçenekler tam teslimiyet ile sonuna kadar mücadele arasında değişiyor. Nasr, "Onlar, daha iyi bir anlaşma elde etmenin tek yolunun, şimdiki bedelleri göze alıp küresel ekonomiyi ve Trump'ı köşeye sıkıştırmak olduğuna inanıyorlar." dedi.
60 GÜNLÜK SÜRE SONA ERMİŞTİ
İran ile ABD arasında savaşı sona erdirmek amacıyla 17 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptı, taraflara nihai bir barış anlaşmasına varabilmeleri için 60 gün süre tanıyordu.
Mutabakat, İran'ın nükleer programı ve ABD yaptırımlarını kapsayacak daha geniş bir anlaşma için müzakere süreci öngörüyordu.
Ancak anlaşma, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticareti açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle kısa sürede çözülmeye başlamıştı.
Sürenin sona ermesinin ardından ABD, geçici ateşkes anlaşmasının süresini uzatmayacaklarını duyurmuştu.








































































































































































































