Advertisement

Advertisement

Uzak Yol Kaptanı Ulus Göker’den gemi faciasına ilişkin çarpıcı açıklamalar

Uzak Yol Kaptanı ve kaza araştırma uzmanı Ulus Göker, Haber Kıbrıs ekranlarında Çilem Dağıstanlı’nın sorularını yanıtlayarak 30 Ağustos’ta meydana gelen gemi faciasını değerlendirdi.

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
10/09/2026

Uzak Yol Kaptanı Ulus Göker’den gemi faciasına ilişkin çarpıcı açıklamalar

Uzak Yol Kaptanı ve kaza araştırma uzmanı Ulus Göker, Haber Kıbrıs ekranlarında Çilem Dağıstanlı’nın konuğu olarak 30 Ağustos’ta meydana gelen gemi faciasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gemide 267 kişinin bulunduğu, 239 kişinin kurtarıldığı, 14 kişinin hayatını kaybettiği ve programın yayımlandığı tarih itibarıyla 14 kişinin kayıp olduğu belirtilirken, Göker kazanın meydana gelişinden tahliye sürecine, geminin denetimlerinden kaptanın yeterliliğine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Göker, facianın temelinde bir “ihmaller zinciri” bulunduğunu savunarak sorumluluğun yalnızca kaptan ve gemi personeliyle sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.

“Bu sadece kaptanın, personelin yaptığı ihmallerden değil” diyen Göker, gemilerin yeterince denetlenmemesinin ciddi sorunlara yol açtığını öne sürdü. Göker, “Bile bile, göz göre göre bu duruma gelmesi üzücü olduğu kadar da tedirgin edicidir” ifadelerini kullandı.

“16 Mayıs’taki görüntüler bir uyarıydı”

Göker, 16 Mayıs tarihinde yolcular tarafından çekildiğini belirttiği görüntülerde geminin alt bölümünden su geldiğinin görüldüğünü ve bunun önemli bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.

Söz konusu durumun yeterince dikkate alınmadığını savunan Göker, 30 Ağustos günü de gemiye su girişinin devam ettiğini ileri sürdü. Geminin yüksek süratle seyre devam ettiğini belirten Göker, bunun meydana gelen hasarı ağırlaştırdığı görüşünü dile getirdi.

“Yol kesilseydi geri dönebilirdi”

Kazanın önlenip önlenemeyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göker, kaptanın su alındığının fark edilmesinin ardından geminin yolunu kesmesi gerektiğini söyledi.

Göker, geminin henüz limandan fazla uzaklaşmadığını belirterek, “Yol kesip geri dönebilirdi rahatlıkla” dedi.

Geminin süratini kesmesi halinde hasarın daha sınırlı kalabileceğini savunan Göker, batma sürecinin de uzayacağını ve bunun düzenli bir tahliye için zaman kazandırabileceğini ifade etti. Göker’e göre doğru müdahaleyle yolcular çok daha güvenli şekilde tahliye edilebilirdi.

Tahliye ve eğitim prosedürlerine dikkat çekti

Göker, gemilerde personelin düzenli olarak yangın ve gemiyi terk tatbikatları yapması gerektiğini belirterek, faciada mürettebatın yeterliliği ve sertifikasyonuyla ilgili ciddi soru işaretleri bulunduğunu savundu.

Tatbikatların gemi jurnaline kaydedilmesi gerektiğini ifade eden Göker, yolculara da gemi hareket etmeden önce acil durumlarda nasıl davranacaklarına ilişkin bilgilendirme yapılması gerektiğini kaydetti.

Göker, “Kaptan her seferinde kalkmadan önce mutlaka yapması gerekiyordu bunları. Yapılmadı bunlar. Bunlar gibi birçok yanlış, yapılmayan, eksik, kusurlu işler var” değerlendirmesinde bulundu.

Limanlar Dairesi’nin denetim sorumluluğuna işaret etti

Geminin 2024 yılında KKTC bayrağına geçtiğini ve Türk Loydu tarafından klas sertifikası verildiğini belirten Göker, bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi.

Göker, Türk Loydu’nun klas kapsamında yaptığı kontrollerin yanı sıra KKTC Limanlar Dairesi Müdürlüğü bünyesindeki denetim mekanizmasının da gemiyi kontrol etmesi gerektiğini savundu.

“Türk Loydu’nun sadece klas olarak kontrol etmesi yeterli değil” diyen Göker, gemideki diğer ekipmanların yerel makamlar tarafından denetlenmesi ve sertifikaların buna göre düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

Kaptanın belgeleri konusunda ciddi iddialar

Göker, gemi kaptanının mesleki yeterlilik ve sertifikasyon sürecine ilişkin de dikkat çeken iddialarda bulundu.

Kaptanın Honduras’tan aldığı belirtilen belgelere değinen Göker, bu tür bir yeterliliğin eğitim ve sınav sürecinden geçilmeden alınmasının kabul edilemeyeceğini savundu.

Göker, kaptanın uzun süre mesleğe ara verdiğini de ileri sürerek, söz konusu belgelerin ve yeterliliklerin kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi. Benzer durumların başka gemilerde bulunup bulunmadığının da incelenmesi çağrısında bulundu.

“Yardım çağrısı yapılması gerekiyordu”

Göker, geminin su almaya başlamasının ardından gerekli incelemenin yapılması ve tehlikenin boyutunun anlaşılması halinde şirketin ve ilgili güvenlik birimlerinin bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kaptanın tahliyeyi yönetmesi gerektiğine dikkat çeken Göker, mürettebatın yolculara hangi çıkışları kullanacaklarını göstermesi ve tahliye sürecini organize etmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.

Göker’den VDR değerlendirmesi

Gemilerde uçaklardaki kara kutuya benzer şekilde seyir verilerini kaydeden VDR sisteminin bulunduğunu belirten Göker, söz konusu cihazın gemide bulunduğunu ancak çalıştırılmadığını öne sürdü.

Göker, cihazın aktif olması halinde olay sırasında sinyal vermesi gerektiğini savunarak, çalıştırılmamış olmasını da kusurlu hareketlerden biri olarak değerlendirdi.

Batığın çıkarılmasının maliyetine ilişkin değerlendirme

Göker, batık geminin çıkarılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak önceliğin kayıp kişilere ulaşılması olması gerektiğini vurguladı.

“En değerli varlık orada insan” diyen Göker, kayıplara ulaşılmasının maddi değerlerle ölçülemeyeceğini ifade etti.

Batığın tamamen çıkarılmasının ise farklı bir konu olduğunu belirten Göker, kendi tahminine göre operasyonun 5 ila 10 milyon dolar arasında, hatta daha yüksek bir maliyete ulaşabileceğini söyledi. Göker, geminin sigorta değeriyle kurtarma maliyeti arasındaki farka da dikkat çekti.

“Liyakatli insanlar göreve getirilmeli”

Faciadan çıkarılması gereken en önemli derslerden birinin etkin denetim olduğunu vurgulayan Göker, denizcilik alanında uzman ve liyakatli kişilerin görevlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Siyasi veya kişisel ilişkiler yerine uzmanlığın esas alınması gerektiğini belirten Göker, denizcilik sektöründeki deneyimli isimlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanılması çağrısında bulundu.

Programın sonunda topluma da çağrıda bulunan Göker, facianın unutulmaması ve yetkili kurumların denetim konusunda sürekli takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Göker, “O kadar bilgili, tecrübeli insanlarımız var burada. Yetenekli insanlarımız var. Liyakatli insanlarımız var. Bunlardan faydalanmasını bilmemiz gerekiyor” diyerek sözlerini, “İhmaller zinciri. Deniz hata kabul etmez” ifadeleriyle tamamladı.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.