Yılmaz: Üç önemli görev var; arama-kurtarma, sorumlulardan hesap sorulması ve gerekli tedbirlerin alınması
03/09/2026
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başbakan Ünal Üstel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Girne açıklarında meydana gelen deniz faciasına ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Yılmaz, KKTC’ye bu kez Girne açıklarında yaşanan ve herkesi derinden sarsan deniz faciasının ardından ortak acıyı paylaşmak, taziyelerini sunmak ve dayanışma iradesini göstermek amacıyla geldiklerini söyledi.
Geniş bir heyetle KKTC’ye geldiklerini belirten Yılmaz, heyette Türkiye Sağlık Bakan Yardımcısı, Türkiye İçişleri Bakan Yardımcısı, Türkiye Aile Bakan Yardımcısı ile Türkiye Adalet Bakanlığı ve Türkiye Ulaştırma Bakanlığı yetkililerinin bulunduğunu ifade etti.
Yılmaz, bu vesileyle Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına selamlarını, yaşanan facia dolayısıyla taziye ve başsağlığı dileklerini bir kez daha iletti.
“Hepimizin başı sağ olsun. Tüm milletimizin başı sağ olsun” diyen Yılmaz, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diledi.
“Tüm imkanlarımızı seferber ettik”
Facianın ilk anlarından itibaren Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Yılmaz, Türkiye’nin tüm imkanlarının seferber edildiğini söyledi.
Kendisinin de süreç boyunca Başbakan Ünal Üstel başta olmak üzere KKTC’deki tüm yetkililerle sürekli diyalog içerisinde olduğunu ifade eden Yılmaz, bugünkü ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile de bir araya geldiğini belirtti.
Yılmaz, Erhürman ile yaşanan facia ve yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmeler yapma imkanı bulduklarını söyledi.
İlgili kurumların yetkililerinden arama-kurtarma faaliyetlerinin mevcut durumu ve yaşanan kazanın aydınlatılmasına yönelik çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi aldıklarını belirten Yılmaz, kayıp vatandaşların aileleriyle de bir araya gelerek acılarını paylaştıklarını ifade etti.
Ailelerin beklentilerini ve önerilerini dinlediklerini belirten Yılmaz, “Ateş düştüğü yeri yakıyor. En büyük acıyı onlar yaşıyorlar” dedi.
Yakınlarını kaybetmenin ve sevdiklerinden gelecek bir haberi beklemenin ağır yükünü taşıyan ailelerle gerçekleştirdikleri görüşmelerde acılarını yürekten paylaştıklarını belirten Yılmaz, bu zorlu süreçte Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC makamları olarak her zaman ailelerin yanında olduklarını ve olacaklarını vurguladı.
Gemide 267 kişi bulunuyordu
Facianın ayrıntılarını da paylaşan Yılmaz, 30 Ağustos günü Girne’den Mersin Taşucu’na hareket eden Filojet isimli yolcu gemisinin 259 yolcu ve 8 mürettebatıyla birlikte Girne açıklarında su alarak alabora olduğunu söyledi.
Gemide bulunan 239 kişinin sağ olarak kurtarıldığını belirten Yılmaz, ilk açıklamalarda 9 kişinin hayatını kaybettiğini ve 19 kişinin kayıp olduğunu ifade etti.
Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu’nun çalışmaları koordine etmek üzere bölgedeki gemilerde bulunduğunu belirten Yılmaz, bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını ve naaşın denizden çıkarıldığını açıkladı.
İdari usuller gereğince kimlik tespiti yapılmasının ardından naaşın kimliğinin kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Yılmaz, böylece hayatını kaybedenlerin sayısının 10’a çıktığını söyledi.
Yılmaz, yoğun çalışmalar sonucunda başka naaşlara da ulaşılmasının beklendiğini belirterek, gelişmelerin ilgili kurumlar tarafından çalışmalar titizlikle tamamlandığında kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.
“Ancak bir ilerleme sağlandığını bugün rahatlıkla ifade edebilirim” diyen Yılmaz, Deniz Kuvvetleri Komutanı başta olmak üzere çalışmaların yürütülmesinde emeği bulunan tüm yetkililere teşekkür etti.
İki yaralının hayati tehlikesi bulunmuyor
Yılmaz, sağ olarak kurtarılan yolcuların sağlık durumlarına ilişkin de bilgi verdi.
Sağ kurtarılan yolculardan 131’inin tedavilerinin tamamlandığını ve taburcu edildiğini belirten Yılmaz, hastanelerde şu anda yalnızca iki hastanın bulunduğunu açıkladı.
Hastalardan birinin yoğun bakımda olduğunu ancak yoğun bakımdan çıkarıldığını belirten Yılmaz, mevcut bilgiler doğrultusunda iki hastanın da hayati tehlikesinin bulunmadığını söyledi.
Sağlık Bakan Yardımcısı’nın hastaları bizzat ziyaret ederek durumları hakkında ayrıntılı bilgi aldığını ifade eden Yılmaz, yaralıların tedavi süreçlerinin yakından takip edildiğini kaydetti.
“Güçlü bir koordinasyon tesis edildi”
İhbarların alınmasının hemen ardından KKTC makamlarıyla güçlü bir koordinasyon tesis edildiğini belirten Yılmaz, arama-kurtarma faaliyetleri için Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün imkanlarının seferber edilerek bölgeye yönlendirildiğini söyledi.
Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından tehlike safhasının ilan edildiğini belirten Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumların KKTC makamlarıyla tam bir eş güdüm ve iş birliği içerisinde harekete geçtiğini ifade etti.
Yılmaz, bu süreçte Başbakan Ünal Üstel ve ekibine teşekkür ederek, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin gece gündüz çok yakın bir çalışma yürüttüğünü söyledi.
Süreçte sorumlulukla hareket edildiğini ve çalışmaların güçlü şekilde yürütülmesi için tüm gayretin sarf edildiğini belirten Yılmaz, Üstel’in şahsında emeği geçen herkese teşekkür etti.
Arama-kurtarma çalışmalarına geniş katılım
Yılmaz, KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın dört gemiyle arama-kurtarma çalışmalarına katıldığını belirtti.
Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın ise üç gemi, bir helikopter, dalış ekipleri ve sonar sistemiyle çalışmalara destek verdiğini söyledi.
Deniz Kuvvetleri’nin sekiz gemi ve üç insansız hava aracıyla, Hava Kuvvetleri’nin ise bir helikopter ve bir insansız hava aracıyla operasyonda yer aldığını açıklayan Yılmaz, çalışmaların 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü ifade etti.
Kıbrıs kıyı emniyetine ait römorkör ve dalış ekiplerinin yanı sıra özel tekneler ve balıkçı teknelerinin de arama-kurtarma faaliyetlerine destek olduğunu belirten Yılmaz, gönüllü olarak çalışmalara katılan ve operasyonlara güç veren herkese teşekkür etti.
“Enkaz yaklaşık 550 metre derinlikte”
Arama-kurtarma çalışmalarında kullanılan teknolojik imkanlara ilişkin bilgi veren Yılmaz, TCG IŞIN’ın gelişmiş sonar sistemiyle yaptığı taramalar sonucunda batığın yerinin tespit edildiğini söyledi.
TCG ALEMDAR’ın da uzaktan kumandalı sualtı aracıyla batığın içinde ve çevresinde yürütülen arama çalışmalarına katıldığını belirten Yılmaz, çalışmalar sonucunda yaklaşık 550 metre derinlikte bulunan geminin enkazına ulaşıldığını açıkladı.
Enkazın çevresinde ayrıntılı görüntüleme ve arama faaliyetlerinin başlatıldığını ifade eden Yılmaz, yürütülen çalışmaların sonuçlarının alınmaya başlandığını söyledi.
Yılmaz, aralıksız sürdürülen arama-kurtarma çalışmaları sonucunda önceki gün kayıp yolculardan birinin naaşına ulaşıldığını ve kimlik tespiti için gerekli işlemlerin başlatıldığını belirtti.
Bugün de başka bir naaşa ulaşıldığını ifade eden Yılmaz, bunun yanı sıra başka naaşlara ulaşılabileceğine ilişkin umut verici göstergelerin bulunduğunu söyledi.
Kazazedelerin tüm ihtiyaçları karşılanıyor
Lefkoşa Büyükelçiliği bünyesinde oluşturulan kriz masası aracılığıyla kazazedelerin ve yakınlarının tedavi, tahliye, barınma, ulaşım ve belge ihtiyaçlarının karşılanması için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirten Yılmaz, büyükelçiye ve Büyükelçilik bünyesinde fedakarca çalışan tüm yetkililere teşekkür etti.
Sağ olarak kurtarılan vatandaşların ve yakınlarının Türkiye’ye dönüşlerinin sağlandığını belirten Yılmaz, ihtiyaç duyan vatandaşlara geçici seyahat belgeleri düzenlendiğini, bilet ve ulaşım işlemlerinin tamamlandığını söyledi.
Ambulans uçakla tahliye edilmesi gereken vatandaşların nakillerinin gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, yaralıların tedavi süreçlerinin yakından takip edildiğini ifade etti.
Hayatını kaybedenlerin naaşlarının nakli konusunda ailelere gerekli desteğin sağlandığını belirten Yılmaz, Türkiye’ye dönen vatandaşların ve yakınlarının karşılanarak illerine ulaştırılması için ilgili valiliklerle koordinasyon kurulduğunu kaydetti.
“Bütün süreç titizlikle incelenecek”
Yılmaz, ilgili kurumların yetkililerinden kazanın meydana geliş şekli, arama-kurtarma faaliyetleri ve yürütülen soruşturmalar hakkında bilgi aldıklarını söyledi.
Başbakan Ünal Üstel’in de ifade ettiği gibi ve Türkiye
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özellikle altını çizdiği üzere gerekli tüm soruşturmaların yapılacağını belirten Yılmaz, KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti makamlarının iş birliği içerisinde hareket edeceğini ifade etti.
“Kimin ihmali varsa, kimin sorumluluğu varsa elbette hukuk önünde hesap vermesi için ne gerekiyorsa yapılmaktadır, yapılmaya devam edilecektir” diyen Yılmaz, soruşturmanın kapsamının geniş tutulacağını vurguladı.
Geminin hangi şartlarda sefere çıktığından teknik yeterlilik ve denetim kayıtlarına, mürettebatın tutumundan ilgili kurumların kararlarına kadar bütün sürecin titizlikle inceleneceğini belirten Yılmaz, hiçbir hususun göz ardı edilmeyeceğini söyledi.
KKTC makamlarınca başlatılan adli, idari ve teknik soruşturmanın sağlıklı biçimde tamamlanması için Türkiye Cumhuriyeti olarak gerekli bütün teknik ve kurumsal desteği sunacaklarını belirten Yılmaz, soruşturmanın büyük bir titizlikle sürdürüleceğini kaydetti.
Facianın yaşanmasında ihmal veya kusuru bulunanların tespit edilmesi halinde hukukun gerektirdiği adımların kararlılıkla atılacağını ifade etti.
“Üç önemli görev var”
Soruşturma sonucunda ortaya çıkacak tespitlerin yalnızca sorumluların belirlenmesi açısından değil, gelecekte benzer faciaların yaşanmaması açısından da önemli olduğunu belirten Yılmaz, gerekli derslerin çıkarılması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, önlerinde üç önemli görev bulunduğunu belirterek bunları şöyle sıraladı:
Arama-kurtarma çalışmalarının yoğun şekilde sürdürülmesi.
Sorumlulardan hesap sorulması.
Gelecekte bir daha benzer hadiselerin yaşanmaması için sistemde olabilecek eksikliklerin giderilmesi, gerekli tedbirlerin alınması ve gereken adımların atılması.
“Tasada da kıvançta da biriz”
Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye’nin geçmişten bugüne karşılaştığı her zorluğa omuz omuza göğüs gerdiğini belirten Yılmaz, yaşanan facianın ardından sahadaki dayanışmanın ve paylaşılan sorumluluğun bu kardeşliği bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
“Biz tasada da kıvançta da biriz. Zor günlerde de geniş günlerde de bir aradayız ve böyle olmaya da devam edeceğiz” diyen Yılmaz, Girne’de yaşanan acının Ankara’da ve Türkiye’nin 81 ilinde aynı derinlikle hissedildiğini ifade etti.
Kayıpları bulunan ailelerin bekleyişinin Türkiye milletinin ortak bekleyişine dönüştüğünü belirten Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti’nin arama-kurtarma çalışmalarından soruşturma sürecine, ailelerin ihtiyaçlarından teknik desteğe kadar her alanda KKTC’nin yanında olmayı sürdüreceğini vurguladı.
KKTC’ye adli yardım ve teknik destek
Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasında adli yardımlaşma anlaşması bulunduğunu da açıkladı.
Bu çerçevede KKTC yargısı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığına bir talep iletildiğini belirten Yılmaz, Adalet Bakanlığının gerekli tüm teknik desteği sunacağını söyledi.
En kısa sürede bu konudaki hazırlıkların tamamlanarak soruşturma sürecine gerekli teknik desteğin sağlanacağını belirten Yılmaz, Türkiye’nin KKTC makamlarıyla iş birliğini sürdüreceğini ifade etti.
Yılmaz, konuşmasının sonunda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına, Türk milletine ve Kıbrıs Türk halkına sabır ve başsağlığı diledi.
Yaralılara acil şifalar temenni eden Yılmaz, sağ olarak kurtarılan yolculara bir kez daha geçmiş olsun dileklerini iletti.
Kayıp yolcular için yoğun gayretlerin sürdürüleceğini belirten Yılmaz, büyük bir fedakarlıkla görev yapan arama-kurtarma ekipleri ile süreçte katkı sunan tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.






























































































































































































