Advertisement

Advertisement

“Aziz Mamas Ve Büyük Yalan”

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
06/01/2013
Poli - Hasan Karlıtaş

“Aziz  Mamas  Ve  Büyük Yalan”

GEÇTİĞİMİZ  haftalarda Anadolu Ajansı kaynaklı, basında yer alan, Güzelyurt’ta bulunan bir manastır kiliseye de adını veren, Aziz Mamas ile ilgili ‘Mamas bir Aziz mi ? Yoksa bir Evliya mı ? ‘ haberi oldukça dikkatimi çekmişti. Bunun üzerine konuyu araştırmaya başladım.

BAHSİ geçen haberde, Aziz Mamas’ın türbesinin,Türkiye Aksaray’da olduğu, Hıristiyanların “Aziz Mamas” diye bildiği din adamının, Müslümanlarca da “Şammas (Şambaz) Baba” isimli bir ermiş olarak bilindiği vurgulanmıştı. Haberin devamında ise, bu türbede her iki dinin mensuplarının, hem mum yakarak hem de dua ederek inançlarını yerine getirdikleri aktarılıyordu. Bir kısmı kaya oyma olan ve mimarisi ile Kapadokya’daki kiliselere benzeyen  türbede, Hıristiyanlar, türbede yatan kişinin M.S. 3. yüzyılda Kapadokya'da yaşamış Aziz Mamas, olduğunu düşünürken, yöredeki Müslümanlar ise aynı yerde Şammas (Şambaz) Baba isimli bir Müslüman ermişinin yattığına inanıyor. Bunun gerçeklik payı nedir ? diyerek bu sorunın izini sürmeye çalışırken, Aziz Mamas ile ilgili bir sürü çelişkili bilgi ve rivayet  karşıma çıktı.

GEÇEN CUMARTESİ günü, Güney Kıbrıs’a, rehber arkadaşım Camal Anıl (Blaki) ile yapmış olduğumuz bir gezi esnasında, Trodos bölgesinin en güzel dağ köylerinden biri olan Pedoulas köyünde, gideceğimiz yolun yönünü karıştırdık. Bir nevi kaybolduk. Bunun üzerine köyün içerisine gidip, birilerine adres sormak isterken, 16.yy’a ait UNESCO kültür miras listesine de giren, bir kilise önünde bir hareketlilik fark ettik. Köy muhtarı olduğunu öğrendiğimiz Andreas ve etrafında bulunanlara selamlaştık. Daha önce tanıştığım, Türkçe de bilen Bizantolog Christodoulos  Hadjichristodoulou’yu da orada gördüm. Onunla konuşurken, Morphou (Güzelyurt) Metropolit’i Neofidos’un da kilise içerisinde olduğunu öğrenmek, bu tesadüf bize ‘İyi ki kaybolduk’ dedirttirdi.Böylelikle, kafamdaki birçok soruyu onlara sorma fırsatını yakaladım. Her ikisi de içtenlikle cevapladılar. Kıbrıs’ı etkileyen azizlerden biri olan, St.Mamas ile ilgili, hem onlardan hem de, son iki haftadır derinlemesine yürüttüğüm çalışmalardan elde ettiğim bilgileri, bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu süreçte çok daha farklı bilgilere de ulaştım. Ancak, doğruluğundan emin olmadıklarımı bu aşamada paylaşmak istemiyorum.

’KIBRISLI Türkleri de, Kıbrıslı Rumları da,hayvanları da çok seviyorum’’ diye bir cümlesini yakaladığım Morphou (Omorfou- Güzelyurt) Metropoliti  Neofidos, Annan Planı döneminde, yürütmüş olduğu ‘Evet’ kampanyası ile dikkat çekmişti. Geçen hafta çıkan haberler üzerine, ne düşündüğünü sorduğum,  Neofidos, Aksaray’da bulunan mezarın, gerçek olma ihtimalinin olmadığını ve bu haberin büyük bir yalandan (Megalo Psema) ibaret olduğunu söyledikten sonra şu bilgileri aktarmaya başlıyor.. ’’  O yöredeki Aziz Mamas’ın gerçek mezarı, Kayseri yakınlarındaki Dikilitaş bölgesindedir. Ancak 19. Yüzyılda tahrip edilerek yıkılmıştır. 1924 yılına kadar Aziz’in ölüm yıldönümü olan her 2 Eylül’de Hırıstiyanlarca ziyaret edilen mezar, bu özelliğini günümüzde Güzelyurt’ta bulunan kiliseye devretmiştir. Kıbrıs genelinde 8 kilise Aziz Mamas adına adanmıştır. En önemlisi 3.yüzyıla ait mermer lahit mezarın (sarcophagus) bulunduğu Güzelyurt’taki Aziz Mamas Kilisesidir.

 

AZİZ MAMAS,  milattan sonra 3. yüzyılda, Ankara, Çankırı yakınlarındaki antik dönemde, Gangra olarak bilinen yerleşim yerinde dünyaya gelmiştir. Kayseri ve Kapadokya bölgesinde yaşayan ve bulunduğu dönemde mucizeler yaratan yardımsever  Aziz Mamas, MS 275 senesinde din şehidi olmuştur. İçerisinde Azizin bedenine ait bazı kısımların da bulunduğu,  şuan Güzelyurt’taki St. Mamas kilisesinde bulunan mermer lahit, Arap akınları zamanında Bizans askerleri ve azizin takipçileri tarafından bu noktaya getirilmiştir. Başka bir inanca gore ise 1071 tarihinde anadolu Selçuk devletinin düşmesinden sonra, hıristiyan göçmenler tarafından Kıbırıs’a getirilimiştir.  Azizin bedenin bazı parçaları ise Kudüs ve Constantinople (İstanbul) gibi  farklı bölgelere götürülmüştür. Constantinople’da (İstanbul) bulunan Aziz Mamas’ın kafatası ise, şövalyeler tarafından bulunduğu St.Mamas Manastırından çalınarak, Fransa’nın Langres şehrindeki Aziz Mamas kilisesine götürülmüştür. (1204)

 

MS 3.yy’da yaşayan Aziz Mamas’ın Kapadokya, Kıbrıs,Lübnan, ve Fransa’da adı yaygın olarak geçmektedir.  Peki Aziz Mamas’ın Kıbrıs ve Güzelyurt ile ilgisi nedir ?

ORTODOKS dünyasını etkileyen azizlerden birisi olan, Aziz Mamas ile ilgili pek çok rivayet arasında, Kıbrıs’ta en çok bilineni, ikonlar üzerinde sürekli olarak aslan üzerine binili ve kucağındaki kuzu ve elinde asa ile tasvir edilenidir.

TARİHÇİ Machairas’a göre, Anadolu’da yaşayan Aziz Mamas’ı aslan üzerinde binili olarak gösteren ikonunun sebebi, onun aslanları yakalayıp ehilleştirmesi ve aslan sütünden peynir yapıp fakirleri beslemesinden dolayıdır. Aziz dağlarda yaşarken hayvanlara incil okurmuş ve geyik ve yaban keçisi gibi diğer vahşi hayvanları da ehilleştirirmiş. Hayvanların etinden ve sütünden fakir insanları yararlandırarak onlara hırsitiyanlık dinini sevdirmeye çalışırmış. Aziz’in çobanların azizi ve yol göstericisi olduğuna inanıldığı için, Mamas öldüğü zaman azizin cesedini bir tabuta koymuşlar ve tabut tanrı’nın yardımıyla, Güzelyurt Körfezi’ne ulaşmış. Tabutu denize bıraktıklarında bir türlü batmamış. Bir türlü batmayan tabutu öküzlerin yardımıyla çekerek gömmeye çalışmışlar. Fakat öküzler bugün kilisenin bulunduğu yerde çömelmişler ve kalkmamışlar. Daha sonra oraya Azizin adını taşıyan, Aziz Mamas kilisesi inşa edilerek mezarı ile bütünleşmiştir.  

KIBRIS’ta anlatılan meşur ‘Aslan ve Kuzu’ söylencesine göre, Aziz Mamas, Bizans Dönemi’nde Güzelyurt yakınlarındaki dağlarda yaşayan genç bir keşişmiş. Dönemin Bizans Dük’ü ondan vergi almak istemiş, fakat o dağlarda mağarada yaşadığı, herhangi bir kamu yolundan yararlanmadığı, sosyal yaşama katılmadığı için vergi vermek istememiş. Dük askerlerini Mamas’ı yakalamaları için göndermiş. Askerler, Mamas’ı yakalayıp cezalandırılması için kente getirirlerken,  ormanda önlerine Kıbrıs tarihinde hiç görülmeyen kuzuyu yemeye çalışan bir aslan çıkmış. Mamas tek bir hareketiyle aslanı durdurup önünde çömeltmiş ve kuzuyu da alarak dükün karşısına aslanın üzerine binili olarak çıkmış. Dük bu mucizevi olayı  gördüğü zaman  Mamas’dan çok etkilenmiş ve azizi ölene kadar vergiden muaf tutmuş. Bu efsanenin doğruluğu yada yanlışlığı Mamas’ın Kıbrıs’a gelip gelmemesi ile alakalı olduğundan, yorumu sizlere bırakıyorum.

AZİZ MAMAS’ın, Anadolu’nun Kapadokya bölgesindeki efsanesi ise şu şekildedir. Efsaneye göre Hıristiyanlığın yasak olduğu ilk dönemlerde, Roma İmparatorluğu bu dine inananlara büyük zulümler yapmaktaydı. Rufina ve Theodotus isimli genç çift de, bu zulümden nasibini almışlardır. Hapise atılıp çeşitli işkence görmüşlerdir. Hamile olan Rufina, kocasının ölümüne dayanamayıp, doğumdan sonra ölür. Bebeği ise Ammia isimli, zengin ve soylu bir kadın evlat edinir. Çocuk büyüdüğünde onu besleyen annesine “mamma, mamma” (hem Latince de hem Yunancada Anne anlamında) diye seslenince Ammia bebeğe Mamas adını verir. Mamas 15 yaşında olmasına rağmen, Hıristiyanlık dinini benimsemiş ve bu dini yaymaya başlamıştır. Bunu öğrenen dönemin Pagan hükümdarı, Mamas’ı yaptığından vazgeçirmek için ona türlü işkenceler yapar. Fakat her seferinde Mamas bu işkencelerden mucizevi bir şekilde kurtularak efsaneleşir.

Başka bir söylenceye göre, Mamas’ın Kıbrıs’a gelişi şu şekilde olmuştur. Haçlı seferleri sırasında, Kıbrıs’ta kamp kuran Bizans ordusu Kıbrıs’a gelirken inandıkları aziz olan, Mamas’ın kemiklerinin içerisinde olduğu lahidi de Kıbrıs’a getirmişlerdir. Güzelyurt’taki kamp yerlerinde Astarte’ye adanmış tapınağın üzerine, (şu anki Aziz Mamas Kilisesi) inandıkları bu azize tapınmayı sürdürmek için küçük bir kilise inşa etmişlerdir. Azizin lahidinin bulunduğu kısımda yer alan kemerdeki resimlerde Aziz’in gördüğü işkenceler anlatılmaktadır. Mermerden yapılan lahit mezarın altında gerçekten de Mamas’ın kemikleri bulunuyor mu ? Bunu araştırdığım zaman, cevap bazılarına göre Evet, bazılarına göre ise hayır. Fransa’nın Langres, Champagne şehrindeki St.Mamas Katedralinde, Aziz MAMAS’a ait olduğu söylenen bir kafatası bulunması olaya daha büyük bir gizem yüklemektedir.

2 EYLÜL GÜNÜ, Mamas’ın din şehidi edildiği gün olarak kabul edilmesinden dolayı, Rum Ortodokslar  her yıldönümünde Mamas’ı, Omorfo metropoliti Neophytos öncülüğündeki ayin törenlerinde, Güzelyurt’taki Kilisede anmaktadır. Kıbrıs’taki Aziz Mamas kiliseleri içerisinde, mezarının burada olduğu düşünülmesinden dolayı en önemlisi, Güzelyurt’taki Aziz Mamas kilisesidir.

AZİZ MAMAS Kilisesi’nin, tarihine baktığımızda uzun bir  mimari geçmişin izleri karşımıza çıkar. Mamas kilisesi yakınlarında, bazı kaynaklara göre, Aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’e bazılarına göre ise, tanrıça Astarte’ye adanmış bir tapınak bulunmaktaydı. Bugün ayakta duran kilisenin temellerinde tapınaktan izler görülmektedir. Bizans Döneminde tapınağın üzerine küçük bir kilise yapılmıştı. Sarı taştan yapılmış bugünkü kilise, 16. yüzyılda inşa edilmiş, ve Osmanlı döneminde ( 1725 - 18. Yüzyıl )  yeniden düzenlenerek kiliseye bir kubbe eklenmiştir. Kilise, Franko-Bizans ve Gotik mimari özellikler taşır.  Kıbrıs’ı ziyaret eden Seyyahlardan Alexander Drummond (1750) ‘ manastır kilisesinin Kıbrıs’taki en iyi türüdür ve italyan stiline sahiptir’, Barskij’nin yazımında ise, Aziz Mamas Kilisesi Hıristiyanlığın etkisindeki güzel mimari örnek olarak şu cümle dikkat çeker ; “ Bu kilise her bakışta gerçekten fevkalededir. ”

Üç neften oluşan yapı orta nefte bir kubbeyle belirtilmiştir. Yapının kuzey batı ucuna eklenen çan kulesi ve batı ve ‘’L’’ biçimindeki kuzeyini çevreleyen oda ve  revaklar, yıkılan kerpiç yapılar yerine 20. yüzyılın başında yapılmıştır.  Doğudaki Apsis bölümü ikonalarla süslenmiş bir ikonastasisle ayrılmaktadır. İkonastasis ve altar 1613 (17. yy) tarihini taşır ve mermer ve ahşap oyma işçiliği ile tartışılmaz bir şaheserdir. İkonastasisin mermer olan alt kısmı incir, üzüm, meşe palamudu figürleri ve bir zamanlar renkli armalar taşıyan Venedik kalkanlarıyla bezelidir. Ağaçtan yapılmış boyalı üst kısmı 16. yüzyılın oymacılık sanatının eşsiz örnekleri arasındadır. Kilise’nin kuzeyindeki,Aziz Mamas’ın yarısı içeriden yarısı dışaradan görülebilen lahdinde ahşap bir kapakla örtülmüş bir delikten göz ve kulak ağrılarını iyileştiren bir sıvının aktığı ileri sürülmektedir. Denize serpilen birkaç damlasının da fırtınaları dindirdiğine inanılmaktadır. Ayrıca lahdin yanında azize adak olarak sunulmuş çeşitli şekillerdeki mumlar ve gümüş kulaklar azizin özellikle kulak rahatsızlıklarını iyileştirme gücüne inandıkları için adanmıştır.

1974 sonrasında İkon Müzesi olarak kullanılan kilisedeki, tüm kilise malzemeleri ve kilise düzeni 1974’te bırakıldığı gibidir. Kilisede sergilenen ikonaların bir bölümü bölgedeki diğer kiliselerden toplanan ikonalardandır. Kilisede 300’ün üzerinde ikon sergilenmektedir. Kilesenin ince işçiliği ile dikkat çeken vaiz kürsüsü 1711 tarihli olup, en eski ikon 1745 senesine aittir. Geçtiğimiz yıllarda tesadüf eseri müze deposunda bulunup, restore edilen, Akatou (Tatlısu) küyüne ait, ‘Hz. İsa İkonu’ , altın rengi kaplaması ve barındırdığı detaylarla paha biçilmez kıymettedir.

MAMAS ile ilgili anlatılan, efsanelerden hangisi doğrudur bilinmez, hatta Kıbrıs’a gelip gelmediği bile ayrı bir tartışma konusudur. Ancak Kıbrıs’ı, Kapadokya’yı (Anadolu’yu) ve Fransa’yı etkilediği açıktır. Aziz Mamas isminin, Kıbrıs’ta adına  çok sayıda kilise yapıldığı için, inanç turizmi anlamında kullanılması gereken, önemli bir değer olduğunu düşünüyorum.

Yararlanılan Kaynaklar : (1) Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Güzelyurt Bölge Amirliği Arşivi

                                        (2) The Cathedral Church of St.Mamas,Morphou (Lefkoşa,2010)

                                           Christodoulos  HadjiChristodoulou

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: aziz mamas
MANŞETLER

HK KÜLTÜR SANAT

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.