Advertisement

Advertisement

Ekin: “Uzun ilişkilerde flörtleşmek ve küçük jestler çok önemli”

Yağmur Düşer'in sunduğu Yaşama Katkısı Olsun programının bu haftaki konuğu Uzman Klinik Psikolog Aşkın Ekin.

YAYIN TARİHİ:
🔊 Videonun sesini açın
Buraya tıklayın
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ad ads ads
27/03/2026

Ekin: “Uzun ilişkilerde flörtleşmek ve küçük jestler çok önemli”

Haber Kıbrıs ekranlarında yayınlanan Yağmur Düşer ile Yaşama Katkısı Olsun programına konuk olan Uzman Klinik Psikolog Aşkın Ekin, ilişkilerde yaşanan temel sorunlardan cinsel uyuma, sosyal medyanın etkisinden psikolojik desteğin önemine kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Programda hem kadınların hem de erkeklerin ilişkilerde en çok şikayet ettiği konulara değinen Ekin, farklı gibi görünen sorunların aslında benzer duygusal ihtiyaçlardan kaynaklandığını vurguladı.

“Kadınlar genellikle duygusal yakınlıktan, iletişimsizlikten, zaman ayırılmamasından şikayet eder”

Ekin, ilişkilerde kadın ve erkeklerin şikayetlerini karşılaştırarak, kadınların daha çok duygusal eksikliklere dikkat çektiğini söyledi.

Kadınların görülmemek ve anlaşılmamaktan yakındığını belirten Ekin, erkeklerin ise daha çok eleştirilmekten ve takdir edilmemekten şikayetçi olduğunu ifade etti.

Ayrıca erkeklerin cinsel yakınlık eksikliğini de önemli bir sorun olarak dile getirdiğini aktaran Ekin, ABD’de Stony Brook University tarafından 453 çiftle yapılan bir araştırmaya da değindi.

Bu araştırmada kadınların zaman ayrılmaması, iletişimsizlik ve ev içi sorumluluklarda yalnız bırakılmaktan şikayet ettiğini; erkeklerin ise eleştirilme ve cinsellik konularını öne çıkardığını belirten Ekin, “Aslında çok büyük bir farklılık yok, sadece ifade etme biçimleri farklı” dedi.

“Yakınlık, tutku ve bağlılık bir aradaysa mükemmel aşka uyumludur”

İlişkilerde cinsellik ve duygusal uyumun tek başına belirleyici olmadığını söyleyen Ekin, güven, iletişim ve bireysel alanlara saygının da en az cinsellik kadar önemli olduğunu vurguladı.

Sadece cinselliğe dayalı ilişkilerin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ifade eden Ekin, psikolog Robert Sternberg tarafından ortaya konan “aşk üçgeni” teorisine dikkat çekti.

Ekin, bu teoriye göre ilişkinin üç temel unsurdan oluştuğunu belirtti:

Yakınlık
Tutku
Bağlılık

Yakınlığın güven ve iletişimle zaman içinde geliştiğini, tutkunun hızlı yükselip düşebildiğini, bağlılığın ise ilişkiyi sürdürme kararı olduğunu ifade eden Ekin, bu üç unsurun bir arada olduğu ilişkilerin “mükemmel aşka” en yakın yapı olduğunu söyledi.

“Günümüzde ilişkilerin erken bitmesinde sosyal medyanın etkisi büyük”

Modern ilişkilerin daha kısa sürdüğüne dikkat çeken Ekin, bunun en önemli nedenlerinden birinin aşırı bireyselleşme olduğunu belirtti.

Bireyselliğin değerli olduğunu ancak aşırıya kaçtığında “biz olma” halini zayıflattığını söyleyen Ekin, sosyal medya kullanımının da ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti.

Oyun bağımlılığı, Instagram’da fazla vakit geçirilmesi ve iletişimin azalmasının güveni sarstığını belirten Ekin, bu durumların ilişkilerin daha hızlı yıpranmasına yol açtığını söyledi.

“Uzun ilişkilerde cinselliğin azalması normal ama diri tutmak çok kıymetli”

Ekin, uzun süreli ilişkilerde cinsel isteğin azalmasının doğal olduğunu ancak bunun tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Kadınların cinselliği yalnızca fiziksel bir durum olarak görmediğini, gün içindeki iletişim, ilgi ve duygusal yakınlıkla birlikte değerlendirdiğini ifade eden Ekin, erkeklerin ise bu süreci çoğu zaman daha dar bir çerçevede ele alabildiğini söyledi.

Cinsel uyumu yeniden canlandırmak için küçük jestler, mesajlaşma ve flörtleşmenin önemine dikkat çeken Ekin, “Flörtleşmek sadece ilişkinin başında değil, uzun ilişkilerde de çok kıymetli” dedi.

Cinsellik konuşulmadığında sorunların büyüyebileceğini belirten Ekin, çiftlerin gerekirse bir uzmandan destek alabileceğini ifade etti.

Programda ayrıca cinsel isteksizliğin yalnızca biyolojik değil; stres, depresyon, kaygı ve ilişki dinamikleriyle de bağlantılı olduğunu belirten Ekin, psikolojik desteğin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.

Ekin, ilişkilerde en kritik noktanın haklı çıkmak değil, anlamak ve anlaşılmak olduğunu vurgulayarak, “İlişkilerde tartışmayı kazanmak değil, birbirini anlamak önemlidir” ifadelerini kullandı.

 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS:
MANŞETLER

HK SAĞLIK

Araştırma: Erkek beyni 32 yaşına kadar gelişimini sürdürüyor

HK SAĞLIK

Toplumda uzun yıllardır dile getirilen ‘erkekler geç olgunlaşır’ söylemi, bilimsel araştırmalarla yeniden gündeme geldi. Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, erkek beyninde karar verme, dürtü kontrolü ve risk değerlendirmesinden sorumlu bölgelerin gelişiminin ortalama 32 yaşına kadar devam ettiğini ortaya koydu. Nöroloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Onultan, “Araştırma erkek beyninin gelişim sürecine ilişkin önemli bilimsel veriler sunuyor. Fiziksel büyümenin tamamlanması beyin gelişiminin de sona erdiği anlamına gelmiyor” dedi.

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.