Kadın cinayeti sonrası Özdenefe’den hükümete çağrı
08/09/2026
Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, dün yaşanan kadın cinayetinde Saliha Özkol’un hayatını kaybetmesinin ardından açıklama yaptı. Özdenefe, kadın cinayetlerinin önlenmesi için yalnızca yasaların varlığının yeterli olmadığını, koruma mekanizmalarının kadınların yaşamında gerçek ve etkili bir güvenceye dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Saliha Özkol’un ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyen Özdenefe, yıllardır kadın mücadelesi içerisinde edindiği deneyimlerin kendisine önemli bir gerçeği defalarca gösterdiğini ifade etti.
Özdenefe, yasa koymanın, hak tanımanın ve başvuru yollarını düzenlemenin önemli olduğunu ancak sorumluluğun bunlarla sona ermediğini belirterek, “Asıl mesele, bu hakların ve koruma mekanizmalarının kadınların yaşamında gerçek ve etkili bir güvenceye dönüşmesini sağlamaktır” dedi.
Riskin bilindiği, şikâyetin bulunduğu veya koruma talep edildiği durumlarda yalnızca olay sonrasında soruşturma yürüten ve cezalandıran bir sistemin yeterli olmayacağını kaydeden Özdenefe, şiddeti önleyen ve kadını koruyan bir mekanizmanın işletilmesi gerektiğini belirtti.
Bunun; riskin zamanında değerlendirilmesini, koruma kararlarının etkin biçimde uygulanmasını ve polis, sosyal hizmetler, sağlık kurumları, yerel yönetimler ile yargı arasında etkin koordinasyon sağlanmasını gerektirdiğini ifade eden Özdenefe, ihtiyaç duyan kadınların hukuki, sosyal ve psikolojik desteğe zamanında ulaşabilmesinin de önemine dikkat çekti.
Özdenefe, hükümetin de söz konusu sistemin etkin biçimde işlemesini sağlayacak kurumsal yapıları hayata geçirmesi, gerekli kaynakları sağlaması ve kurumlar arasındaki koordinasyonun işlerliğini güvence altına alması gerektiğini söyledi.
“Şiddetin bütün biçimleriyle mücadele edilmeli”
Kadın cinayetlerinin kadına yönelik şiddetin en acımasız biçimi olduğunu belirten Özdenefe, fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddetin yanı sıra tehdit, baskı ve kontrol gibi şiddetin tüm biçimleriyle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu mücadelenin yalnızca kadın cinayetlerini önlemek açısından değil, kadınların haklarını özgürce kullanabilmeleri, kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olabilmeleri ve toplumsal yaşamın her alanına eşit şekilde katılabilmeleri açısından da gerekli olduğunu ifade etti.
Özdenefe, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yaşam hakkı, eşitlik ve hukuk devletiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, merkezi ve yerel düzeydeki tüm kurumların anayasal ve yasal görevleri çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.
Yasama, yürütme, polis, sosyal hizmetler, sağlık kurumları, yerel yönetimler ve yargının farklı görev ve sorumlulukları bulunduğuna işaret eden Özdenefe, önemli olanın her kurumun kendi sorumluluk alanında etkin çalışması ve kadınları koruyan bütünlüklü sistemin kesintisiz şekilde işlemesi olduğunu söyledi.
Özdenefe açıklamasını, “Kadınlardan kendilerini korumalarını bekleyen değil, tüm kurumlarıyla şiddeti önleyen, risk altındaki kadını koruyan ve gerekli mekanizmaları zamanında harekete geçiren bir devlet yapısını birlikte oluşturmak hepimizin görevidir” ifadeleriyle tamamladı.





























































































































































































