Advertisement

Advertisement

Sonbaharda Göz Sağlığına Dikkat: Mevsim Değişikliği Gözleri Nasıl Etkiliyor?

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
20/10/2026

Sonbaharda Göz Sağlığına Dikkat: Mevsim Değişikliği Gözleri Nasıl Etkiliyor?

Göz Vakfı hekimlerinden Op. Dr. Nihat Tamer, mevsim geçişlerinde göz sağlığının korunması konusunda uyarıyor. Rüzgâr, değişen nem oranı, alerjenler ve uzun süreli ekran kullanımı göz kuruluğu ve alerjik göz hastalıkları şikâyetlerini artırabiliyor.

Mevsim geçişleri, vücudun yanı sıra göz sağlığını da etkileyebiliyor. Sonbahar aylarında hava sıcaklıklarının düşmesi, rüzgâr, değişen nem oranı ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması; gözlerde kuruluk, yanma, batma, kızarıklık ve sulanma gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Göz Vakfı hekimlerinden Op. Dr. Nihat Tamer, sonbahar döneminde göz sağlığının korunması için çevresel faktörlere dikkat edilmesi ve devam eden şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Göz kuruluğu sonbaharda daha sık hissedilebiliyor

Göz yüzeyinin sağlıklı kalmasında gözyaşı tabakasının önemli bir rol oynadığını belirten Op. Dr. Nihat Tamer, rüzgâr, kuru hava ve uzun süre dijital ekranlara bakmanın göz kuruluğu şikâyetlerini artırabileceğine dikkat çekiyor. Bilgisayar, tablet ve telefon kullanımı sırasında göz kırpma sıklığının azalması, gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olabiliyor. Bu durum gözlerde yanma, batma, yabancı cisim hissi ve zaman zaman bulanık görme şeklinde kendini gösterebiliyor.

Göz konforunu korumak için ekran karşısında düzenli aralar verilmesi, bilinçli göz kırpmaya dikkat edilmesi ve kapalı ortamların nem dengesinin korunması önem taşıyor. Şikâyetlerin uzun sürmesi veya günlük yaşamı etkilemesi durumunda göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.

Alerjik göz şikâyetleri ihmal edilmemeli

Sonbaharda havadaki polenler, küf sporları ve ev içi toz gibi alerjenler, özellikle alerjiye yatkın kişilerde göz şikâyetlerini tetikleyebiliyor. Gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve göz kapaklarında şişlik, alerjik konjonktivitin belirtileri arasında yer alıyor.

Op. Dr. Nihat Tamer, bu tür şikâyetlerde gözleri ovuşturmaktan kaçınılmasının ve alerjenlerle temasın mümkün olduğunca azaltılmasının önemine dikkat çekiyor. Bununla birlikte, gözlerdeki kızarıklık ve kaşıntının her zaman alerjiden kaynaklanmayabileceğini hatırlatarak doğru tanı ve tedavi için uzman değerlendirmesinin önemini vurguluyor.

Uzun süre ekran kullanımı göz yorgunluğunu artırabiliyor

Sonbaharda günlerin kısalmasıyla kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, dijital ekran kullanımını da etkileyebiliyor. Uzun süre yakına odaklanmak ve ekran karşısında daha az göz kırpmak, göz yorgunluğu ve kuruluk şikâyetlerini beraberinde getirebiliyor.

Göz sağlığını desteklemek için 20-20-20 kuralının uygulanması öneriliyor. Bu kurala göre her 20 dakikada bir, yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya 20 saniye boyunca bakmak gözlerin dinlenmesine yardımcı olabiliyor. Ayrıca ekranın uygun mesafede konumlandırılması ve ortam aydınlatmasının doğru ayarlanması da göz konforu açısından önem taşıyor.

Ani görme değişikliklerinde vakit kaybedilmemeli

Göz sağlığının korunmasında belirtilerin erken fark edilmesi ve düzenli göz muayeneleri büyük önem taşıyor. Geçmeyen kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet ve bulanık görme gibi şikâyetlerde uzman değerlendirmesi alınması gerekiyor. Ani görme kaybı veya aniden başlayan belirgin görme değişikliklerinde ise acil tıbbi yardım alınması önem taşıyor.

Op. Dr. Nihat Tamer, sonbahar aylarında göz sağlığına yönelik basit önlemlerin günlük yaşam konforunu destekleyebileceğini, ancak devam eden şikâyetlerin yalnızca mevsim değişikliğine bağlanmaması gerektiğini hatırlatıyor. Göz sağlığının korunması için kişiye özel değerlendirme ve düzenli kontroller önemini koruyor.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK SAĞLIK

Araştırma: Erkek beyni 32 yaşına kadar gelişimini sürdürüyor

HK SAĞLIK

Toplumda uzun yıllardır dile getirilen ‘erkekler geç olgunlaşır’ söylemi, bilimsel araştırmalarla yeniden gündeme geldi. Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, erkek beyninde karar verme, dürtü kontrolü ve risk değerlendirmesinden sorumlu bölgelerin gelişiminin ortalama 32 yaşına kadar devam ettiğini ortaya koydu. Nöroloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Onultan, “Araştırma erkek beyninin gelişim sürecine ilişkin önemli bilimsel veriler sunuyor. Fiziksel büyümenin tamamlanması beyin gelişiminin de sona erdiği anlamına gelmiyor” dedi.

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.