Advertisement

Advertisement

“Job Vacancy”

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
24/10/2022


Erçin Tekakpınar Erçin Tekakpınar


İngilizcede  “açık iş”,  “eleman açığı”, “işçi açığı”, “iş açığı” anlamına gelen bu kelime çalışma hayatında özellikle işverenlerin sıkça karşılaştığı bir durumdur.  Hemen hemen her işveren bu durumla ve bunun yarattığı sorunlarla çok kez uğraşmak zorunda kalmıştır.

AB İstatistik Ofisi verilerine göre Covid-19 salgını sonrası Avrupa’da ciddi düzeyde iş gücü açığı oluşmuş ve bu yetmezmiş gibi bu açık her geçen gün büyümeye devam ediyormuş.

Koronavirüs salgını öncesi 2019 yılının son çeyreğinde yüzde 1,9 olan çalışan açığı 2020’nin ilk çeyreğinde yüzde 1,6’ya kadar gerilemiş ve bu tarihten itibaren kademeli olarak artarak yüzde 3’e ulaşmış.

AB istatistik kurumuna göre “Job vacancy” yani açık iş, yani iş gücü açığı, "ücret ödemek şartıyla yeni açılmış bir pozisyon, henüz istihdam edilmemiş bir iş veya yakın zamanda boşalacak bir pozisyon" olarak tarif ediliyor.

Peki bu İş gücü açığı nedir?  Ve yükselmesi niçin bu kadar önemlidir.

İktisatçılar iş gücü açığını ”üretim için gerekli işgücünün o ülkede bulunamaması ya da“ işe uygun işçi’nin o ekonomide bulunamaması olarak tanımlamaktadırlar. Durum bu olunca  ekonomide nitelikli ya da niteliksiz eleman açığı meydana gelmekte sonucunda da ekonomik faaliyetlerin yürütülmesinde sorunlar meydana gelmektedir.

İşte Avrupa şimdi tam da bu durumda anlaşılan.

2022 ikinci çeyreği itibariyle işçi açığının en fazla olduğu ülke yüzde 5,1 ile Hollanda. Ortalamanın yüzde 3 olduğu bu coğrafyada bu oran Hollandalılar için çok korkunçtur muhtemelen.  Hollanda‘yı yüzde 5 ile Belçika, yüzde 4.9 ile Çekya ve yüzde 4.8 ile Avusturya izliyor. En düşük oran ise yüzde 0,9 ile Bulgaristan, İspanya ve Romanya’da.

Bir ekonominin sağlıklı olması ne kadar üretim faaliyetinde bulunduğu ile alakalı aslında. İşte Ülkelerin ekonomik mal ve hizmet faaliyetlerinde bulunabilmeleri için de işgücü en önemli etken.

Bu nedenle Avrupa Birliği ülkeleri işgücünde oluşan bu açığı gidermek için ciddi bir arayış içine girmiş durumda. Şimdiden önümüzdeki 25-30 yılın iş gücü ihtiyacını belirlemeye başlamışlar. Örneğin Almanya, iş gücü arzındaki düşüşün ancak yılda yaklaşık 400 bin kişilik bir göçle telafi edilebileceği gibi bir hesaplama yapmış. Hatta iş gücü açığı gerekçesi ile birçok Avrupa Birliği ülkesi vize mevzuatlarında kolaylaştırıcı düzenlemeler yapmaya başlamışlar.

Peki biz ne durumdayız ? .

KKTC iş gücü piyasası kaotik bir görünüm içinde. Hem iş bulamayanların çok olduğu hem de çalıştıracak eleman bulamayanların çok olduğu bir yapıya bürünmüş görünüyor. Bu aslında ciddi bir çelişki ve uzun yıllardır KKTC’de eğitim-istihdam ilişkisini kuramamamızın bir sonucu.

KKTC’de 45 bine yakın yabancı iş gücü aktif olarak çalışma hayatında yer almakta ve ülkedeki toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 40’nı oluşturmaktadırlar. Bu insanlar KKTC’de sürekli bir “JOB VACANCY” durumu olmasından ya da başka bir ifade ile söylemek gerekirse yerel iş gücünün yapamadığı ya da yapmak istemediği işleri yapmak için burada bulunmaktadırlar aslında.

İşsizliği azaltmaya yönelik yetersiz istihdam programları ve eğitim-istihdam ilişkisinin zayıflığı nedeniyle yerel istihdam politikaları sektörel gelişimlere cevap verememiş ve KKTC işgücü piyasasında sürekli olarak yabancı iş gücüne olan talep artmış ve daha çok uzun yıllar bu talebin devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Gelinen aşamada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bir nevi kamu istihdam servis hizmeti sağlamaya çalışan “KKTC İş Bul” portalı vasıtası ile ülkede ihtiyaç duyulan  işgücü arzını tespit edip, ilgili sektörlerde çalışmak isteyen yabancı iş gücünü daha seçici ama daha hızlı ve bürokratik uygulamalarla uğraştırmadan ülkeye getirmeyi sağlamak  uygun ve yerinde olacaktır. Tıpkı Avrupa Birliği ülkelerinin ihtiyaç duyulan iş gücünü hızlı ve kolay bir şekilde karşılayabilmek için vize uygulamalarında yapmaya çalıştıkları yumuşatmalar gibi.

Tüm bu belirtilenlerin ardından sonuç ve son söz olarak ülkedeki sektörlerin iş gücü ihtiyacını daha sağlıklı karşılayabilmek için, Türkiye’de iş gücü arz ve talebini eşleştirmede başarılı olan İş-Kur ile işbirliği yapmanın ve ihtiyaç duyulan iş gücünün önemli bir bölümünün Türkiye’den gelmesini sağlayacak politikalar üzerinde yoğunlaşmanın iyi bir yöntem olabileceğini söyleyebiliriz.

 

 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Erçin Tekakpınar, yazı, yorum
MANŞETLER

HK Erçin Tekakpınar

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.