Emeklilikte Yüksek Maaş, Düşük Maaş

ads ads ads ads
03/10/2021

ads
ads
ads

Erçin Tekakpınar Erçin Tekakpınar


İnsan hayatı boyunca mutlu ve rahat geçireceği emeklilik döneminin hayali ile çalışır. Aktif çalışma yaşamında son noktayı koyduktan sonra emeğinin karşılığını görmek ister bir emekli.

KKTC’de erken emeklilik yaşlarından ötürü gerek kayıtlı gerekse kayıt dışı emekli olup çalışmaya devam edenlerin sayısının oldukça fazla olması bizi genel tanımın dışına çıkarsa da emeklilik kavramının dünyadaki tanımı aktif çalışma hayatında yer almayan kişilerdir.

Çalışanlar, bu döneme geldiğinde yani emekli olduklarında yeteri kadar maaş alamayacaklarından sürekli endişe ederler. Bu nedenle, emeklilik yaşına gelmeden bu konuda bilgi sahibi olmak ve gelecek için önlem almaya çalışmak çok önemli.

Sosyal devlet anlayışının en temel göstergelerinden biri olan sosyal güvenlik meselesi hem gelişmiş ülkeler hem de gelişmekte olan ülkeler açısından büyük  önem taşımakta olup, hemen her ülkede emekli aylıklarının miktarı ve süresi tartışılmaktadır.

Tüm dünyada olduğu gibi KKTC’de de sosyal sigorta sistemine prim ödeyen bir çalışanın emekli aylığını 3 temel etken belirler.

Bu etkenleri ödenen prim miktarı, aylığa hak kazanabilmek için gerekli prim günü ve yaş olarak sıralayabiliriz.

Herhangi bir çalışanın bu 3 temel şartı yerine getirmesi aylığa hak kazanmasına yeterli olmaktadır. Olay aslında bu kadar basittir.

Ancak çalışma hayatı içerisinde uzun bir süre yer alan ve sonra emeklilik tarihi gelen bir kişi için emeklilik ile birlikte doğal olarak beklenti sadece maaş değildir; tabi ki yüksek maaş almak isteyecektir.

Dünyada sosyal güvenlik sistemlerinin finansmanı, dağıtım (pay-as-you-go) veya fonlama (funding) olarak tanımlanan iki model ile sağlanmaktadır.

Dağıtım modelinde, çalışanların ücretinden yapılan prim kesintileri ve/veya devlet desteği ile aynı dönem içerisindeki sosyal güvenlik harcamaları karşılanıyor.

Bu modelin dağıtım modeli olarak adlandırılmasının sebebi, çalışma yaşamında aktif olan üyelerden yapılan kesintilerin o dönemdeki artık pasif olan emeklilerin maaşını karşılamak üzere dağıtılıyor olması. Ülkemizde Sosyal Sigortalar Dairesi bu modele uygun hizmet vermektedir.

Emekliliğin geçmişte ödenen primlere dayalı olmasından ötürü bu modele “tanımlanmış fayda” da diyorlar.

Fonlama modelinde ise, dağıtım modelinden farklı olarak bireylerin yaşlılık döneminde yaşayabilecekleri gelir kaybı riskini telafi etmek amacıyla çalıştıkları aktif dönem boyunca yaptıkları birikimler önem taşıyor. Fonlama sistemi bu sebeple bireysel tasarrufa dayanıyor ve bizdeki İhtiyat Sandığı Dairesi Modeli bu sisteme güzel bir örnektir.

Neyse konumuz Sosyal Güvenliğin finansmanı ve oldukça karmaşık olan hukuksal ve matematiksel tekniği değil tabi ki.

Esas mesele ve çalışanlar için önemli olan yıllarca prim ödemesi yaptıktan sonra emeklilikte eline geçecek olan net maaş.

Örnek vermek gerekirse çok değil 1-2 ay önce emeklilik müracaatı yapan bir arkadaşım 11 bin TL civarında emekli aylığına hak kazanmış aynı yaşta benzer sürede prim ödemesi yapan başka bir arkadaşım da 8 bin TL civarında emekli aylığına hak kazanmıştı. Fakat diğer yandan hemen hemen aynı sürelerde prim ödeyen ve  diğerlerinden sadece 1 yaş büyük başka bir arkadaşım ise 3900 TL gibi bir emekli aylığı almaya hak kazandı.

Yani emekli aylığı almak için gerekli olan bu 3 temel şartı yerine getirmiş olmak sadece emekli aylığı almayı sağlamaktadır. Ancak aylığın miktarını ise beyan edilen maaşa göre ödenen primler ve sistemde kaldığınız süre belirlemektedir.

Bir köşe yazısında anlatılmayacak kadar karışık ve kişiye göre farklı sonuçlar üreten emeklilik maaşı hesaplama yöntemini burada anlatıp kafaları çok fazla karıştırmak istemem.

Ancak meseleye nasıl yüksek maaş alırım şeklinde değil de nasıl düşük emekli maaşı almam şeklinde bakmanın önemli faydalar sağlayacağını söyleyerek bazı basit öneriler yapabilirim.

Bir kere gerek çalışan gerekse işveren konumunda olup prim ödeyenler bilmelidirler ki gerçek kazançları her ne ise primler o miktar üzerinden yatırılmalıdır. Ayrıca yine bilmelidirler ki çalışana verilen tüm yan ödeneklerin (prim, ikramiye, yiyecek yardımı v.b gibi ek ödemeler)  beyan edilen kazanca eklenip, gösterilmesi gerekmektedir.

Yani uzun lafın kısası bu işin öyle sihirli bir tarafı da yok aslında. Yüksek emekli maaşı alabilmek için çalışılan süre içerisinde düzenli prim yatırımı yapmak ve gerçek kazançlar üzerinden bu yatırımların yapılabilmesini sağlamak yeterli olacaktır.

Bu yazının pazar gününe uygun olup olmadığını tam olarak bilemiyorum ama umarım en azından biraz bilgilendirmişimdir sizleri. İyi pazarlar diliyorum.

03/10/2021 17:09
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Emeklilikte yüksek maaşın sihirli formülü
MANŞETLER

HK Erçin Tekakpınar

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.