Advertisement

Advertisement

Asgari Ücretin Belirlenmesi Meselesi

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
16/08/2021


Erçin Tekakpınar Erçin Tekakpınar


Ücret ekonominin ve sosyal yaşamın en önemli konularından biridir.İş Hukuku ile uğraşan akademisyenler ücret hususunu o kadar bir önemli görmektedirler ki çalışanların ücreti meselesini İş Hukuku ana bilim dalının temeli olarak nitelemektedirler.İşte bu nedenle de Asgari ücret ve bu ücreti belirleme çok önem kazanmakta ve her zaman çeşitli tartışmalara neden olmaktadır.

Her ülkede Asgari ücret çeşitli şekillerde ve farklı platformlarda tartışılmaktadır.Geçtiğimiz aylarda Amerika Birleşik Devletlerinde Asgari ücretin saatlik rakamı 2009 yılından sonra ilk defa sadece federal devlet kurumlarında çalışanlar için artmış ancak bu artışın tüm çalışanları kapsamaması ciddi tartışmalara neden olmuştur.Gerçi ABD’de asgari ücret eyaletten eyalete ya da kentten kente farklı uygulamak mümkün.Buna rağmen bu tartışma yaşandı ve Biden’ın Başkanlık Seçimi öncesi Asgari ücretin seçim vaadi olarak da kullanıldığını görmüş olduk.

KKTC’de de Asgari Ücretin belirlenmesi süreci sancılı ve tartışmalı geçmektedir.Bu tartışmalar her zaman gündemde önemli bir yer almakta çoğu zaman siyasi partiler ve bu konuda fikri olanlar da bu tartışmalara katılarak sürecin daha da tartışmalı,heyecanlı geçmesini sağlayarak beklenti düzeyinin yükselmesine neden olmaktadırlar.

Bu tartışmalarda temel anlaşmazlık noktası ise ilgili kesimlerin genelde asgari ücrete farklı anlamlar yüklemiş olmalarıdır.Şöyle ki Asgari ücret çalışanlar açısından geçimini sağlayabileceği tek gelir kaynağı olma özelliğini taşırken, işverenler açısından işçiye ödeyeceği ücret ve devlete ödeyeceği prim ve vergiler şeklinde maliyet anlamı oluşturmaktadır. Devlet açısından ise her ay toplanacak prim gelirleriyle ödenmesi gereken Sosyal Sigorta emekli maaşları ve buna bağlı olarak asgari ücretteki artış oranına paralel genel bütçe içerisinde artacak olan çeşitli kalemlerdeki giderler temelinde derin tartışmalar sürüp gitmektedir.2021 yılının ikinci asgari ücretinin belirlenmeye çalışıldığı bu günlerde de benzer tartışmaları görmekteyiz.Sürece taraf olan çalışan,işveren ve devlet asgari ücrete hala ayrı ayrı anlamlar yüklemekte ve esas sorundan yani akonomik büyüme,istihdam ve işsizlik gibi yapısal sorunları çözmekten sürekli kaçmakta ve uzaklaşmaktadırlar.

Evet KKTC’de Asgari Ücret belirlenirken çalışan konumunda olanların ücretlerinin belli bir seviyenin altına düşürülmemesi gailesi ön planda tutularak bu konumda olanların yoksullaşmasının engellenmesi hedeflenmektedir.Ancak bu hedefe her seferinde ulaşılamamakta durum duygusal ve siyasal bir hal alarak kısır çatışmalara dönüşmektedir.

Peki biz bunu nasıl  yapmalıyız? Ülkemizdeki Asgari Ücreti hala Kıbrıs Türk Federe Devleti Kurucu Meclisi’nin 25.7.1975 tarihli oturumunda geçirilen “1975 Asgari Ücretler Yasası “na göre mi? belirlemeye çalışacağız.

Bence köprünün altından çok su akmıştır.Günümüz ekonomik yapısı ve mukayeseli avantajlar çerçevesinde belli sektörlerde dinamizm oluşmuştur.Bu nedenle mevcut yasayla asgari ücreti belirlemek havanda su dövmekten başka bir işe yaramayacaktır.Tüm paydaşların bir araya gelip bu durumu tartışması ve ortak müştereklerde buluşması ilk değişim adımının atılması için elzemdir.Hele ki asgari ücret pazarlıklarında prim teşvikleri gündeme gelmişse mevcut yöntem mutlaka terk edilmeli ve sektörel asgari ücret ile sektörel prim teşvikleri  gündeme alınmalıdır.

Bu konuda neler yapılabileceğini ve nelerin tartışılması gerektiğini bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım şimdilik bu kadar.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: erçin tekakpınar
MANŞETLER

HK Erçin Tekakpınar

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.