Brüksel sokaklarında paralel çete
26/11/2014
Ozan Ceyhun
Sadece Brüksel yollarını ve sokaklarını değil tüm Belçika genelinde devlet daireleri, makamlar ve emniyet müdürlükleri arasında koşturken sokakları ve yolları aşındıran „ablalar, ağbiler ve diğerleri“ şimdi yazdıklarıma şaşırabilirler ama hakkında bol yalanlar yaydıkları, „lanet okudukları“ ve „her türlü kötülüğünü istedikleri“ Yeni Türkiye’de uyumuyor demek ki!
Türkiye’de „devlet içinde illegal örgütlenme ile iktidarı devirmeye çalıştığı ortaya çıkan“ ve bu nedenle yurtdışından „Türkiye’ye karşı faaliyetlerini sürdüren“ „paralel çetenin“ Belçika’da çok yoğun bir çalışma içinde olduğunu gözlemlenmekte. Özellikle Brüksel’de AB kurumlarına ve de oldukça yoğun bir angajman ile Avrupa Parlamentosu’na yönelik „Türkiye hakkında kirli propagandayı“ arttırdıkları kayda geçmekte.
Bir yandan Belçika federal ve eyalet hükümetleri nezdinde aldıkları randevuları „Türkiye ve AK Parti’yi karalamak“ için kullanan bu „paralel çete“ diğer yandan Belçika polis yetkilileri ile de bir dizi görüşmeler yaparak „Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan TBMM Seçimi’ni“ ve bu seçim nedeniyle Belçika’da yaşamakta olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı seçmenlere yönelik yapılacak propaganda çalışmalarını „ülkenin huzurunu bozacak“ diye ihbar etmekte. Bizzat Belçika üst düzey polis yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde „AK Parti’nin seçim faaliyetlerinin engellenmesini“ talep etmekte. Dilerim Belçikalı yetkililer „nasıl tehlikeli bir yasadışı örgütle“ muhatab olduklarını biliyorlardır!
Daha endişe verici gelişmeler ise AB kurumları ve AP koridorlarında gündeme gelmekte.
Daha önce AP’de yanyana koltukları paylaştığım bir meclis grubunun Başkanı da son günlerde bu tip bir „kullanılma operasyonunun kurbanı“ oldu. „Paralel çetenin“ yıllardır AP koridorlarını aşındıran bir „tetikçisiyle“ yaptığı röportajın Türkiye’de „bu çetenin yayın organında“ nasıl kullanıldığını gördüğünde „şok“ oldu. Haklı olarak kızdı. Çünkü „Yolsuzlukla mücadele etmeyen ülke AB’ye giremez“ başlıklı haberde kendi söylediklerinin değil paralel çetenin „algı operasyonu kapsamında 17 Aralık darbe girişimini masumlaştırma“ çabalarına yönelik içeriklerin kullanıldığını okumak zorunda kaldı. Kendisiyle yapılan sözde „masum“ bir röportaj açıkca „istismar“ edildi.
Meclis Grubu’nun sorumluları haklı olarak „röportajı yapan tetikçiden“ hesap sorduklarında ise onlara sunulan „özür“ daha da vahimdi. „Kendisi değil gazete değiştirmişmiş röportajın içeriğini“! Türkiye’de bu durum için bir atasözü vardır: „özürü kabahatinden büyük“ diye!
Bu olay sadece bir örnek.
Brüksel’de „think-thank“ adı altında oluşturdukları sözde STK’larla, yine işveren kuruluşu „maskesi“ ile gerçek amacını saklamaya çalıştıkları derneklerle ve „gazeteci“ kimliği taşıyan „tetikçilerle“ AB kurumlarını ve AP’yi abluka altına almak için her türlü çabayı veren ve „büyük paralar harcayan“ „paralel çete“ ile ilgili olarak AB ve AP daha titiz olma sorumluluğu taşımakta. Türkiye için değil! AB’nin ve AP’nin itibarı için!
İki yıldır gerek AB yetkilileri ve gerekse AP milletvekilleri ile yapılan kısa röportajlar ya da „email“ aracılığı ile soru-cevap tarzı mesajlaşmalarla Türkiye’ye çok sayıda „yalan haber“ servis edildi. „Kara propaganda kapsamında sorulan yanlış içerikli sorulara“ verilen çoğu kez „masum“ cevaplar Türkiye’de „bakın AB ya da AP AK Parti’ye karşı“ şeklinde pazarlandı.
Eğer Türkiye’de insanlar AB ve özellikle AP’ye karşı bir „güvensizlik“ ya da „kızgınlık“ içinde iseler bunda „paralel çetenin“ yaydığı sahte „AB ya da AP açıklamalarının“ payı oldukça fazladır.
Paralel çetenin tek bir hedefi var! O da AB ve Türkiye arasında „kriz yaratmak“ ve „var olan sorunları derinleştirmek“.
AB ve Türkiye arasında gündeme gelecek bir yakınlaşmanın Türkiye’den sonra AB’de „paralel çetenin“ gerçek yüzünün ortaya çıkmasından endişe etmekteler.
AB ülkelerinde „gazetelerine insanları zorla abone ettikleri“, sözde „okullarda nasıl beyin yıkadıkları“, „günü geldiğinde kullanılmak üzere „sleeper’leri“ nasıl AB üyesi ülkelerin kurumlarına yerleştirdikleri“, „yasadışı para kaynakları“ ve tüm diğer „illegal faaliyetleri“ ortaya çıkacak kaygısındalar. İnterpol ve Europol onlar için „korkulu rüya“.
Öyleki kendi gerçek yüzlerini ortaya çıkaranlara karşı da onların kendi yakın çevresinden insanları (dileyelim kimse şahsi çıkar ya da „aptallık“ sonucu bu tip tezgahlara alet olmasın) kullanarak onları yıpratma, karalama ve yıldırma operasyonları hazırladıklarını da belirtelim. Diyoruz ya, onlar her türlü „düşmanlığı yaparken“ „uyumayanlar da“ bunlardan haberdar olmakta. „Şimdilik“ açık isimlerini yazmıyoruz. O Belçika’nın valon ya da flaman bölgelerinde „hainlikler planlayan ağbi ve ablalar“ kendilerini biliyor zaten.
Noel sonrası 2015 yılının başından itibaren AP’deki milletvekilileri ve AB yetkilileri „paralel çetenin“ farklı „maskelere“ bürünmüş dernek, stk ve gazeteci kimliği taşıyan elemanları tarafından „çok rahatsız“ edilecekler.
Çünkü Türkiye’de yapılacak Haziran 2015 tarihindeki TBMM Seçimi onlar için artık „sonun başlangıcı“ anlamına gelmekte. Türkiye insanı ülkesinde „devlet içinde illegal bir şekilde örgütlenen mafyavari bir çetenin“ olamasını istemiyor. Bu nedenle hükümete destek her geçen gün artıyor.
Türkiye’nin son günlerde gerçekleştirdiği „Alevi Açılımı“, her geçen gün daha da umut veren „Kürt Sorunu’nun Çözüm Süreci“ ve en son bizzat ABD Başkan Yardımcısı Biden’in dile getirdiği gibi Türkiye’nin Ortadoğu’da hakılılığının ortaya çıkması „paralel çetenin“ daha da „saldırganlaşmasına“ neden olmakta.
Önümüzdeki aylarda maalesef „terör eylemlerinin de“ dahil olduğu sayısız „provakasyonla“ boğuşmak zorunda kalabileceğinden endişe ettiğimiz Türkiye ve insanlarının bu açıdan AB ve AP’den tek bir beklentisi var: „Paralel çetenin oyununa“ gelmeyin, bu yeter!
Özellikle AP’de gündeme gelecek olan tüm Türkiye konulu tartışma, karar teklifi ve etkinliklerde milletvekillerine „paralel çetenin“ sunacağı bilgilerin „kara propaganda ürünü“ olabileceğini göz önünde tutarak tüm bu „sözde bilgileri “ mutlaka diğer kaynakların verileriyle karşılaştırmak „AP’ye yönelik kullanma çabalarına“ en doğru cevap olacaktır.
AP koridorlarında „gazeteciyim“ diye dolaşan bazılarının „medya etiğini“ çoktan ayaklar altına aldığını tüm AP milletvekillerinin bilmesinde yarar var.
Elbette isteyen „Türkiye’ye karşı“ olabilir. Ancak „Türkiye karşıtlığının“ bir illegal çete tarafından kullanılmasına „karşı“ tavır almak demokrasiye inananlar için bir olmazsa olmaz.
- İşte demokrasi böyle savunulur
- Türkiye adım, adım ilerlemesini sürdürüyor
- AB, bir hristiyanlar klübü olmadığını göstermeli
- İngiltere’yi kaybettiniz, Türkiye’yi kazanın
- PKK ile flört eden DAEŞ saldırılarını engelleyemez
- PKK ve PYD, DAEŞ’e karşı savaşmıyor!
- Türkiye değil AB kaybeder!
- Türkleri ve Ermenileri rahat bırakın, kendi sorunlarınızı çözün
- AB, Türkiye’yi karalamak yerine anlamaya çalışmalı
- Terörle mücadele vize için pazarlık konusu olamaz
- TÜM YAZILARI için tıklayınız













































































































































