“Güvenlik, yalnızca suç oranlarıyla değil, toplumun kendini güvende hissetmesiyle de ölçülmeli'
19/08/2026
Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, Muazzez Gazihan’ın sorularını yanıtlayarak ülkedeki güvenlik ve asayiş sorunundan seçim sistemine, hükümetin politikalarından Meclis çalışmalarına kadar çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Baybars, güvenlik sorununu “yönetsel zaafiyetin sonucu” olarak nitelendirdi ve seçim sürecinde seçmenin değişim istediğini savundu.
Baybars: “Güvenlik sorunu sadece suç oranlarıyla ölçülemez”
Cumhuriyet Meclisi’nde Muazzez Gazihan’ın sorularını yanıtlayan Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, ülkedeki güvenlik ve asayiş sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Baybars, güvenlik meselesinin yalnızca suç sayılarındaki artış veya azalış üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, toplumun günlük yaşamında kendisini güvende hissedip hissetmediğinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Son yıllarda hükümetin eğitim, sağlık, tarım, teşvikler, turizm ve inşaat gibi birçok alanda yönetim sorunları yaşadığını savunan Baybars, bunun ekonomik ve sosyal sorunlarla birlikte güvenlik alanına da yansıdığını ifade etti.
Baybars, “4 yıllık yönetememe, planlayamama ve denetleyememenin bir sonucu olarak geldiğimiz durum ortada” ifadelerini kullandı.
“Toplum kendini güvende hissetmiyor”
Polis Genel Müdürlüğü'nün suçlarla mücadele konusunda önemli çalışmalar yürüttüğünü ve suç oranlarında bazı düşüşler açıkladığını belirten Baybars, buna rağmen toplumdaki güvenlik algısının yeterli olmadığını savundu.
Baybars, suçlarda yüzde 30'luk bir azalma olsa dahi insanların sokakta, trafikte, evinde veya çocukları dışarıdayken kendilerini güvende hissetmemesi halinde sorunun devam ettiğini söyledi.
Özellikle şiddet, uyuşturucu, adam yaralama, darp, vahim zarar ve soygun gibi suçların niteliğinde artış görüldüğünü ifade eden Baybars, suç istatistiklerinin nüfusa oranla ve ülkeye giriş-çıkışlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Örgütlü suçlarla ilgili mevzuat yapmaya çalışıyoruz”
Ülkede örgütlü suçların arttığını savunan Baybars, geçmişte örgütlü suçlarla ilgili mevzuat bulunmadığını, bugün ise Meclis’te bu alanda düzenleme yapılmaya çalışıldığını söyledi.
Baybars, kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı yaşamla yeterince mücadele edilmemesinin suç örgütlerinin oluşmasına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Görev yaptığı dönemde Türkiye Cumhuriyeti ile adli iş birliği konusunda çeşitli anlaşmalar imzaladıklarını anlatan Baybars, Interpol ve Europol tarafından aranan kişilerin ülkeye girişlerinin sınır kapılarında engellenmesine yönelik çalışmalar yapıldığını ifade etti. Ayrıca muhaceret sisteminin kontrol altına alınması ve ülkeye gelen turistlerin çıkışlarına kadar takip edilebilmesine yönelik adımlar atıldığını söyledi.
“Ön vize sistemi geliştirilmeli”
Baybars, ülkeye girişlerde daha kontrollü bir sistem oluşturulması gerektiğini belirterek, ön vize uygulamasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu konunun yalnızca İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluğunda olmadığını ifade eden Baybars; Ekonomi, Turizm, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Eğitim bakanlıklarının da sürece dahil olduğu bütüncül bir politika oluşturulması gerektiğini kaydetti.
“Dört kez muhaceret affı çıkarıldı”
Hükümetin af politikalarını da eleştiren Baybars, dört kez muhaceret affı çıkarıldığını söyledi. Bunun yanı sıra farklı alanlarda da af uygulamalarına gidildiğini belirten Baybars, kurallara uyan kişilerin de teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.
Baybars, bu politikaların ülkeye giriş, ülkede kayıt dışı kalma ve suç işleme konusunda yanlış bir algı oluşturabileceğini savundu.
Polis sayısının artırılması açıklamasını eleştirdi
Başbakanın polis sayısının 3 binden 4 bin 500'e çıkarılacağı yönündeki açıklamasına da değinen Baybars, bunun hükümetin ülkede güvenlik sorunu bulunduğunu dolaylı olarak kabul ettiği anlamına geldiğini savundu.
Polisin özlük haklarında iyileştirme yapılmasını desteklediğini belirten Baybars, polis sayısındaki artış ihtiyacının ise suçla mücadele politikalarındaki eksiklikler ve nüfus planlamasındaki zaafiyetlerle bağlantılı olduğunu ileri sürdü.
Seçim sistemi ve Meclis çalışmaları
Seçim sisteminin seçime kısa süre kala değiştirilmesini de eleştiren Baybars, bunun seçmen iradesini etkileyebileceğini savundu.
Meclis komitesinde görüşülen düzenlemelerin, seçimlere kısa süre kala yapılmasının siyasi partiler açısından tartışmalı bir durum yarattığını belirten Baybars, Ulusal Birlik Partisi'nin komitedeki çoğunluğuna dikkat çekti.
Baybars ayrıca, genel seçimlerin yerel seçimlerle birlikte yapılmasının karmaşaya neden olabileceğini ve seçim propagandalarının siyasi partilerin politika ve vaatlerinin seçmene ulaşmasını zorlaştırabileceğini söyledi.
“Seçmen değişim istiyor”
Baybars, toplumdaki siyasi eğilime ilişkin değerlendirmesinde ise seçmenin değişim istediğini savundu.
Son dönemde halkla daha fazla bir araya geldiklerini ve toplumun sorunlarını daha yakından dinlediklerini belirten Baybars, seçmenin tepkisini sandığa sakladığını söyledi.
Hükümetin son dönemdeki uygulamalarının seçmen tarafından takip edildiğini savunan Baybars, “Sandıkta bunların hesabının sorulacağına netiz” ifadelerini kullandı.






























































































































































































