Advertisement

Advertisement

KKTC’ye ''Dereboyu’ndan'' Bakmak

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
16/12/2021


Erçin Tekakpınar Erçin Tekakpınar


Herkesin farklı bir bakış açısı vardır, hayata karşı, olaylara karşı, hatta ve hatta insanlara karşı. Bu bakış açısı yaşadığımız şartlar değiştikçe, sosyal çevremiz farklılaştıkça, farklı etkileşimlerde bulundukça değişir ve zamanla da gelişir. İşte bu sebeplerden ötürü “bazı şeylerin farkına varmak” sözü ile bir şeyin farklı tarafları da olabileceğini ifade etmek için kullanılan “baktığın yere göre değişir her şey” sözlerini her zaman sevmişimdir.

Pandemi,  ekonomik kriz falan derken daha önce bildiğimiz ama çok da önem vermediğimiz bazı kavramlar da inanılmaz şekilde hem önem kazandı hem de farklılıklar ve eşitsizlikler içermeye başladı.

İçinden geçtiğimiz bu günlerde,"  Açlık Sınırı" ve "Yoksulluk Sınırı" kavramları buna çok iyi bir örnek. Bu iki konu üzerinde bu ara biraz kafa yormalıyız.

Bugün bu iki kavram geçmişe göre daha mühim ve dikkate değer.

Bunu Lefkoşamızın güzide bölgesi dünyaca ünlü bir çok markanın perakende satışının yapıldığı “DEREBOYU” bölgesindeki kalabalığa ya da oradaki kafelere bakıp göremeyiz. Sınırlarımızı aşıp içinde yaşadığımız ülkenin başka bir bölgesine gidince ve oradan bakınca,  ülkedeki mevcut sosyo/ekonomik durumu daha net gözlemliyor insan.

Yani KKTC’ye Dereboyu olarak bilinen caddeden değil de başka bir yerden bakmak sorunları daha iyi ve daha net görmemizi sağlayacaktır.

Gelelim konumuza, açlık-yoksulluk sınırı tam olarak nedir? Neyi ifade etmektedir?

Literatüre göre,  dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarına Açlık Sınırı; gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplamına da Yoksulluk Sınırı denilmektedir.

Dövizde yaşanan artış ve bunun elektrik,  benzin fiyatlarına yansıması, üretim girdi maliyetlerindeki yükselme, temel mal ve hizmetlere gelen yüksek zamlar, dar ve sabit gelirli binlerce ailenin geçim şartlarını daha da ağırlaştırdı. Hemen her gün artan fiyatlar karşısında ücret gelirlerinin satın alma gücü daha da geriledi ve açlık ile yoksulluk sınırı ile ilgili hesaplamalar çok daha fazla önem kazandı.

KKTC için bugün açlık ve yoksulluk sınırı ne kadar? Bunu kim hesaplıyor? Ya da bu hesaplanıyorsa en son ne zaman hesaplandı?  gibi soruları peşi sıra sormak mümkün.

Uzun bir süre görev yapmış olmam nedeni ile gayet iyi biliyorum ki KKTC’de açlık sınırını, Asgari Ücretler Yasası kapsamında, yeterli ve dengeli beslenme prensibine uygun olarak, Asgari Ücret tespit çalışmaları çerçevesinde;   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı belirlemektedir. Dört kişilik bir ailenin yeterli ve dengeli beslenmesi için bir ay içinde harcayacağı parasal tutar, açlık sınırını oluşturmaktadır.

Ancak KKTC’de yoksulluk sınırının hesaplanıp hesaplanmadığını ya da kim tarafından belirlendiğini, bu alanda yıllardır çalışan bir bürokrat olarak ben bugüne kadar hiç duymadım ve inanın bilmiyorum.

Ekonomik sıkıntıların arttığı bu günlerde,  mutlaka bunun belirlenmesi ve bilinmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde,  ülkedeki gelir ve yaşam koşulları ortaya çıkacaktır.

Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırı ile ilgili hesaplamalar, Türk-İş Sendikası tarafından her ay düzenli olarak yapılmaktadır. Yapılan bu çalışma o kadar ciddiye alınıyor ki,  Türkiye’deki hemen hemen tüm yazılı ve görsel haber kanalları tarafından da yayınlanmaktadır. Geçtiğimiz günlerde de Türkiye’deki açlık ve yoksulluk sınırlarının 2021 Kasım ayı sonuçları açıklandı.

Bu araştırmaya göre,  dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 3.191,55 TL’ye ulaşmış. Gıda harcaması ile birlikte;  giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 10.395,91 TL’ye ulaşmış. 

Türkiye için geçerli rakamlar bunlar olunca,  KKTC için ne olabileceğini az çok tahmin edebiliriz aslında. Elimizdeki kısıtlı bilgiye dayanarak özellikle açlık sınırının Türkiye’deki rakamın en az %25-30 daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Yoksulluk sınırını tespit edebilmek için teknik eksikliklerimiz olduğunu biliyorum. Bu nedenle KKTC’deki yoksulluk sınırı ile ilgili elimizde kesin bir bilgi yok.

Ancak elimizde böyle bir bilgi olmuş olsa bile,  biliyoruz ki bu kesim daha çok özel sektör çalışanlarından oluşacak ve en fazla bu kesim yoksulluğu hissedecektir. Bunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Bu nedenle mutlaka hayat pahalılığının başını alıp gittiği ve satın alma gücünün zayıfladığı bu günlerde,  ülkedeki gelir dağılımını net olarak görebileceğimiz;  kimlerin açlık kimlerin yoksulluk sınırı altında yaşadığını bileceğimiz istatistiki bilgileri oluşturacak mekanizmalar kurmalıyız.

Aksi halde,  KKTC’ye Dereboyu Caddesi’nden bakarak hem yanlış sonuçlara varacağız hem de çözülmesi mümkün birçok sorunun çözümünü her zamanki gibi öteleyip dövünmeye devam edeceğiz.

 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Erçin Tekakpınar

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.