Reynar: Güvenlik krizini normalleştiren anlayış değişmeden sorunlar çözülmez
26/08/2026
TDP Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, ülkede yaşanan güvenlik sorunlarının etnik milliyetçilik üzerinden tartışılamayacağını belirterek, asıl sorunun denetimsizlik, yönetim zafiyeti ve kurumların işlevsizleşmesi olduğunu söyledi. Reynar, “Suçlar azalıyorsa neden Ağır Ceza Mahkemelerinin sayısı artırılıyor? Güvenlik krizini rakamlarla küçültmeye ve yaşananları normalleştirmeye çalışmak çok daha tehlikelidir” dedi.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Kanal SİM’de Serkan Soyalan’ın hazırlayıp sunduğu Gün Arası programına konuk olarak güvenlik, muhaceret, yükseköğretim, ceza adaleti, seçim sistemi ve yaklaşan seçim sürecini değerlendirdi.
Son dönemde yaşanan şiddet olaylarının toplumda ciddi bir güvensizlik yarattığını belirten Reynar, suçun herhangi bir milliyet veya etnik kimlikle özdeşleştirilmesine karşı olduklarını vurguladı.
Reynar, “İnsanın olduğu yerde suç vardır. Suçun milliyeti yoktur. Sorunu etnik kimlikler üzerinden tartışmak yerine, bu insanların ülkeye nasıl girdiğini, hangi statüyle yaşadığını ve devletin neden yıllarca takip edemediğini konuşmalıyız” dedi.
“Esas sorun denetimsizliktir”
Kıbrıs’ın kuzeyindeki uluslararası tecrit edilmişliğin suçla mücadelede de ciddi sorunlar yarattığını söyleyen Reynar, uluslararası güvenlik ve denetim mekanizmalarının dışında kalmanın Kıbrıs’ın kuzeyini suçlular açısından daha kolay hareket edilebilen bir alan haline getirdiğini belirtti.
Interpol ve Europol tarafından aranan kişilerin yıllarca ülkede rahat biçimde yaşayabilmesinin bu tablonun sonucu olduğunu ifade eden Reynar, nihai çözümün Kıbrıs Türk toplumunun uluslararası hukuk ve uluslararası güvenlik mekanizmalarıyla bütünleşmesinden geçtiğini söyledi.
Ancak Kıbrıs sorununun çözümünü beklerken günlük sorunların görmezden gelinemeyeceğine dikkat çeken Reynar, mevcut koşullarda da etkili denetim mekanizmalarının kurulabileceğini vurguladı.
“Bir insan iki bin, üç bin gün bu ülkede kaçak yaşayabiliyorsa burada ciddi bir sistem sorunu vardır. Nerede yaşıyor, nasıl araba kullanıyor, nasıl kira sözleşmesi yapıyor, nasıl para çekiyor, hastaneye nasıl gidiyor? Bütün bunların hiçbirinde statüsü sorgulanmıyorsa denetim mekanizması çalışmıyor demektir” dedi.
“Yükseköğretimde sayı değil kalite konuşmalıyız”
Ülkedeki yükseköğretim sistemine de değinen Reynar, 20’yi aşkın üniversitenin bulunduğu küçük bir coğrafyada buna rağmen bilimsel ve toplumsal sorunların çözülemediğine dikkat çekti.
Reynar, çok sayıda mühendislik, çevre ve sosyal bilimler fakültesi bulunmasına rağmen altyapı, çevre, trafik ve şehircilik sorunlarının büyümeye devam ettiğini belirterek, yükseköğretimin yalnızca öğrenci sayısı ve ekonomik hareketlilik üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Öğrenci statüsüyle ülkeye gelen kişilerin eğitim sistemi içerisinde gerçekten bulunup bulunmadığının da takip edilmesi gerektiğini kaydeden Reynar, yükseköğretimde denetim ve kalite mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Mahkemenin verdiği cezayı bürokrat azaltamaz”
Cezaevi müdürünün cezalarda indirim yapmasına ilişkin düzenlemeyi de değerlendiren Reynar, TDP’nin daha önce de bu konuda açık tavır ortaya koyduğunu hatırlattı.
Şartlı tahliye sisteminin dünyada birçok ülkede bulunduğunu ancak bunun uzmanlık ve rehabilitasyon esasına göre işletildiğini belirten Reynar, mevcut yapıda siyasi otorite tarafından atanan bürokratlara yargının verdiği cezaları etkileyebilecek yetkiler tanınmasını eleştirdi.
Reynar, “Bir yargıç uzun bir yargılama sonucunda ceza veriyor. Sonra idarenin atadığı bir bürokrat o cezayı azaltabiliyorsa burada ciddi bir hukuk sorunu vardır. Cezaevi müdürü kimdir ki mahkemenin verdiği cezayı bağışlayabilsin?” diye sordu.
Şartlı tahliye kurulunun da uzmanlardan oluşması gerektiğini belirten Reynar, kriminal uzmanlar, hukukçular ve rehabilitasyon konusunda yetkin kişilerin yer alacağı objektif bir sistem kurulması gerektiğini söyledi.
“Cezaevinden çıkan insanı yeniden topluma kazandırmalıyız”
Ceza sisteminin yalnızca cezalandırmadan ibaret olamayacağını ifade eden Reynar, cezaevinden çıkan kişilerin çalışma ve sosyal hayata yeniden katılabilmesi için mekanizmalar kurulması gerektiğini belirtti.
Sabıkası bulunan kişilerin iş bulamadığı, toplumsal dışlanmaya maruz kaldığı bir sistemin insanları yeniden suça itebileceğini kaydeden Reynar, rehabilitasyon ve yeniden topluma kazandırma politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Suç azalıyorsa neden dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi?”
Hükümet yetkililerinin ve Polis Genel Müdürlüğü’nün suç oranlarının düştüğüne ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Reynar, yaşananlarla açıklanan rakamlar arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu söyledi.
Reynar, “Suç oranları gerçekten düşüyorsa neden Ağır Ceza Mahkemelerinin sayısı iki iken üçe, şimdi de dörde çıkarıldı? Neden yargıç sayısı artırılıyor? Toplumun günlük hayatında hissettiği güvensizliği yalnızca birtakım istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız” dedi.
Güvenlik sorunlarının normalleştirilmesinin daha büyük bir tehlike yarattığını belirten Reynar, yaşanan şiddet olaylarının “abartılıyor” denilerek geçiştirilemeyeceğini ifade etti.
“Bizi yönettiğini söyleyenler yaşanan emniyet krizini normalleştirmeye çalışıyorsa, bu daha karanlık günlerin habercisidir” ifadelerini kullandı.
“Güvenlik yalnızca polis operasyonuyla sağlanmaz”
Reynar, güvenlik sorununun yalnızca polis denetimleri ve “huzur operasyonları” ile çözülemeyeceğini belirterek, çalışma yaşamından yükseköğretime, sosyal hizmetlerden trafik güvenliğine kadar bütüncül politikalar gerektiğini söyledi.
Kadına yönelik şiddet, trafik kazaları, suç, uyuşturucu ve sosyal sorunların birbirinden bağımsız ele alınamayacağını ifade eden Reynar, devletin sosyal politika kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Seçimde değişim iradesi sandığa yansımalı”
Yaklaşan seçimlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Reynar, toplumda ciddi bir değişim beklentisi gözlemlediklerini söyledi.
TDP’nin uzun süredir sahada olduğunu, bölge bölge dolaşarak yurttaşlarla görüştüğünü belirten Reynar, partinin yeniden Meclis’te güçlü biçimde yer alacağına inandığını ifade etti.
“Bu seçim bizim için makam yarışı değil, hizmet yarışıdır. Bu sorunları çözmek isteyen insanların yönetime gelmesi gerekiyor. TDP’nin seçimden güçlü çıkacağına ve önümüzdeki dönemde hükümet ortağı olacak bir noktaya geleceğine inanıyoruz” dedi.
“İki seçimi aynı güne sıkıştırmak kaos yaratabilir”
Yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapılması ihtimalini de değerlendiren Reynar, uzun yıllar ilçe seçim kurullarında görev yaptığını hatırlatarak bunun ciddi teknik ve idari sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Sandıkların sayımı, itirazlar, verilerin sisteme girilmesi ve çok katmanlı kontrollerin büyük bir iş yükü yarattığını belirten Reynar, Yüksek Seçim Kurulu’nun uyarılarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“İki seçimi aynı güne sıkıştırmanın yaratacağı yükü orada çalışacak insanlar taşıyacak. Sonuçların sağlıklı ve güvenilir biçimde açıklanmasını istiyorsak YSK’nın uyarıları ciddiye alınmalıdır” dedi.
“Seçime üç ay kala oyunun kuralı değiştirilmez”
Karma oyun kaldırılmasına yönelik çalışmaları da değerlendiren Reynar, TDP’nin seçim sisteminin reforme edilmesini tartışmaya açık olduğunu ancak bunun seçime aylar kala yapılamayacağını söyledi.
Reynar, “Maç başladıktan sonra kural değiştirilmez. Seçime üç ay kala seçim sistemini değiştirmek adil değildir. Bunun seçmenin sandığa gitme motivasyonunu düşürme ve boykotu artırma riski vardır” dedi.
Karma oyun neden kaldırılmak istendiğinin kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini belirten Reynar, hükümet partileri içerisindeki farklı görüşlerin de Meclis Genel Kurulu’ndaki oylamada ortaya çıkacağını ifade etti.
“Beş yılın muhasebesini yapıp sandığa gidelim”
Reynar, yurttaşlara seçim öncesinde hükümetin son beş yıllık icraatlarını değerlendirme çağrısında bulundu.
“Bu tabloyu değiştirmek istiyorsak önce bize yaşatılanların muhasebesini yapacağız” diyen Reynar, TDP’nin 50 yıllık siyasi geleneğiyle sahada olduğunu ve çözüm üretme iddiasıyla seçimlere hazırlandığını söyledi.




























































































































































































