Advertisement

Advertisement

Mutfak Güncesi-8

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
18/04/2011


Fatma Zeytincioğlu Fatma Zeytincioğlu


Çok kıymetli okuyucularım merhaba.

 Mutfak Güncesi’nde yemeklerin yanı sıra farklı konuları da işlemek istiyorum.

Köşemde bu gün sizler için seçtiğim konu teknoloji. Günümüzde küçük büyük herkesin vazgeçilmezi olan internete değinmek istiyorum. Belki benden önce bu konuları yazan, gündeme getiren birçok yazar vardır ancak bir kez daha yazmakta fayda var, zarar yok.

Ben kendimi bildiğimden bu yana çok değişiklikler oldu hayatımızda.  Önceleri elektrik bile olmayan bir ortamda yaşadım, radyo bile tek tük vardı. İnsanlarımız odun ocaklarında yemek pişiriyorlardı, mum ışığında dikiş dikiyorlardı. Daha sonra elektrik yaygınlaştı ancak elektrikli eşyalar çok kısıtlıydı. Sadece aydınlatma amaçlı kullanılan elektrik vardı ve yemeklerimizi islimlerde pişirirdik.  Anne babalar bahçelerde, tarlalarda ya da meralarda hayvanlarını otlatmaktayken çocukları ya büyük annelerin ya da büyük kardeşlerin gözetiminde bırakırlardı ya da kimse yoksa çocuklar annelerin yanında bahçede bağda büyürlerdi. Akşamları evde toplanıp muhabbet içinde yemeklerini yiyip dinlenirken aileler çocukları ile ilgilenirlerdi. Onlara masallar, hikâyeler anlatırlardı. Çocuklar da bunları dinleye dinleye büyürlerdi ve bu hikâyeler çocuklara güzel ahlakı aşılardı.

Bir dönem böyle geçtikten sonra televizyonlar çıktı ancak herkesin alacak gücü olmadığından köyde bir kişi almışsa herkes o kişinin evinde toplanıp TV izlerdi. Tabi büyük kentlerde sinemalar da vardı. Sonra radyolar çoğaldı birçok insan evine haber dinlemek için radyo aldı. Hemen her evde radyo vardı. Daha sonra hikâyeler, masallar yerini radyo programlarına bıraktı. İnsanlar müzik dinleyerek eğlenmeye başladı. Yemeklerimizi de tüplü gazocaklarında pişirmeye başladık. Bir müddet sonra elektrikli birçok ev aletleri çıktı. İnsanlar daha rahat edeyim, işlerimi kolaylaştırayım diye bu değişimlere hızla ayak uydurmaya başladı. Yemeğimizi odun ocağından islime, islimden gazlı ocağa, gazlı ocaktan da elektrikli fırınlara taşıdık. Çamaşırlarımızı odunla kaynatmaktan, leğende çitilemekten, önce merdaneli makinelere sonra otomatik makinelere taşıdık, şimdi bir de dışarı asmaktan kurtulduk, evde kurutma makinelerinde kurutup dolaba yerleştirdik. Ütüleri önce çilte altlarında, sonra kömür ütülerinde, sonra elektrikli ütülerde, şimdi de buharlı press ütülerde yaptık. Eğlencemiz önce hikaye, masal; sonra radyo, televizyon, şimdi de bilgisayar, internet.

 Bunlar geldikçe insanlar birbirlerinden uzaklaştı, soyutlandı. Muhabbetlerin yerini asabiyet, anlaşmanın yerini hır gür aldı. Şimdi her evde internet mutlaka var, yoksa da internet kafeler var. Bilgisayarlar da her ferdin kendi şahsının olacak yoksa tartışma çıkar, paylaşılamaz. İnsanlar birlik ve beraberlikten uzaklaşıp tek başına kendi dünyalarında yaşamaya başladılar. Yanlış anlaşılmasın yadırgamıyorum. Bir dönem önce yadırgıyordum ama artık yadırgamıyorum; çünkü şimdi ki düzen bu. Ne demiş atalarımız yıl sana uymazsa sen yıla uy diye. Ben de öyle yaptım. Yıl bana uymadı, artık ben yıla uyuyorum ve de böyle mutlu oluyorum. Bakalım kalan ömrümüzde daha ne gibi değişiklikler yaşayacağız. Ancak bunun yanında bir tavsiyem olacak. Ne kadar değişiklik yaşarsak yaşayalım insanlığımızı kaybetmeyelim önce insan olalım.

Ben bu günkü yazımı yine geleneksel bir yemeğimizin tarifiyle de noktalamak istiyorum. Bu yemeğimiz çok basit bir yemek, çok zamanımızı almıyor. Hatta öğrencilerin bile kolaylıkla yapabileceği bir yemek: Pullez.

 

Pullez, patates familyasından toprağın altında yetişen yumruları olan büyüklerine de kolakas denen bir sebzedir. Kolokasın salçalı yemeği olur bir de kıymalı musakkası.  Pullezin ise sadece kızartması olur.

Malzemeler:

1  kilo pullez( ince ve uzun olanları tercih edilmelidir)

2  bardak yağ

1 çay kaşığı tuz

1 limon suyu

Yapılışı:

Pullezler patates gibi soyulur, soyarken dikkatli soymak lazım, kirletmeden. Çünkü pullez patates gibi suyla yıkanmaz. Eğer biraz olsun kirlenmişse bir bezle veya kâğıt havluyla silerek temizlenir. Bir tencereye bol yağ konur ve iyice ısıtılır. Kızgın yağa pullezler atılır, tuzu eklenir ve tencerenin kapağı kapatılır.  Ara sıra silkeleyerek karıştırılır. Piştiğinden emin olunca yağın fazlası çukur bir kaba süzülür. Pullezler yağsız biraz daha pişirilir ve kızarınca üzerine limon suyu gezdirilir. Ocak kapatılır, tencerenin kapağı kapatılır ve pullezlerin yumuşaması için biraz bekletilir. Yanında mevsim salatası ile servis yapılır. Afiyet olsun

 

 

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Fatma Zeytincioğlu

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.