Mutfak Güncesi-35
13/03/2012
Fatma Zeytincioğlu
Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım,
Bugün işlemek üzere sizler için kıskançlık konusunu seçtim. Sanırım kıskançlık duygusunu bilmeyen yoktur.
Kıskançlık bana göre çok rahatsız edici bir davranıştır. Ben kıskanmayı bilmediğim gibi kıskanılmaktan da çok rahatsız olurum. Ama ne çare ki kıskançlık sadece insanlara mahsus bir şey de değil. Doğayı gözlemlediğimiz zaman bütün canlı varlıklarda bunu görüyoruz. Mesela kediler ve köpekler buna güzel bir örnek teşkil eder. Hiçbir zaman anlaşmazlar, hep birbirlerini kıskanırlar. Mesela tavuklar ve horozlar; bir kümeste bulunan onlarca tavuğun başında bir horoz bulunur, ancak komşunun horozu yanlarına gelse bütün tavukları bu horozdan kıskanır. Bu bitkilerde bile vardır, bazen gözlemliyoruz ki iki bitki arasında bir yarış var. Hangisi daha çok uzayacak ya da hangisi daha çok ürün verecek diye. Ürün vermeyeni ürün verenin yanına ekerler ki kıskanıp ürün vermeyende ürün versin diye.
İnsanlar arasında da kıskançlıklar vardır. Kardeşler arasındaki kıskançlık, eşler arasındaki kıskançlık, iş arkadaşları arasındaki kıskançlık, esnaf arasındaki kıskançlık v.s. Dediğim gibi ben kıskançlığı hiç hoş bulmuyorum. Mesela eşimin beni kıskanması, beni çok rahatsız eder. Sıkboğaz olurum. Yaptığım iş ya da gerçekleştirdiğim bir proje için takdir beklerken kıskanç biri tarafından kötü bir eleştiri almak ne kadar rahatsız edici olur. Bütün şevkim kaybolur gider. Verimim, performansım düşer. Bu herkes için aynıdır bence. Bazı insanlar kendi egolarını tatmin etmek için kıskançlıklarını ön plana çıkarırlar. Kıskançlıklarıyla başkalarını mutsuz edip kendileri büyük keyif alırlar. Halbuki kıskançlık yapmak yerine güzel şeyleri taktir etsek insanları iyi yönde motive etsek nice güzellikler ortaya çıkar. Ben diyorum ki her zaman dürüst olalım iyiye iyi kötüye kötü diyelim kıskançlığa fırsat vermeyelim.
Şimdi de yemek tarifine geçelim.
Bugün sizlere geçmiş yazılarımda bahsettiğim düğün menümüzden bir yemeğin tarifini vermeyi uygun gördüm.
Bu yemeğimizin adı Fırın kebabı
Malzemeler:
4 kişilik
1 kilo patates ya da dört büyük boy patates olabilir.
4 büyük parça kemikli et. kırmızı et veya tavuk eti de olabilir
1 büyük kuru soğan
1 çorba kaşığı domates salçası
1 çorba kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1/2 su bardağı sıvı yağ
4 bardak su
Yapılışı:
Patatesler ince soyulur ve iyice yıkanır. Her patates iki ya da üç parçaya bölünür. Tepsiye dizilir.
Etler eğer tavuk eti ise yıkandıktan sonra limonla ovulur, kırmızı et ise sadece yıkanır ve patateslerin üzerine dizilir. Soğan soyulur ve büyük halkalar halinde üzerine doğranır
Tuz , karabiber serpiştirilir. Yağ da üzerine gezdirilir
En son da salça bir çukur kabın içinde az suyla eritilir ve üzerine dökülür
4 bardak su da koyduktan sonra yüksek dereceli fırında pişirilir suyunu çektiğinde pişmemişse biraz daha su ilave edilebilir eğer pişmişse üzerinin kızarması için fırının üst bölümünü yakıp kızarmasını sağlarız yanına da mevsim salatası ve yoğurt çok yakışır. Afiyet olsun.














































































































































