Mutfak Güncesi-34
25/02/2012
Fatma Zeytincioğlu
Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım,
Sizlerle olmanın mutluluğu içerisinde bugünkü yazıma başlıyorum.
Biliyorum ki bu yazdıklarımı birileri okuyor ve ben de mutlu oluyorum.
Sevgili dostlarım okumanın yaşı yoktur derler, ben buna katılıyorum ve geçen gün buna birebir şahit oldum. Benim Güzelyurt'ta yaşayan bir amcam var, Allah uzun ömür versin. Babamla birlikte bu amcamı ziyarete gittik. Karşılaştığımız manzara beni çok duygulandırdı.
Bu amcam 90 yaşında, eşi birkaç yıl önce vefat etti. Yalnız yaşıyor ama çocukları onu her zaman ziyaret ederler, temizliğini ve yemeğini yaparlar. Biz babamla gittiğimizde evde yalnızdı ve kitap okuyordu. Okuduğu kitabın adı da benim çok ilgimi çekti. Kitabın adı "FAİDELİ BİLGİLER"di. Bu yaştaki bir adam kitap okuyorsa hem de faydalı bilgiler okuyorsa okumayanlar utansın bence. Biz gittik diye saygı göstererek kitaplarını toplayıp bizimle ilgilendi. Gerçi babam ve ben ondan yaşça küçüğüz ama o yine de saygı gösterip kalktı, bizimle ilgilendi.
Bundan bir iki hafta önce çocuklarının düzenlediği bir partiyle 90 yaşını kutlamışlar ve bu kutlama da bir gazetede yayınlanmış. Bu gazetede çıkan çocuklarıyla birlikte bir resmini çerçeveletmiş ve başka resimlerin de bulunduğu bir masanın üzerine koymuş. Bize bu resimleri gösterirken mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Benim babamla ziyaretlerim bununla sınırlı kalmadı. Ben bir hafta iznimi babamla birlikte uzun zaman fırsat bulup göremediğimiz akrabaları ziyaret ederek geçirdik. Hem ben tatil yaptım hem babamın mutlu olmasını sağladım. Sevgili dostlarım hayat ne zaman son bulacak bilinmiyor, onun için hayatı mutlu bir şekilde yaşayalım. Bizim mutluluğumuz yanında başkalarının da mutlu olmasına imkan sağlayalım. Sizi bilmem ama ben birilerini mutlu ettiğim zaman çok mutlu oluyorum. İnsanın doğasında bencil olmak var ancak bencilliğin de bir dozu var. Bu dozu kaçırmayıp gerektiğinde bencil olup gerektiğinde karşımızdaki insanlarla diyalog içinde olsak ne güzel olur.
Sevgili dostlarım bugünkü yazımı burada noktalayıp yemek tarifine geçmek istiyorum.
Bugün sizlere Kıbrıs deyimiyle "Magarına bulli" yani tavuk etli makarnanın tarifini vermek isterim. Bu çok kolay yemeği herkes yapabilir.
Malzemeler şöyle:
Bir kilo tavuk (ister bütün ister parça)
Bir paket orta kalınlıkta düz makarna
Bir çorba kaşığı tuz
Rendelenmiş nor veya hellim
Bir bardak sıvı yağ
Yapılışı:
Tavuk iyice yıkanır, limonla ovulur, bir tencereye konur üzeri suyla doldurulur ve tuz da ilave edilerek kaynatılır.
Tavuk etleri piştikten sonra etler tencereden alınır ve azalan suya biraz daha su ilave edilerek tekrar kaynatılır. Kaynayan suya iki veye üçe bölünmüş makarnalar atılır. makarnalar da piştikten sonra, bir bardak sıvı yağı bir tavada ısıtıp kızgın yağda parçalanmış tavuk etleri kızartılır. Kızartılan etleri bir tabağa alıp kalan yağ da makarnaya dökülür. Makarnalar bir kevgir yardımıyla tabağa alınır. Önce rendelenmiş nor veya hellim serpiştirilir sonra makarnalar kurtarılır üzerine yine hellim ve nor rendesi serpiştirilir kızarmış tavuklardan da bir veya iki parça tabakların üzerine koyup servis yapılır.
AFİYET OLSUN.














































































































































