Mutfak Güncesi-28
13/12/2011
Fatma Zeytincioğlu
Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım,
Kısa bir aradan sonra yine birlikteyiz. Bugünkü yazıma başlarken öncelikle sizlere sağlık ve sıhhat diliyorum. Sağlık ve sıhhat her şeyden daha önemlidir çünkü.
İnsanın her şeyi olabilir; parası, eşyası, arabası, evi, bahçesi, yemeği, akrabası, anası, babası, çocuğu, arkadaşı. Kısacası her şeyi ama sağlık sıhhat olmazsa hiçbirinin değeri yok. Sağlıkla hastalık arasında aslında çok ince bir çizgi var. Bugün çok iyisiniz her şeyi yiyip içersiniz, her yere gider gelirsiniz, ama bunun değişmesi an meselesidir. Hastalık insanı bir anda yataklara düşürebiliyor.
Bugün bunları yazmamın nedeni yakın zamanda aynı şekilde bir gün gayet iyiyken ertesi gün yatağa düştüm. Boğazımdan hiçbir şey geçmedi, iki günde sadece yediğim bir kâse şehriye çorbasıydı, onu da çok geçmeden çıkardım. Gerçi benim mevsime bağlı bir hastalıktı. Hastaneye yatıp iki şişe serum alıp kendime geldim ama bir de çaresiz hastalıklar var ki Allah kimselere vermesin!
Son zamanlarda çok yayılan kanser gibi. Allah kimselere vermesin, verdiklerine de acil şifalar versin. İnsan böyle zamanlarında yanında birilerini ister. Bazen maddi ama çoğu zamanda manevi desteğe ihtiyaç duyar. Ben geçen gün hasta olduğumda işten eve gelemiyordum. Beni eve bir arkadaşım bıraktı, yakın komşum olan görümcemin gelini gelip çorba yaptı. Oğlum okulundan erken ayrılıp gelip beni doktora götürdü, kızım elinden geleni yaptı; kendi gelemedi benimle ilgilenmesi için yeğenimi aradı. Başka bir arkadaşım telefonla arayıp birkaç kez durumumu sordu, eşim de işinden olabildiğince erken gelmeye çalıştı. Allah hepsinden razı olsun. Geçen akşamlarda evden çıkmaya hiç de istekli olmadığım halde kızımla birlikte bir konsere katıldım. Bu konser lösemi hastası olan bir gencin tedavisi için düzenlenen yardım maksatlı bir konserdi. Bir çalışma arkadaşımın öncülüğü ile yapılan bir organizasyondu. Biz de elimizden gelen desteği yaptık. Umarım bu genç arkadaşımız bir an önce sağlığına kavuşur.
Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım, Allah hepimize sağlık sıhhat versin ki, bizlere sunduğu birbirinden güzel nimetlerden faydalanabilelim. Önce sağlık diyerek bugünkü yemek tarifine geçelim.
Bugün sizlere mantar böreğinin tarifini vermek istedim. Her türlü mantardan yapabilirsiniz ama şimdi tam da zamanı olan kırmızı mantardan daha güzel olur bence.
Malzemeler:
1 kilo mantar,
100 gr kıyma (İsteğe bağlı)
1 büyük kuru soğan
1 deste maydanoz
1 çay kaşığı tuz
½ çay kaşığı karabiber
2 kaşık sıvı yağ
ve yufka açılmış hamur
Yapılışı:
Önce mantarlar yıkanır ve çok küçük doğranır. Bir tavada yağsız olarak soldurulur, mantarlar çıkardıkları suyu geri çekince sıvı yağ eklenir. Kıyma konacaksa eğer kıymalar da aynı şekilde önce suda biraz soldurulup sonra yağ eklenir ve biraz kavrulur. Daha sonra mantarlarla kıyma birleştirilir ve üzerine ince doğranmış soğanlar katılır. Soğanlar da iyice solduktan sonra tuz ve karabiber eklenir, en son da maydanozları ekleyip ocağı kapatabilirsiniz.
Yufkayı kendiniz yapacaksanız bir çukur kabın içine elenmiş unu koyup, ılık suyla yoğurunuz. Kulak memesi yumuşaklığında olunca küçük parçalar keserek yuvarlayın ve oklavayla yufkaları açın. Yufkaların içine biraz aralıklı olarak karışımdan koyup üzerini yine yufkayla kapatın. Hamur keseceğiyle ya da fincan veya bardak yardımıyla yuvarlak şekilde keserek, kızgın yağda kızartıp sıcak servis yapın.
Afiyet olsun.














































































































































